Author: admin

Bir dönemin yıldızıydı! Taksi şoförlüğü yapıyor

Komedi Dans Üçlüsü’nün yıldızı Murat Akkaya, yaşamını İzmir’de taksi şoförlüğü yaparak sürdürüyor

Komedi Dans Üçlüsü adlı grupla bir dönem gönüllerde taht kuran Murat Akkaya, yaşamını İzmir’de taksi şoförlüğü yaparak sürdürüyor… Murat Akkaya: “Tiyatro sahnesinde ve taksi durağında kendimi çok mutlu hissediyorum. Taksi şoförlüğünün çok farklı bir meslek olduğunu da yapmaya başlayınca öğrendim” dedi.

ODTÜ’deki öğrenciliği sırasında dansa gönül veren Akkaya, 1986 yılında Erol Köse ve Hakan Rullas ile Komedi Dans Üçlüsü adlı grupta yer aldı. Dönemin ünlü şarkılarını kendilerine özgü dans ve koreografiyle birleştiren grup, sahne şovlarıyla kısa sürede herkesin gönlünde taht kurdu.

Grup üyeleri, müzik albümüne imza attı, Anadolu’nun birçok kentinde hayranlarıyla buluştu.

1998 yılında ailesinin yaşadığı İzmir’e dönme kararı alan ve burada da farklı sanatçılarla sahneye çıkan Akkaya, bu süreçte tiyatroyla da ilgilendi.

Komedi Dans Üçlüsü adlı grupla bir dönem gönüllerde taht kuran Murat Akkaya, yaşamını İzmir’de taksi şoförlüğü yaparak sürdürüyor.

Taksi durağındaki mesai arkadaşlarının “dansçı Murat” diye seslendiği Akkaya, sempatik tavırlarıyla dikkat çekiyor.

“Takside her şeyi çok iyi gözlemliyorum”

Murat Akkaya, yapığı açıklamada, hayatı boyunca hep mutlu olduğu işlerle ilgilendiğini söyledi.

İzmir’e döndükten sonra bir süre sahne çalışmalarına devam ettiğini anlatan Akkaya, şöyle konuştu:

“Tiyatro sahnesinde ve taksi durağında kendimi çok mutlu hissediyorum. Taksi şoförlüğünün çok farklı bir meslek olduğunu da yapmaya başlayınca öğrendim. Takside her şeyi çok iyi gözlemliyorum, benim için tiyatroya da bir malzeme oluyor çünkü memleket haberi almak için ya berberle ya da taksi şoförüyle konuşursunuz çünkü onlar sürekli hareket halindedir.”

Akkaya, müşterileriyle genelde Komedi Dans Üçlüsü yıllarından konuştuklarını anlattı. Taksi durağına ilk geldiği ilk günü hala unutamadığını belirten Akkaya, “Arkadaşlarım ilk başta ‘bu senin işin değil sen tiyatrocusun’ dediler. Taksi şoförlüğü zor bir iş. En başta yadırgadılar ama sonra benimsediler. 2,5 yıldır buradayım. Karşıyaka’da kimse mesleğimi yadırgamıyor. Müşterilerim de benden memnun, arada bir de bahşiş bırakıyorlar.” dedi.

“Sayesinde tiyatroyu sevdik”

Köse ve Rullas ile nostalji amacıyla yeniden seyircinin karşısına çıkabileceğini dile getiren Akkaya, taksi şoförlüğünden kalan zamanlarında tiyatro çalışmalarına ağırlık verdiğini aktardı. Çamlık Taksi Durağı Başkanı Aslan Kalkan da Akkaya’nın durakta işe başlamasına çok şaşırdığını belirtti.

Akkaya’nın, kendilerine çok katkısı olduğunu ifade eden Kalkan, “Onun sayesinde tiyatroyu sevdik, mümkün mertebe farklı oyunlara gitmeye çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Taksi şoförü Gürkan Bozkurt da gençliğinde Komedi Dans Üçlüsü’nün hayranı olduğunu, şimdi grubun bir üyesiyle aynı durakta çalışmanın kendisini çok mutlu ettiğini dile getirdi.

Karşıyaka’ya 2 otopark daha yapılacak

Karşıyaka Şemikler bölgesinde 1645 metrekarelik alanda 5 katlı ve toplam 200 araç kapasiteli otopark oluşturulacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bölgenin otopark sorununa önemli bir çözüm getirecek bu yatırım için proje ihalesine çıkacak.
Karşıyaka Soğukkuyu Mahallesi’nde 2393 metrekarelik alanda 5 katlı, toplam 300 araçlık katlı otopark oluşturulacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, Soğukkuyu bölgesinin otopark ihtiyacını karşılamak için hayata geçireceği bu yatırımla ilgili proje ihalesi yapacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin farklı bölgelerine, biri “tam otomatik” olmak üzere 3386 araç kapasiteli 10 otopark daha kuruyor.

Türkiye’de yerel yönetimlerin yaptığı ilk tam otomatik katlı otopark olan Alsancak Otoparkı, Hatay Pazaryeri Katlı Otoparkı, Atatürk Kapalı Spor Salonu Önü Yeraltı Otoparkı, Bahriye Üçok Yeraltı Otoparkı, Kültürpark Yeraltı Otoparkı, Buca Kasaplar Meydanı Yeraltı Otoparkı, Gaziemir Semt Garajı Otoparkı ve Alaybey Katlı Otoparkı’nı kente kazandıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2018 yılında bu alanda yeni yatırımlara imza atacak. Hatay’da katlı otopark ile Yeşilyurt’ta yeraltı otoparkı inşaatlarını sürdüren Büyükşehir Belediyesi, Karabağlar, Karşıyaka, Bayraklı ve Konak bölgelerinde 8 otopark daha planladı.
Büyükşehir, öncelikle 160 araçlık Karabağlar Selvili Yeraltı Otoparkı ile 630 araçlık Bayraklı Adliye Tam Otoparkı’nın yapımı için ihaleye çıkılacak.

Hatay bu yıl, Yeşilyurt önümüzdeki yıl hazır
Hatay semtinin otopark ihtiyacını gidermek için “Hatay Pazaryeri Katlı Otoparkı”nı yaşama geçiren İzmir Büyükşehir Belediyesi, aynı bölgede projelendirilen ikinci katlı otoparkı ise Hatay 100 Sokak’ta yapıyor. 429 araç kapasiteli otopark bu yıl yaz aylarında hizmete girecek. Karabağlar Yeşilyurt Yeraltı Otoparkı’nın da yapımına başlayan Büyükşehir Belediyesi, Kültür Merkezi’nin altında 2 kat olarak inşa edilen 160 araçlık yeraltı otoparkını 2019 yılının ilk aylarında hizmete alacak.

Karabağlar’a bir yeraltı, bir de katlı otopark
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Karabağlar bölgesinin otopark sorununu çözmek amacıyla 2 adet otopark yatırımı planladı. Karabağlar Selvili mahallesinde inşa edilecek yeraltı otoparkı, iki kat ve 160 araç kapasitesine sahip olacak. Yeraltı otoparkı ile birlikte bu bölgeye bir de meydan kazandırılacak. Parkın üst kısmında oluşturulacak bu meydan, gölgelikli oturma alanları, hareketli ve durağan su elamanları, binayla bütünleşen ağaç konsepti, tören alanı, heykeli, özel aydınlatma ve özenle seçilen malzemeleriyle Karabağlar’a ayrı bir renk katacak. 4 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilecek yeraltı otoparkı ve meydan düzenlemesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi önümüzdeki günlerde yapım ihalesine çıkacak.
Karabağlar’ın diğer otopark projesi ise Gazeteci Hasan Tahsin Caddesi’nin paralelinde yer alacak. 2 bin 746 metrekarelik alanda hayata geçirilecek otopark projesi, 5 katlı 313 araç kapasiteli olacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu yatırım için proje ihalesine çıkacak.

Türkiye’nin en büyüğü olacak
Adalet Sarayı ve çevresinde yoğunlaşan otopark ihtiyacını gidermek için harekete geçen İzmir’in yerel yönetimi, kentteki ikinci tam otomatik otoparkı bu bölgede inşa edecek.
Bayraklı Adliye Tam Otomatik Otoparkı, Salhane’de Bayraklı Adliyesi’nin bulunduğu bölgede hizmet verecek. 630 araç kapasiteli otopark, 18 kat olarak inşa edilecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi bu otopark için de önümüzdeki günlerde yapım ihalesine çıkacak. Tam otomatik otopark, cephelerindeki yeşil bitkilendirme uygulamaları ve çevre düzenlemesi ile de fark yaratacak. Mimari olarak da çevreyle uyumlu bir görüntü sunması hedeflenen otopark, 630 araçlık kapasitesiyle de Türkiye’nin en büyük tam otomatik otoparkı olacak.

Kemer, Bozyaka ve Yenişehir’e otopark
Kemer Katlı Otoparkı, Konak ilçesinin Kemer Mahallesi’nde 2 bin 870 metrekarelik alanda, 124 araç kapasitesi ile hizmet verecek. Katlı otoparkın yanı sıra projede 8 peronluk aktarma merkezi ile Zabıta Dairesi Başkanlığı birimleri de yer alacak. Çatısında güneş panellerinin yer alacağı Kemer Aktarma, Katlı Otopark ve Zabıta Dairesi Başkanlığı binalarının cephesinde uygulanacak metal perfore malzeme ve özel aydınlatmalar, görsel açıdan da zengin bir görünüm sağlayacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, uygulama projelerinin tamamlanmasının ardından çok fonksiyonlu bu yapı için yapım ihalesine çıkacak.
Konak Bozyaka’da 5 bin 400 metrekarelik alanda 5 katlı ve toplam 600 araç kapasiteli katlı otopark projesi için de harekete geçen İzmir Büyükşehir Belediyesi, ön proje çalışmalarını tamamladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi ayrıca Konak’ta Yenişehir’de Ayavukla’nın olduğu bölgede kurulacak 5 katlı, toplam 470 araçlık otoparkın da proje ihalesine çıkacak.

Kocaoğlu’ndan adaylık açıklaması

İZMİR’de yayın yapan Ben TV’ye konuk olan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, yerel seçimlerde aday olup olmayacağı sorusuna, “Bakacağız, benim üstüme böyle gelirlerse aday olurum. Beni sakin bıraksınlar. Tabii ki eleştirecekler, en doğal hakkı. Ama iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırsınlar” yanıtını verdi.

CHP’li İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, katıldığı programda kent gündemine dair birçok soruya yanıt verdi. Başkan Kocaoğlu, 2019 yerel seçimlerinde yeniden aday olup olmayacağına dair açıklamalarda da bulundu. Kocaoğlu, adaylıkla ilgili soruya, “Bakacağız, benim üstüme böyle gelirlerse aday olurum. Beni sakin bıraksınlar. Tabii ki eleştirecek en doğal hakkı. Ama iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batırsınlar” diye konuştu. Aziz Kocaoğlu, tartışmalara neden olan İZBAN’daki artı para sistemi ve bu sisteme yönelik eleştirilere de yanıt verdi. Yeni bir sistem kurmanın son derece sıkıntılı olduğunu ifade eden Başkan Kocaoğlu, “Bu konu üzerinde uzun yıllardır çalışıyoruz. Minimum 8 sene oldu. İZBAN 3 yıl içerisinde Bergama’ya uzanacak. Bir sistem kurmamız gerekiyor. Bu sistemin önce adil olması gerekiyor. Şu anda İZBAN hattı 136 kilometre. Bu mesafeyi tek biletle gitmek ne kadar adil, ne kadar hakkaniyetli? Biz İZBAN’da ‘gittiğin kadar öde’ yazılımına geçtik. Başka bölgelerde şuanda bunu uygulayacak durumumuz yok” dedi.

“HAKKANİYETİ ARADIK”

Sistemi kurarken ‘Eski metropol içerisinde 25 kilometre tek biletle gidilsin, 90 dakikada aktarma hakkı alsın’ üzerine şekillendirdiklerini açıklayan Kocaoğlu, 25 kilometreden sonra da kilometre başına 7 kuruş ödemesini istediklerini kaydetti. Bunun üzerine de bir yazılım çalışması yaptıklarını vurgulayan Kocaoğlu, şunları söyledi:

“Bu sistemi kurduk, 25 kilometreden sonra kilometresine 7 kuruş ödesin dedik. Burada bir zam da söz konusu değil ama bir sistem kurmak istedik. Bunun üzerine bir yazılım çalışması yaptık. Hakkaniyeti aradık. Sistemin olabildiğince hatasız olmasına çalıştık. Karşıyaka İstasyonu’ndan Aliağa istikametine gideceksin Karşıyaka-Aliağa arası atıyorum 7.10 kuruş, bunu kartınızdan kesiyor. Siz Aliağa’ya değil Çiğli’ye gidiyorsanız, çıkışta aynı girerken olduğu gibi kartınızı okutuyorsunuz 2.86’nın geri kalanı kartınıza ilave ediliyor.”

“SİSTEM DESTEKLENMELİ”

İzmirliler, “136 kilometreyi 2.86 TL’ye gidelim” diyorsa buna sözü olmadığını dile getiren Aziz Kocaoğlu, böyle bir imkan olmasını kendilerinin de istediğini fakat dünyanın hiçbir yerinde bu mesafeye bu ücrete gidilmediğini söyledi. Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu, bu sistemin şu an İstanbul’da metrobüste o yoğunlukta çalıştığını anımsatarak, “Bu sistemin oturması ve desteklenmesi dileğimiz. 15 senedir bu kentte Büyükşehir Belediye başkanıyım. Yaklaşımımız, duruşumuz, insana bakışımız belli. Vatandaşın aleyhine karar almamız mümkün değil! Eğer İzmirliler bunu 15 senede öğrenmediyse yapacak bir şeyimiz yok” dedi. İzmir’in ulaşım sisteminin asgari ücret ya da biraz fazlasıyla geçinen insanlara göre ayarlandığını ifade eden Kocaoğlu, ulaşıma bakış açılarının şu örnekle açıkladı:

“Örneğin bir evli çift. Az maaş alıyor dolayısıyla iş yerine uzak bölgelerde ev kiralıyor. Günde 2-3 vesait yapmak zorunda kalıyor. İşte biz bu yüzden 90 dakikayı çıkardık. Konu sosyal belediyecilikse sosyal belediyecilik örneği 90 dakikadır. Biz evden işe gidiş gelişte 2 vesait kullanan hemşerimizin cebine ayda 120 TL koyuyoruz. Daha doğrusu cebindeki paradan az azalıyor. Ama bunun yanında adaleti de korumamız lazım. 136 kilometreyi tek biletle gitsin diyorlarsa ya da sistemde bir hata varsa önersinler memnuniyetle uygularız.”

“KENDİSİNE ZARAR VERİR”

Kocaoğlu’na Alaçatı’ya yapılması planlanan havaalanı ve kentteki enerji projeleri üzerinden AK Parti’den gelen eleştiriler de soruldu. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Hamza Dağ’ın “istemezükçü” çıkışına yanıt veren Kocaoğlu, “Hamza Dağ ve arkadaşları ‘istemezükçüleri’ gözden geçirmeli. Böyle bir suçlamanın doğru olmadığı kanaatindeyim. Zaten orada gayri faal bir havalimanı vardı. Belli ölçüde bir havalimanı yapılacak. Buna karşı değilim. Ben bunu desteklerim. Rüzgar enerjisiyle bir bağlantı kurulmuş. Buna da karşı değilim. Ama köye 100 metre mesafede yaşamı etkileyecek mesafede yapılmasına karşıyım. Uygun olan yerlerde karşı olmak diye bir şey söz konusu değildir” diye konuştu.

Başkan Kocaoğlu, sözlerinin sonunda Hamza Dağ’a seslenerek, şunları söyledi:

“Bir seçim yaklaşıyor. Büyükşehir’i istemezükçü gibi söylemlerle vurarak burada siyaset yapması kendine zarar verir. Bizim yoğurt yiyişimiz de kenti için çabamız da bellidir. Genel Başkan Yardımcısı olarak iki dönemdir milletvekili olarak kent için ne yaptınız, bunu konuşun. İzmir’in hangi problemini çözmek için mücadele ettiniz? Kuzey çevre yolu yap-işlet-devret… Havalimanı iki kez yenilendi, yap-işlet-devret… İnciraltı planlarını konuşmalıdır. İZBAN’da TCDD’nin bir türlü gidermediği sinyalizasyon sorunu hakkında konuşmalıdır. İzmir’in ekonomisi, tarımı kalkınması için ne yaptınız? Türkiye’nin birçok ilinde tarıma destek verdiğinizi söylüyorsunuz, İzmir tarımına ne yaptınız? İzmir tarımda ilk üçe giren bir kent. İlk üçte koşturan kente ne verdiniz? İzmir için çalışın, İzmir’in projeleri için uğraş verin, Ankara bürokrasisinde İzmir’in projeleri için uğraşın o zaman başımın üstünde yeriniz var.”

Kedi bile ‘demokrasi’ biliyor bu şehirde

İzmir Karşıyaka’da yaşayan vatandaşlara her sabah süt dağıtımı yapan sütçü Mustafa Aksakal’ın yolunu, müşterilerinin yanı sıra bir sokak kedisi gözlüyor. Sevimli kedi her defasında vatandaşlardan önce sıraya girerek, sütçünün gelmesini bekliyor. Sütçü Ilmak’dan önce dağıtım noktasında yerini alan kediyi, vatandaşlar sıra başı olarak kabullenerek ardına diziliyor.

Tam 4 senedir mahalleliden önce süt kuyruğunda sıraya giren sevimli sokak kedisi, görenleri hayrete düşürüyor.Önce kedinin sütünün verilmesini bekleyen vatandaşlar alışverişlerini de kedinin servisi yapıldıktan sonra yapıyor. Kedi, karnını doyurduktan sonra ise sütçü gidene kadar yanından ayrılmıyor.

Her gün geldiğinde kediyi ilk sırada beklerken bulduğunu belirten sütçü Mustafa Aksakal, “Sıra başında hep o oluyor. Minik dostumuzla dağıtım yapıyoruz. Burada bir aile gibiyiz” dedi. Çevre sakinleri de Pazar günleri dışında sürekli bu manzarayı yaşadıklarını belirtiyor. Kedinin Pazar günleri süt servisi olmadığını da öğrendiği, çevredeki vatandaşların merakı sonucu farkedildi. (İHA)

İzmir’de bir okulda şikayetle öğrencilerden ayrılan Tombi, okula dönüyor

İzmir’de bir sınıfta tıpkı öğrenciler gibi uslu uslu ders dinleyen ancak bir velinin şikayeti üzerine okuldan uzaklaştırılmak zorunda kalan kedi Tombi, tekrar okula kavuşuyor. Bir süre sınıf öğretmeninin evinde misafir olan ve çocuklardan ayrıldığı için depresyona giren Tombi, artık okulda kurulacak barınakta yaşayacak, öğrencileri de ziyaret edecek.

İzmir’de sokağa atıldığı düşünülen kedi Tombi, Bayraklı ilçesinde bulunan Ticaret Borsası İlkokulu öğrencilerinin peşinden okula girdi. Bir süre okul bahçesinde diğer kedilerle vakit geçiren Tombi, daha sonra okulun 3. sınıfında okuyan öğrencilerle kaynaştı ve onların sınıfını yuvası belledi. Ders saatinde tıpkı bir öğrenci gibi uslu uslu ders dinleyen, öğrencilerin maskotu olan Tombi, bir velinin şikayeti üzerine sınıftan çıkarılmak zorunda kaldı. Sınıf öğretmeni Özlem Pınar İvaşcu, Tombi’yi sahiplendirdi ancak Tombi bu evde diğer kedilerle anlaşamayınca kediyi kendi evinde misafir etti. Bu sırada öğrenciler çok özledikleri kedi için mektuplar yazarken, Tombi de depresyona girerek yemeden içmeden kesildi. Tombi ve öğrencilerinin durumuna çok üzülen öğretmen, durumu sosyal medyada paylaşınca, İzmir İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi devreye girdi ve okulda Tombi için bir barınak yapılması talimatını verdi.

“Günaydın der gibi sınıfta dolaşırdı”

Okulda baktıkları dokuz kedi olduğunu ancak Tombi’nin diğerlerinden farklı olduğunu söyleyen öğretmen Özlem Pınar İvaşcu, “Tombi sanırım başka bir evden atılmıştı. Çok uysaldı, çocukların kucağına gidiyordu. Sabahları benim sınıftaki öğrencilerin peşinden sınıfa geliyordu. Önce ‘günaydın’ der gibi sınıfta dolaşır, sonra da bir yer bulup gün sonuna kadar misafirimiz olurdu. Sınıfı terk ettiğimiz de o da okul bahçesine çıkar ve ertesi gün gelmemizi beklerdi. Tombi’nin çocuklarla ilişkisini görünce kedinin bir karnesi olsun istedik, aşılarını yaptırdık. Veliler de durumdan çok memnundu. Çocuklar okula çok daha severek geliyordu, Tombi’yi görecekleri için çok heyecanlılardı. Çocuklar üzerinde çok olumlu bir etki bıraktı” dedi.

“Depresyona girdi”

Tombi’nin varlığı ile çocukların sınıf içerisindeki davranışlarının değiştiğini kaydeden İvaşcu, şöyle konuştu: “Sınıf içerisinde daha önce defalarca söylerdim ama yine de koşuyorlardı. Tombi sınıftayken ‘Tombi rahatsız olabilir, sınıfta bir misafir var’ dediğimde çocuklar o kadar hassas davrandı ki yüksek sesle konuşmuyorlardı, sınıf içerisinde koşmuyordu. Ancak bir velimiz, çocuğunun alerjisi olduğu için değil, kedinin sınıf içerisinde sağlıksız bir ortam oluşturabileceği endişesi ile Tombi’nin sınıfta olmasını istemedi. Biz de bu şikayeti dikkate aldık ve ona bir yuva arayışına girdik. Önce sahiplendirdik ama gittiği yerdeki evin kedisi ile anlaşamamış ve üç gün yemek yememiş. Onu kendi evime götürdüm ama benim evimde de çok mutlu değil. Asıl özlediği ortamın çocuklar olduğunu düşünüyorum. Depresyona girdi. Doktoru da stres yaşadığını söyledi.”

“Karne vereceğiz”

Olayın sosyal medyada paylaşılmasıyla İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Bayraklı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün devreye girdiğini ifade eden İvaşcu, “Tombi tekrar geleceği için çok mutluyuz. Ona okulda bir barınak yapacağız ve öğrencileri ziyaret edemeye devam edecek. Tombi’nin karnesi de olacak, çünkü öğrencilerle çok güzel ders dinliyordu” ifadelerini kullandı.

“Yemek yemiyormuş”

Öğrencilerden Irmak Akbaş, “Tombi bizler için çok önemliydi. Tombi gittiği için bizleri özlüyor. Yemek yemiyormuş ve zayıflamış. Tombi sıraların üzerinde geziyordu, biz de onu seviyorduk. Sonra bir yerde durup uyuyordu. Şimdi Tombi geri gelecekmiş. Çok mutlu olacağız. Ona artık okuldaki kulübede bakacağız” diyerek duygularını ifade etti.

“Kedilerin önemini Tombi ile öğrendim”

Ozan Arda Pusa ise, Tombi’nin sabahları sınıfa gelip sıraların üzerinde gezdiğini belirterek, “Tombi kitaplıkta oturup uyurdu. Onu çok özlüyoruz. Öyle özledik ki ona mektuplar yazdık. Eskiden kedileri hiç sevmezdim. Çünkü benim yanıma yaklaşmazlardı ama şimdi kedilerin önemini öğrendim ve onları çok seviyorum” diye konuştu. (Ceren Atmaca – Sinan Yeniçeri/İHA)

“Tombi uyanmasın diye ses çıkarmazdık”

Berilsu Tütüncü isimli öğrenci, ”Tombi’yi çok özlüyoruz. Her zaman yanımızda dolaşırdı, yanımızda uyurdu. Tombi uyanmasın diye hiç ses çıkarmazdık, sınıfta bile dolaşmazdık” derken, Bulut Abaylı ise, “Biz sınıfa gelmeden önce Tombi gelirdi. Bizi çok seviyordu. O gidince biz de çok üzüldük. Ona şimdi yuva yapacağız ve ona çok iyi bakacağız. Tombi bizi özlediği için mama yemiyormuş. Zayıflamış. Burada çok mama yiyordu” dedi. Azra Akpınar da, Tombi gittiği için evde çok ağladığını belirterek, “Çok sevimli ve akıllı bir kediydi. Bebek gibiydi. Kedileri çok sevdiğim için onla olmak çok hoşuma gidiyordu. Şimdi tekrar geleceği için çok mutluyum” diye konuştu.

Karşıyaka 38 takviye yaptı

Dört dönemdir profesyonel takıma transfer yapamayan Karşıyaka altyapısı için 38 oyuncuyu kadrosuna kattı, geleceğe yatırım yaptı

TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta üst üste 3 yenilgi alarak kurtuluş umutlarını kalan 12 maça bırakan Karşıyaka, altyapısına 38 yeni oyuncu alarak geleceğe yönelik sağlam adımlar attı.

BÜYÜKKARCI ATAĞI

Mutlu Altuğ’un başkanlık yaptığı dönemde transfer yasağı alan ve toplam 4 dönem profesyonel takıma takviye yapamayan yeşil-kırmızılılar, koltuğa Turgay Büyükkarcı’nın oturmasıyla birlikte harekete geçti.

ALTYAPI CANLANDI

Shukurov, Kovalchuk ve Juninho’nun altyapıya yeniden yasak getirmesini alacaklarını ödeyerek önleyen Büyükkarcı yönetimi, altyapıya yeni oyuncular transfer etti. Altyapı sorumluluğuna eski futbolculardan Tayfun Yungul’u getiren yönetim U-14’e 8, U-15’e 10, U-16’ya 8, U-17’ye 7, U-19’a ise 5 oyuncu transfer etti. Transfer yasağı nedeniyle U-12 takımının Akademi Ligleri’nde yer almadığını belirten Yungul, “Gökhan Şensan, Hakan Çeliker’in destekleriyle altyapımızı güçlendirdik. Bu oyuncuların gelmesiyle altyapıda üst üste maçlar kazanmaya başladık. Bu oyuncular gelecekte A Takım’ın birer parçası olacak” şeklinde konuştu.

DİVAN KURULU’NA STAT YETKİSİ VERİLDİ

Karşıyaka Divan Kurulu bundan böyle kulübün stat konusundaki girişim ve görüşmelerini yürütecek. Fatih Diniz başkanlığındaki kurul, Yalı Stadı’nın her türlü müracaat ve takip işlerini yürütecek, belediyeler ve Spor Bakanlığı ile ilişkileri sürdürecek.
Ancak stat ile ilgili son kararı yine ana yönetim verecek. Bu arada Karşıyaka yönetimi, uzun süredir ilgisizlikten dökülmeye başlayan Çiğli Selçuk Yaşar Tesisleri’ndeki basketbol ve futbol tesislerini yenileme kararı aldı. Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu da DYO’nun tedarikçiliği ile boyanacak.

GÖKHAN ÖZYURTLU

İZBAN’da rehin kaldı

İzmir Banliyö Treni’nde 15 Şubat tarihi itibari ile hizmete giren ‘Artı para’ uygulaması, 17 yaşındaki öğrenci Ardahan Bircan’ı da mağdur etti

İzmir’in Aliağa ile Selçuk ilçeleri arasındaki 136 kilometrelik hatta işletmecilik yapan İZBAN’da 15 Şubat itibari ile hizmete giren ‘Artı para’ uygulaması, vatandaşları mağdur etmeye devam ediyor.
Buna göre, bir yolcunun İZBAN’a biniş yapabilmesi için, biniş yapacağı istasyondan gidebileceği en uzak mesafedeki istasyonun ulaşım ücretinin İzmirim Kart’ında olması gerekiyor.

NAKİT PARASI ÇIKMADI

İzmirim Kart’ında bloke edilecek fazladan parası olmayan 17 yaşındaki öğrenci Ardahan Bircan, nakiti de çıkmayınca Halkapınar İZBAN durağında mahsur kaldı. Yetkililere durumunu açıkladığını, kimsenin ilgilenmediğini belirten Bircan, ‘Öğrenci kent kartı kullanıyorum. Çeşme’de okuyorum, İzmir’e dönüş yolunda Üçyol metroyu kullanarak Halkapınar İZBAN’a geldim ve yetersiz bakiye uyarısıyla karşılaştım. Nakit param olmadığı için saatlerce Halkapınar’da mahsur kaldım’ dedi.

‘BELEDİYECİLİK BU DEĞİL’

Oğlunu alıp kurtaran baba İbrahim Bircan ise, ‘Oğlumun sistemden haberi yoktu. Kartında 1.65 TL kaldığı için İZBAN’a binemiyor. Sosyal belediyecilik anlayışı bu değil. Vatandaşın mağdur olduğu uygulama adil olamaz’ şeklinde isyan etti.

İzmir’de feci kaza: Aynı aileden çok sayıda kişi hayatını kaybetti!

Ödemiş ilçesinde, zeytin toplamaktan gelen ve içerisinde aynı aileden 6 kişinin bulunduğu minibüs uçuruma yuvarlandı. Kazada 3 kişi öldü, 3 kişi de yaralandı.

Kaza, bugün saat 18.30 sıralarında Çayırköy Mahallesi yakınlarında meydana geldi. Sabah saatlerinde zeytin toplamaya giden aynı aileden 6 kişi, akşam saatlerinde evlerine dönmek için minibüsle yola çıktı. Habip Seylan (30) yönetimindeki minibüs, Çayırköy Mahallesi yakınlarında sürücüsünün direksiyon kontrolünü kaybetmesi sonucu yaklaşık 50 metrelik uçuruma yuvarlandı. Kazayı gören diğer sürücüler durumu sağlık, AKUT ve jandarma ekiplerine bildirdi.

İhbar üzerine gelen AKUT ekipleri minibüsün yuvarlandığı uçuruma inerek yaptığı kontrolde, minibüste yolcu olarak bulunan Leyla Seylan (38), Ayşe Seylan (80) ve Nimet Seylan’ın (15) hayatını kaybettiğini belirledi. Minibüs şoförü Habip Seylan ile diğer yolcular Muhsin Seylan (32) ve Merve Seylan’ın (17) da yaralı olduğunu belirleyen sağlık ekipleri yaralıları ambulanslarla Adnan Menderes Üniversitesi Hastanesi’ne kaldırdı. Yaralıların tedavileri burada devam ederken, jandarmanın kazayla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor. (DHA)

İzmir – Antalya Otoyol Projesi’de 2. etabı Aydın – Denizli Otobanı…

Bakan Arslan, İzmir ile Antalya arasındaki seyahat süresini 7 saatten 3 saate düşürecek İzmir – Antalya Otoyol Projesi’nin ikinci etabını oluşturan Aydın – Denizli Otoyolu için yarın (21 Şubat) ilana çıkacaklarını ve 21 Haziran’da teklifleri alacaklarını söyledi.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, İzmir ile Antalya arasındaki seyahat süresini 7 saatten 3 saate düşürecek İzmir-Antalya Otoyol Projesi’nin ikinci etabını oluşturan Aydın-Denizli Otoyolu için yarın (21 Şubat) ilana çıkacaklarını ve 21 Haziran’da teklifleri alacaklarını söyledi.

Bakan Arslan, yaptığı açıklamada, İzmir-Antalya Otoyol Projesi’nin, birinci etabını oluşturan İzmir-Aydın arasındaki otoyolun daha önce hizmete açıldığını anımsattı.

Söz konusu projenin ikinci etabını oluşturan Aydın-Denizli kısmı için ÇED raporunun alındığını anlatan Arslan, güzergah hakkında bilgi verdi. Arslan, otoyolun mevcut Aydın Çevre Yolu otoyol ayrım kavşağından başlayarak Kuyucak ilçesinin güneyinden geçtiğini ve D320 devlet yolunun kuzeyinden devam ederek Denizli’ye ulaşacağını bildirdi.

Arslan, İzmir-Aydın arasının 115 kilometre, Aydın-Denizli arasının 140 kilometre, Denizli-Burdur arasının 140 kilometre, Burdur-Antalya arasının bağlantı yolları dahil 45 kilometre olmak üzere otoyolun toplam uzunluğunun 440 kilometreyi bulduğuna işaret etti. Arslan, Aydın-Denizli arasının bağlantı yollarıyla 154 kilometreye ulaştığını ifade etti.

