80 – 90’larda Karşıyaka’da Çocuk Olmak

Haber

İtaatsiz isimli ekşi sözlük yazarından duygulandıran, özlettiren güzel bir betimleme. 1980’li, 1990’lı yıllarda Karşıyaka’da çocuk olmak..

“karşıyaka’da çocuk olmak bir yanıyla zenginlik evet ama hayal gücünü beslemek konusunda taşrada bir kasaba kadar bereketli olmayabiliyor. kendine has, sakin ve renkliymiş gibi görünen ama görece durağan ahvali çocukluk üzerinde böyle dağlar kadar etkili değil. 

yine de, tuna pastanesi’nden dondurma alıp yunuslar’da yemek, girne caddesi’ndeki lunaparka gidip serserilerden korka korka takılmak, yamanlar dağı’ndaki karagöl’e ailece pikniğe çıkmak, orada fi tarihinde tezkere aldıktan sonra “bir yüzüp memlekete öyle gideyim diyen” ve boğulan askerin ibretlik mezarını görmek ve korkmak ve bunun travmasıyla tuhaf rüyalar görmek…

Karşıyaka Lunapark

[90’lara has olmak üzere] barış manço’nun her yıl verdiği konserlere gitmek, çılgınca bağırmak, birayla, dansla ve öpüşmekle tanışmak, [80’lere uzanırsak] iskelenin yanındaki tilla pub çay bahçesini hatırlamak, mor florasanlı, demir sandalyeli, mermer masalı bu çay bahçesinde tamek veya meysu meyve sularından sensun gazozlarından pipetle değil kamışla içmek…

Karşıyaka’da Barış Manço – Karşıyaka Festivali

sonra, yaz geceleri, nadiren de olsa, taksiden daha pahalı olan faytonla , demirköprü’ye, nergiz’e gitmek, bisikletle demirköprü’den bostanlı’ya sonra venedik evleri’ne gitmek, burada güzel kızlara bakmak, sınıf farklılığıyla tanışmak, okulu asıp karşıyaka nikah dairesi’nın koynundaki insan hakları parkı’nda gündüz vakti en masum en çocuksu şişe çevirmeceyi oynamak, kravatları gevşetip artistlik yapmak…

[yine 80’lere uzanırsak] karşıyaka çarşı’nın içinden geçen belediye otobüslerini hatırlamak, iskeleden konak’a giden mavi minibüslere binmek, gel tad burger’deki şişman teyzenin elinden amerikan salatatalı çizburger yemek. deniz sineması’nda haftasonu gündüz vakti film izlemek. karşıyaka sineması’nın o zamanlar “iki film birden” oynatması ve çılgınca afişler. 11 gün 11 gecefilminin afişiyle on bir ay on bir hafta göz göze gelmek, utana sıkıla bakmak. kaptan pizza’da pizza veya döner yemek, krallar konfeksiyon’dan ebeveynle okul kıyafeti satın almaya gitmek.

aydoğdu, ankara ve cumhuriyet, mustafa reşit paşa ve emlak bankası ilkokullarında okuyan çocuklara imrenmek.

reşadiye sokağına gidip gevrek almak, cami sokağında köfteci saim’e gidip köfte yemek, şemikler’de boza içmek, seyyar turşucu salih ve turşucu erol’dan en kral turşuları ayak üstü yiyip içmek. karşıyaka iskele’deki kumpircide ilk kez bu kadar büyük patateslerle karşılaşmak, babayı ikna edip onlardan yemek. 06 pastanesinde pasta, rokoko yemek için can atmak.

bitmedi, yaz günleri nişan, düğün, kına gecelerinin sonunda maaile köfteci remzi’ye ya da doyuran’a gidip çorba içmek, edem 46’da da çatal bıçakla maraş dondurması yemek. yine hafta sonları dedebaşı’na yani çanakkale asfaltına çıkıp, günübirlik foça, aliağa, dikili otobüslerine binip halk plajlarına hücum etmek.

sonra yavaş ve sessizce çocukluktan çekilmek, gençliğe ve dolayısıyla alsancak’a adım atmak. sfisimli diskoda gündüz matinesinde akşam 5’e kadar tepinmek, karşıyaka’yı bir de kordon’dan izlemek. sonra buradan yüksek mektep vakti gelince eskişehir’e gitmek. 

gidiş o gidiş.”

1 thought on “80 – 90’larda Karşıyaka’da Çocuk Olmak

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir