Author: admin

Kocaoğlu, kentin ulaşımı ile ilgili merak edilenleri yanıtladı

İzmir’de yayın yapan üç yerel radyonun ortak yayınına konuk olan Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, kente ısınmaya çalışan tramvay, ‘Artı Para’ ile tartışılan İZBAN ve artan otopark ücretleri ile ilgili konuştu.

İzmir Büyükşehir Belediyesi ile TCDD’nin yüzde 50 ortaklığıyla kurulup yönetilen İZBAN’daki ‘gittiğin kadar öde sistemi’ konusundaki eleştirilerin sadece belediye kanadına yöneltilmesinden rahatsızlık duyup duymadığı konusundaki bir soruyu da yanıtlayan Başkan Kocaoğlu, “Herkesin bildiği bir konuda bizim bir polemiğe girmemiz, siyasi malzeme çıkarmamız bana yakışmaz. Gerisi arkadaşların takdiridir. İZBAN yüzde 50 ortaklıkla kurulmuştur. Ben ortağımı şikayet etmem. Başka problemlerimiz de var. Ben buna inandığım için yaptım. İnandığım bir konuda ortağımı da önüme kalkan olarak koymamın ne bana ne TCDD’ye faydası yok. Bunu kullanmak isteyenlerin düşüncesi yanlıştır” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin TCDD’ye yıllık 25 milyon TL civarında hak kirası ödediğini belirten Başkan Aziz Kocaoğlu, şöyle devam etti:

“İlk yıllarda tahsil etiğimiz cirodan daha fazla TCDD’ye hat kirası ödememiz söz konusuydu. Ama biz ortağız. İzban’ı hat kirası yükünden kurtarıp İzmir’e hizmet edecek, yatırımlarını yapabilecek, ayakta durabilecek bir şirket haline getirmenin önündeki engelleri TCDD’nin kaldırması gerekiyor. 300-350 bin yolcu taşıyoruz. Halbuki bizim potansiyelimiz en az 700 bin. Seferleri artırabilsek, İZBAN Türkiye’nin en fazla yolcu taşıyan kurumu olacak. Bölge trenlerinin çekilmemesi, sinyalizasyonun yapılmaması, yük trenlerinin gece çalışması gibi sadece TCDD yönetiminin iki dudağı arasındaki işlerin yapılmaması, hem İzmir’e hem Türkiye’ye zarar verir.”

Minibüsler sisteme dahil olacak

Çevre ilçelerde hizmet veren kooperatif ve birliklere bağlı minibüsçülerin Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşım sistemine dahil edilmesi konusundaki çalışmaların da sürdüğünü vurgulayan Başkan Aziz Kocaoğlu, “Sınırlar büyüdü, İzmir Büyükşehir Belediyesi tüm kentin ulaşımından sorumlu oldu. Çevre ilçelerden, beldelerden ulaşım talebi var. Biz de bunu gücümüz ölçüsünde başlattık. 600 civarındaki köyümüz var, 200-250 civarında köyden otobüslerimiz geçiyor. Ama pratik gösterdi ki, her bölgede ulaşım kooperatifleri var. Artık bir sistem kurmak, tüm birlik ve kooperatifleri tek çatı altına almak gerekiyor. Bizim otobüslerimize genellikle ücretsiz ve indirimli yolcular biniyor. Diğerlerinde bu olana k yok. Bugün biz bir ihale açsak, gerçek anlamda toplu taşıma yapan kooperatif ve birlikler giremiyor. Bunun için yasal düzenlemeye ihtiyaç var” diye konuştu.

Önümüzdeki günlerde uygulamanın pilot olarak başlayacağını dile getiren Başkan Kocaoğlu, “İlerleyen süreçte bu sistem şehir içi dolmuşlara da yansıyacak. 1700 dolmuş da düzen altına alınacak, bizim kontrolümüzde çalışacak” dedi.

İkinci çevre yolu şart

İzmir’de trafik yoğunluğunun artmasına ilişkin bir soruya da yanıt veren Başkan Kocaoğlu, “Sadece aldığı göçten dolayı İzmir’de trafik artmıyor. Trafiğe ciddi araç giriyor ve kentin merkezinde ve çevre yolunda trafik sabah akşam kilitleniyor. Bir defa ikinci bir çevre yolu yapmak zorunlu oldu. Bizim yolları genişletmemiz gerek. Yüzbaşı İbrahim Hakkı Caddesi buna en güzel örneklerden biri. İlçe içerisinde yaptığımız Dostluk Bulvarı, Doğuş Bulvarı, Homeros Bulvarı da kentin trafik yükünü alan akslar. Kent merkezinde bu kadar raylı sistemi çalıştırdıktan sonra ‘Merkeze arabamla geleceğim, evimin dükkanımın önüne arabamı park edeceğim’ diye bir şey dünyanın hiçbir yerinde yok İzmir’de de hiçbir zaman olmayacak. Kural koymak kolay ama kuralı uygulamak lazım dedi ve şöyle devam etti:

“Siz bir raylı sistem ağıyla kenti donatıyorsanız; 11 km’den 179 km.’ye çıkarıyorsanız; Alsancak’a, Konak’a bir taraftan tramvayı bir taraftan metroyu getirdiyseniz, Kuzey’den Güney’e İZBAN’ı getirdiyseniz, o zaman diyeceksiniz ki ‘Kusura bakma.’ Evka 3’te, Gaziemir’de, Üçkuyular’da otopark var. ‘Arabanı orada park et, raylı sisteme bin ve gel.’ Ayrıca Alsancak’ta uyguladığımız “Park Et Devam Et” sistemini yaygınlaştıracağız.”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı, Ankara’daki otopark ücretlerinin 1 TL’ye düşürülmesinin, özel araçla merkeze gelmeyi teşvik edeceğini ve bunun doğru olmadığını da belirterek, “Dünyadaki büyük şehirlerde merkeze araçla gelinmemesi için otopark fiyatları yükseltiliyor” hatırlatmasında bulundu.

İzmir’de zincirini koparan pitbull dehşet saçtı

İzmir’in Çiğli ilçesinde, top oynamaya giden 12 yaşındaki Soner Edis, evinin yakınlarındaki bir dükkanda bağlı olduğu zincirini koparan, pitbull cinsi bir köpeğin saldırısına uğradı. Vücudunun çeşitli bölgelerinde kırıklar oluşan ve sol bacağının kesilmesi gündeme gelen Edis, Yarım saat kadar köpekle boğuştum, sonra zaten bayılmışım. Çok korktum, öleceğimi zannettim dedi.

Olay, geçen pazar günü saat 12.00 sıralarında, Ege Sanayi Sitesi’nde meydana geldi. Tekel Ortaokulu 7’nci sınıf öğrencisi Soner Edis, evinin yakınlarındaki bir okulun bahçesinde arkadaşlarıyla top oynamak için evden çıktı.

AĞIR YARALANDI
Ege Sanayi Sitesi’ndeki bir tornacı dükkanında zincire bağlı olan pitbull cinsi köpek, zincirini koparıp, o sırada yoldan geçmekte olan Edis’e saldırdı. Vücudunun çeşitli bölgelerinden ısırılan ve kanlar içerisinde kalan talihsiz çocuk, ağır yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine gelen sağlık ekipleri tarafından Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi’ne kaldırılan Edis, buradaki ilk müdahalesinin ardından Ege Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. Yapılan kontrollerde, Edis’in sol kolunun kırıldığı ve vücudunun çeşitli bölgelerinde doku zedelenmeleri meydana geldiği belirlendi.

PİTBULL’A BELEDİYE EKİPLERİ EL KOYDU
Sol bacağındaki hasar nedeniyle bacağının kesilmesi ihtimali doğan ve psikolojisi bozulan Edis, tedavi gördüğü hastanenin psikologları tarafından düzenli olarak kontrol ediliyor. Kolları ve sol bacağı sargıya alınan Edis’in vücudundan doku alınarak, derin yaraların olduğu bölümlere eklenecek. Olaydan sonra gözaltına alınan ve pazartesi günü adliyeye sevk edilen köpeğin sahibi, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Beslenmesi yasak olan pitbull cinsi köpeğe ise belediye ekiplerince el konuldu.

KİMSE YARDIM ETMEDİ
Olay anında çok korktuğunu ve öleceğini sandığını söyleyen Soner Edis, Normalde zincirliymiş ama o gün bir şekilde koparmış zincirini. Bir anda üzerime saldırdı ve boğuşmaya başladık. O kadar bağırmama rağmen etraftan hiç kimse gelip yardım etmedi, hepsi öylece baktı. Köpeğin sahibi de aradan zaman geçtikten sonra gelip köpeği aldı. Olay bittikten sonra bayılmışım zaten diyerek korku dolu anları anlattı.

Karşıyaka-Kahramanmaraşspor biletleri 1 TL olacak

Ligde kalma mücadelesi veren Karşıyaka’da yönetim, Cumartesi günü Kahramanmaraşspor’u konuk edecekleri mücadelenin bilet fiyatlarını 1 TL olarak belirledi.

TFF 2. Lig Beyaz Grup’ta kümede kalma savaşı veren Karşıyaka, Cumartesi günü Kahramanmaraşspor’u İzmir’de konuk edecek. Kahramanmaraşspor’a karşı oynayacakları maçın kendileri için çok önemli olduğunu ifade eden Karşıyaka As Başkanı ve Futbol Şube Sorumlusu Hakan Çeliker, camia olarak taraftarıyla, oyuncularıyla ve yönetimiyle inançlarını yitirmeden ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını belirterek, “Futbolcularımızın daha iyi olmaları için her şartı sağlıyoruz. Fakat haftalardır bir türlü istediğimiz sonuçları alamıyoruz. Teknik ekibimizin raporu doğrultusunda Mahmut Temür kadro dışı bırakıldı. Mahmut’un kadro dışı olması olağan rutin bir işlemdir. Her oyuncu gerektiğinde kadro dışı bırakılabilir. Bu yüzden haftalardır alınan kötü sonuçları da kişilere bağlamamak gerekir” dedi.

Son düdüğe kadar savaşmaya devam edeceklerini de açıklayan Çeliker, “Kimsenin inancını yitirmesini istemiyoruz. Cumartesi günü oynayacağımız Kahramanmaraşspor maçının biletlerini 1 TL olarak belirledik. En büyük gücümüz olan taraftarımızın stadı doldurarak futbolcularımıza sonuna kadar destek olacağından eminiz” ifadelerini kullandı.

İzmir Ödemiş’te tartışma cinayetle bitti

İzmir’in Ödemiş ilçesinde, iddiaya göre Ali Özay (29), aralarında husumet olduğu öne sürülen Mehmet Poyraz’ı (24) tabancayla vurdu. Yaralı halde hastaneye kaldırılan Poyraz yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından kaçan Özay jandarma tarafından kısa sürede yakalandı.

Olay, bugün saat 23.00 sıralarında Zafer Mahallesi Ahrandı Mevkii’nde meydana geldi. Aralarında husumet olduğu öne sürülen Mehmet Poyraz ile Ali Özay sokakta karşılaşınca tartışmaya başladı. İddiaya göre tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Özay belindeki tabancayı çıkararak Poyraz’a ateş etti. Vücuduna isabet eden mermiyle kanlar içinde yere yığılan Poyraz’ı gören çevredekiler durumu sağlık ve jandarma ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen sağlık ekipleri Poyraz’ı ambulansla Ödemiş Devlet Hastanesi’ne kaldırdı. Burada tedaviye alınan Poyraz, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından kayıplara karışan ve Ödemiş Belediyesi personeli olduğu öğrenilen Ali Özay, jandarma ekipleri tarafından kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. İfadesi alınmak üzere emniyete götürülen Özay’ın, buradaki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edileceği öğrenilirken, Mehmet Poyraz’ın cesedi de savcının incelemelerinin ardından otopsi için İzmir Adli Tıp kurumu Morgu’na gönderildi. Jandarmanın olayla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor.