Söz konusu projenin ikinci etabını oluşturan Aydın-Denizli Otoyolu ihalesi için yarın ilana çıkılacağını belirten Arslan, 7 Mart’ta ihale dokümanlarının satışa sunulacağını söyledi.

Arslan, yap-işlet-devret modeliyle yapılacak otoyolun ihalesinin, kapalı teklif alma usulü ile 21 Haziran’da gerçekleştirileceğini kaydetti.

Projenin üçüncü etabını oluşturan Denizli-Antalya Otoyolu için ise proje çalışmalarının sürdüğünü dile getiren Arslan, “Projenin üç etabının da tamamlanmasıyla iki il arasındaki seyahat süresi 3 saate düşecek.” diye konuştu.

İzmir’de kadın cinayeti sekiz yıl sonra çözüldü

İzmir’in Çiğli ilçesinde, 2010 yılından beri kayıp olarak aranan Mürüvvet Yaradılmış’ın, yeni bir ev satın almak için buluştuğu aile dostları olan emlakçı Ö.G. tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı.

İzmir’in Çiğli ilçesinde oturan Mürüvvet Yaradılmış, yeni bir ev satın almak emlakçı Ö.G. (33) ile buluşmak için evden çıktı. Ancak Yaradılmış’tan bir daha haber alınamadı. Eşinin başvurusu üzerine polis ekipleri, o dönem 55 yaşında olan Yaradılmış’ı bulmak için çalışma başlattı, yakınlarının ve kaybolduğu gün görüştüğü kişilerin ifadelerine başvurdu. Bir sonuç alınamayınca, yakınları 2011 yılında bulunması için bir televizyon programına başvurdu. Aynı yıl polis, aralarında cinayet şüphelisi Ö.G.’nin de bulunduğu birkaç kişinin ifadelerini aldı, ancak Yaradılmış’ın izine rastlanmadı.

ÜÇ AYDA 50 KİŞİ DİNLENDİ

İzmir Emniyet Müdürü Hüseyin Aşkın’ın talimatıyla, Asayiş Şube Müdürlüğü Kayıp Şahıslar Büro Amirliği ekiplerince kurulan özel bir ekip, Yaradılmış dosyasını yeniden ele aldı. Ekipler, sağlık hizmetlerinden faydalanmadığı ve herhangi bir otel kaydında isminin bulunmadığı gibi verileri gözönünde bulundurarak, Yaradılmış’ın öldüğü ya da öldürüldüğü ihtimali üzerinde durdu. 3 ay içerisinde 50 kişinin ifadesine başvuran ekipler, geçen salı günü İzmir, İstanbul ve Burdur’da operasyon düzenledi. Yaradılmış’ın kaybolduğu gün buluştuğu emlakçı Ö.G. ile Ö.G.’nin o tarihteki eşi Ş.K. (26) İzmir’de, O.Y. (32) İstanbul’da ve E.C. (22) Burdur’da gözaltına alındı. Bozyaka’daki Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürülen şüphelilerin sorgularında, Ö.G.’nin, ev almak için biriktirdiği parasını aldığı Yaradılmış’ı öldürdüğü belirlendi.

Ö.G.’nin yer göstermesiyle Foça ilçesi Fevzi Çakmak Mahallesi yakınlarındaki bir ormanlık alanda kazı çalışması yapan ekipler, insan kemiği buldu. Kemikler, Mürüvvet Yaradılmış’a ait olup olmadığının belirlenmesi için İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı’na gönderildi.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ö.G. ve Ş.K. tutuklandı, O.Y. ile E.C. ise tutuksuz yargılanmak üzere savcılıkça serbest bırakıldı.

AYDINLATILAN 3’ÜNCÜ KADIN CİNAYETİ

Cinayet, İzmir Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’nün başında olan Seda Okur’un titiz çalışmasıyla çözüldü. Okur, kayıp şahıslar üzerinde geriye dönük yapılan soruşturmalar kapsamında, Ümmü Özkan (56) ile Gülfidan Kara (35) isimli kadınların öldürüldüğünün ortaya çıkarılmasının ardından aydınlatılan üçüncü cinayet oldu. Daha önce, 2008 yılındayken çalıştığı işyerinden bindiği servisten Selçuk ilçesinde inen ve kendisinden bir daha haber alınamayan Ümmü Özkan’ın, yasak aşk yaşadığı öne sürülen A.T. tarafından av tüfeği ile başından vurularak, Kara’nın ise resmi nikahlı olmayan eşi R.S. tarafından boğularak öldürüldükleri ortaya çıkmıştı.