İzmir’de durakta yaşayan kediyi istemeyenlere tokat gibi cevap

İzmir Narlıdere’de otobüs durağına sığınan ve burayı mesken edinen bir kedi, vatandaşların “duraktaki banka oturamaması” gerekçesiyle hem belediyeye hem de muhtara şikayet edildi. Bu duruma içerleyen hayvansever Davut Sabırsız’ın durağa astığı hayat dersi niteliğindeki yazı ise sosyal medyada viral oldu.

İzmir’in Narlıdere ilçesine bağlı Huzur Mahallesi’nde bulunan ‘Kaymakamlık’ ismindeki otobüs durağının sevimli misafiri kedi, sosyal medyada viral oldu. Yağmurlu günlerde durağa sığınan, bir süre sonra da durağı yuvası gibi gören kedi, vatandaşların “duraktaki banka oturamaması” gerekçesiyle belediyeye ve muhtarlığa şikayet edildi. Ancak belediye ve muhtarlık duyarlılık göstererek kediyi duraktan uzaklaştırmadı. Vatandaşların şikayetleri, Narlıdereli hayvanseverler tarafından duyulunca olay tepkiye yol açtı. Duruma içerleyen Davut Sabırsız isimli bir hayvansever de, masum bir kedinin kimseye zararı olmayacağını özetleyerek, maddeler halinde sıraladığı bir yazıyı durağa astı. Sabırsız, astığı yazıyı sosyal medya hesabında paylaşınca, olay kısa sürede viral oldu. Şu anda hayvansever bir gencin durağın içerisine yaptığı barınakta yaşayan kedi, hayvanseverlerin getirdiği mama ve su ile besleniyor. Durakta otobüs bekleyen vatandaşlar ise, Davut Sabırsız’ın astığı yazıyı dikkatle okuyor, sonra da fotoğrafını çekiyor.

Kedi şikayet edildi

Olayın bu kadar geniş kitlelere yayılacağını tahmin etmediğini kaydeden Davut Sabırsız, “Bu kedinin durakta yaşamasından rahatsız olan bazı insanların belediyeye ve muhtara giderek kedinin atılması için şikayetlerde bulunması üzerine durağa bir yazı astım. Olayı, Narlıdere’de yaşayan bir hayvansever olan İnci Şimşek’in sosyal medya hesabından öğrendim ve duruma içerledim. Bu yazıyı asmamdaki amaç, kediyi şikayet eden insanlara yaptıklarının yanlış olduğunu göstermekti. Bütün amacımız farkındalık oluşturmaktı. Olay, beklemediğim kadar ilgi gördü. Çok sayıda kişi, kediyi sahiplenmek için mesaj attı ama hayvan doğası gereği bu mahalleye alıştığı için burada kalması daha mantıklı” dedi.

“İmece usulü ile ona bakıyoruz”

Dünyada, bir şeyleri yaşatmaya çalışanların yanı sıra öldürmeye çalışanların da olduğunu belirten Sabırsız, “Biz yaşatmaya çalışan kitleyiz. İnsanların, kediye bir kap mama ve su koymaktansa, enerjisini kediyi attırmaya harcaması bana bir insan olarak çok garip geliyor. Hayvanı sebep göstererek ‘biz burada oturamıyoruz’ demeleri bize çok mantıksız geliyor. Kedinin herkes tarafından bilinen bir adı yok ama tahminimce bu kedi, sahipliymiş ve sokağa atılmış. Ben de ‘Sokak Kızı İrma’ filminden esinlenerek ona ‘İrma’ diyorum. İrma şu anda bu durakta mutlu görünüyor. İmece usulü ile ona bakıyoruz” diye konuştu.

“Kediyi yok edin”

Davut Sabırsız’ın olayı duymasını sağlayan hayvansever İnci Şimşek de, şunları söyledi: “Bu kedi bir süredir bu durakta yaşıyor ama olay, durağa sığınan kedinin istenmemesi durumuna geldi. Kedi, belediyeye, muhtara defalarca şikayet edilmiş. Bu mahallede bireysel olarak hayvanlarla ilgilenen bir hayvanseverim. Bu kediyi belediyenin veterinerinde tedavi de ettirdim. Bir gün beni bir komşum arayıp ‘kediden iğreniyorum’ dedi. Kedi, duraktaki bankta oturduğu için insanlar oturamıyormuş. Kediyi hijyenik bulmuyorlarmış. ‘Kediyi yok edin’ dediler. Biz yok etmeye değil, yaşatmaya çalışıyoruz. Ben durumu sosyal medyada paylaşınca Davut Bey de yazıyı asıp yine sosyal medyada paylaştı. Olay adeta patladı, hayvanın durumu Türkiye’de duyuldu. Umarım bu olayla insanlar, hayvanların da yaşam hakkı olduğunu kanıksarlar. Dünya; hayvanıyla, insanıyla, bitkisiyle hepimizin dünyası.”

Öte yandan, mahallede yaşayan 16 yaşındaki Elif Aksu da kedinin durak içerisinde barınması için bir kedi evi yaptı.

Hayvanseverden hayat dersi gibi yazı

Davut Sabırsız’ın durağa astığı yazıda şu ifadeler yer aldı:

“Kendinizden utanın.

Bu çevrede oturan bazı vicdan yoksunu kişiler, üstte resmi olan kediyi şikayet etmişler. Güya duraktaki banka oturuyor diye pisleniyormuş ve kendileri oturamıyorlarmış. Kendilerine vicdan sahibi insanlar adına birkaç sorumuz var.

1- Bu kedi zor şartlarda yaşamaya çalışıyor. Onun yaşamasına yardımcı olmak yerine zorlaştırmaya çalışmaktan hastalıklı bir zevk mi alıyorsunuz?

2- Bu kedi, hava yağışlıysa, soğuksa biraz korunmak için durağa giriyor. Sizde hiç insaf, vicdan, akıl fikir yok mu? Kendini korumaya çalışan bir canlıya böyle zalim davranıp nasıl ‘bana ne canım, ıslansın da üşüsün de’ diyebiliyorsunuz?

3- Bu duraktan oldukça bol ve sık otobüs geçmekte, dolmuş alternatifleri de çok. Mesai günlerinde taş çatlasa bankta oturacağınız süre 15 dakikayı geçmez. Üstelik bank zaten 3 kişilik. Başkası oturunca da oturamazsınız. En fazla 15 dakika ayakta kalsanız ölür müsünüz?

4- Bu kedi banka oturunca en fazla birkaç minik pati izi olur. Onu da bir mendille silersiniz illa ki oturacaksanız. Bu çok mu zor?

5- Hayatınızda hiçbir canlının yaşamasına yardımcı oldunuz mu? Zavallı hayvanı şikayet etmek yerine durağın yakınına bir kap su, biraz yiyecek koymak çok mu zor? Hayvan sevmeyen, doğa sevmeyen, korumayan, yaşatmaya çalışmayan kişiler, insanı da sevmez. Şu dünyayı çirkinleştiren sizin gibi sevgisiz, vicdansız, nefret dolu insanlarla yaşamak, bizler için ne kadar zor farkında mısınız?” (Ceren Atmaca – Halil Karahan/İHA)

‘Artı para’ sistemi ESHOT’ta da uygulanacak

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İZBAN’da başlatılan ‘Artı Para’ sistemini İzmir’in metropol alanı dışında yer alan 19 ilçede çalışan ESHOT otobüslerinde de uygulayacaklarını, toplu ulaşım yapan kooperatifler ve birlikleri de bu sisteme dahil edeceklerini açıkladı.

İZBAN’da 15 Şubat’ta uygulanmaya başlanan ‘Artı Para’ sistemine tepkiler sürerken İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’ndan bur açıklama daha geldi. 8 mart nedeniyle ildeki kadın gazetecilerle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda bir araya gelen Kocaoğlu, İZBAN’da uygulanmakta olan ve büyük tartışmalara neden olan ‘Artı Para’ sistemini İzmir’in eski metropol alanı dışındaki 19 ilçede çalışan belediye otobüslerinde de uygulayacaklarını açıkladı. 90 dakika ücretsiz ulaşımın eski metropolde geçerli olduğunu, ‘Artı Para’ sisteminin ise dünyanın her tarafında uygulandığını söyleyen Kocaoğlu; “En adaletli sistem buydu. Eğer validatör eksikliği varsa onlar da giderilecek. Biz bu sistemi 19 ilçeden kente getirdiğimiz ESHOT otobüslerinde de uygulayacağız. Toplu ulaşım yapan kooperatifleri, birlikleri de bu sisteme dahil edeceğiz. Uygulayacağımız sistemde herkes gittiği kadar ödeyecek. Parayı ESHOT’un topladığı, aracın yaşından donanımına, şoförün kıyafetinden eğitimine varıncaya kadar ESHOT’un yöneteceği bir sistem üzerinde çalışıyoruz.” diye konuştu.

Aziz Kocaoğlu, yeni düzenlemenin ne zaman hayata geçirileceği ile ilgili ise bilgi vermedi. “Artı Para” ESHOT otobüslerinde de hayata geçirilirse sistem Kınık, Bergama, Dikili, Aliağa, Foça, Menemen, Kemalpaşa, Torbalı, Ödemiş, Beydağ, Bayındır, Tire, Kiraz, Çeşme, Urla, Seferihisar, Menderes, Karaburun ve Selçuk ilçeleri ile bu ilçelere bağlı beldeler arasında çalıştırılan hatlarda uygulanacak.

İzmir’de dehşet anları: Helikopter havalandı!

Çeşme de sürüklenen motor yattaki kişi, Sahil Güvenlik Komutanlığına ait helikopterle kurtarılarak karaya çıkarıldı

İzmir’in Çeşme ilçesi açıklarında kayalıklara sürüklenen yattaki kişi, Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerince kurtarıldı.

Alaçatı Zeytineli Mersin Koyu önlerinde içerisinde bir kişi bulunan motor yat, makine arızası nedeniyle kayalıklara sürüklendi.

Yardım talebinde bulunulması üzerine görevlendirilen sahil güvenlik botu ve helikopteri olay yerine intikal etti.

Motor yatı tespit eden helikopter, yata indirilen arama kurtarma personelince helikoptere alındı.

Kurtarılan kişi, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda 112 Acil Sağlık ekiplerine teslim edildi. (AA)

Bir Karşıyaka Efsanesi “HERGELE MEYDANI” Nedir?

Bazı kentlerde öyle mekânlar vardır ki aslında resmi adı yoktur veya başkadır ama orada yaşayan halk ona öyle bir ad verir ki herkes o isimle anar, yerlisi yabancısı için o mekânın adı değişmez ve yaşayanların da tarihin de belleğine kazınır.

 

Kaynak : http://cemkaragozlu.blogspot.com.tr/

 

7. ​Hergele Meydanı

​Hergele Meydanı da Karşıyakalının ve Karşıyaka tarihine kazınmış böyle bir mekândır. Kemalpaşa Caddesinden çarşıya girişinizin sol tarafındaki Yapı Kredi Bankası’nın köşesidir tam koordinatı. İsim olarak “hergele” lafını yadırgasanız da içten içe biraz da sempati duyarsınız.

Hergele; Farsça’da har (eşek) ve gele (sürü) kelimelerinin birleşiminden oluşarak “eşek sürüsü” anlamına gelen bir sözcüktür. TDK’a göre: ”Binmeye veya yük taşımaya alıştırılmış at veya eşek. ”dir . Halk arasında ise söyleniş tarzına, ses tonuna göre kötü anlam yüklenildiği gibi, daha sempatik anlamlar da yüklenmektedir.

Hergele meydanının adının aslında “Hergelen” den geldiğini, zamanla “n” harfinin düştüğü iddia olsa da, bana göre “n” harfinin düşeceği bir süreç geçmemiştir. Bunu söyleyen abilerimizin kendi nezaketleridir bence.

6. ​Hergele Meydanı

​Hergele Meydanının geçmişine baktığımızda Karşıyaka çarşısı ve iskelesinin kurulmasına paralel olarak burada 1900’lü yılların başında köşedeki kahve ile de paralel olarak bir buluşma ve ayrılma yeri olarak da kullanıldığı düşünülebilir.

1950’lerle beraber nüfus arttıkça, Karşıyaka çarşısı geliştikçe bu köşede de buluşan ve ayrılanların da sayıları artmaya başladı. Ve o tarihlerde beş katlı ve çatısındaki renkli floresan lambaların ahengi ile geceleri uçan leylek ile hatırlanacak Yapı Kredi Bankası köşeye yapıldı.

Ancak söz konusu köşenin asıl gelişimi; Yalı Caddesinden, Kemal Paşa Caddesine giren her iki köşeye kavisli, yayaları trafik işaret ve yaya geçidini kullanmalarına yönelten kavisli demirlerin konması ile burada ergonomik bir dayanma mekânı yaratılmasıyla oldu.

Çarşının diğer köşesindeki demir ve kaldırım biraz daha dar ve iskelenin tam kapısına çıktığı için daha çok kullanıldığından buradaki demir korkuluk pek rağbet görmedi. Oysa Yapı Kredi köşesindeki demir korkuluğun önü hem daha açık hem de çarşı ve yalı caddesi piyasalarının kesişim yeriydi.

Aslında yayaları yaya geçidine yönlendiren, olası trafik kazalarına alınan bu demir bariyerli önlem Karşıyaka delikanlılarına hizmet edecek ve tarihe geçecek bir alan oluşturdu. Tabi bu tarafın bir avantajı da vapurdan, otobüsten inen babalarımızın İş Bankası önünden geçmesi.

Yapı Kredi tarafında bizlerin veya arkadaşlarımızın olduğunu bildiklerinden bizleri daha rahat bırakırlardı.

5. ​Hergele Meydanı

​İşte bu Hergele Meydanındaki o demir bariyere binlerce Karşıyakalı genç dayanarak durdu. Önünden binlerce Karşıyakalı kız geçti. Platonik olup tarihe karışan veya mutlu sonla biten aşk hikâyelerine tanıklık edildi.

Hergele meydanında durmanın bir raconu vardı. Abiler oradaysa küçükler duramazdı. İlk gelen, yerde nerden kaldığı bilinmeyen 25-30 santimlik demir çubuğu ortalardı. Böylece ayağı ile destek olan tek koordinatı kapardı.

Burada durmanın kendine göre bir asaleti, jargonu, giyimi vardı. Orada duran erkek de, geçen kız da saçından, kıyafetine dikkat ederdi. O yıllarda Hergele Meydanında yaşanan aşklar bugün belki siyah beyaz Türk filmi tadında anımsanıyor. O günün delikanlıları, yani “hergeleleri” bu gün mert, yakışıklı, iyi aile ve meslek sahibi, eğitimli insanlar.

Kızları başarılı, bakımlı bir iş kadını ve evinin annesi. Hergele tarihi boyunca o köşede hiçbir zaman bir kavga, laf atma, sarkıntılık olmamıştır. Bunun baş nedeni yukarıda sıraladıklarımız. Hergele meydanının yazılı olmayan yasaları.

Birinin ‘’kestiği’’ bir kıza, başka birinin yan gözle bakması söz konusu olamaz. Tabi ki hergele ne kadar beğense de kızın seçimi ön planda. Bir kızı beğenebilir, günlerce, aylarca onu izleyebilir, okul çıkışı geçmesini bekleyebilir ama seçim kızın.

4. ​Hergele Meydanı

​Diğer yandan Hergele Meydanı maça giden Karşıyakalıların bugün olduğu gibi buluşma yeriydi. Gazeteciler gelir burada taraftarın fotoğraflarını çekerdi. 1980’lerde Yapı Kredi Bankasının pencere demirleri deplasman organizasyonlarının duyuruları ile dolardı.

3. ​Hergele Meydanı

​Sayfamızdaki siyah beyaz resim 1970’lerden abilerimizin. İki yıl kadar önce facebook’da paylaşıldı. Ahmet Karluk, Haluk Gündüz, Zafer Emlek, Haluk Küpeli ve arkadaşları. Altında yazılı Sevgili Vecdi Fırtına abimizin yorumu çok şeyi özetliyor; “Ben bazı arkadaşların yorumlarına katılmıyorum, laf atmalar falan.

Bizde arkadaşın sevgilisine, ablasına, kardeşine yan gözle bakılmaz aksine kollanırdı. Kim kimle çıkıyor, kim kimden hoşlanıyor genelde bilinirdi. Gezme güzergâhı kışın Vakıf İşhanı’ndan başlar sahilden Fazıl Bey asfaltına kadar gidilir ve dönülürdü, yazın da İskeleden başlar Ufuk Pastanesinden dönülürdü. Laf atmalar dışardan gelen insanlardan oluşmuştur. Karşıyaka bir kültürdür, Karşıyakalı olmak bir ayrıcalıktır.

KARŞIYAKA Karşıyakalı için her şeydir. Sevgiler”. Benzer bir yorum Sayın Gülden Leblebicioğlu Ünal’dan “Adı hergele meydanıydı ama kadınlara, kızlara asla saygısızlık ya da taciz söz konusu değildi. Hergeleliğin de bir raconu, kalitesi vardı” diyor.

Bir çok bayanın yorumu da benzer kelimelerle dolu. Sayın Emel Sis Hasırcı “Hergele Meydanında bir demir bar vardı delikanlılar oraya yaslanır kızları piyasa yaparken izlerlerdi, direkt olarak kimse bakmazdı sanki ama nasılsa, herkes ne giymiş, nasıl görünüyordu, bilinirdi.

Şimdiki Gökdelene kadar, çarşıdan başlayan bir piyasa güzergahı vardı. Bu arada sahil boyu piyasa populasyonu yaşlı ve orta yaşlılarında katıldığı bir şeydi”. Nuran Yeşil Öktem “Her akşamüstü yürüyüşlerime çıkarken, sanki kontrolden geçer gibi, hızla yürürdüm. Biraz kızgınlık, biraz da hoşa giderek tabi :-)” diyorlar.

Yorumlarda Sevgili “Bere” Hakan Öngen’nin bir dileği var; “ve meşhur hergele meydanı demirimizden bir kesit…. Umarım belediye bir gün anlar da orayı Avrupa’daki meydanlar gibi bir meydan yapar.. Biz orda durduk sohbet ettik ne konular tartışıldı kimler geldi geçti keza babalarımızda orda durdular Karşıyaka’nın gerçek sembolü ….orasıdır…”

2. ​Hergele Meydanı

​1990’ların ikinci yarısında önce çarşının trafiğe tamamen kapanması, ardından Belediye Başkanı Kemal Baysak döneminde çarşının kilit taşla döşenmesi aşamasında bu demirler de oradan kalktı. Belki de bir dönem sona erdi. Uzun dönem bir şey yapılmadı.

Daha sonra 2000’li yılların sonlarında Sayın Cevat Durak döneminde çarşının girişine iki kadın heykeli ve etrafındaki oturma yerleri geldi. Heykeltıraş Derya Ersoy’un eseri bu heykeller. Sayın Derya Ersoy heykellerin hikâyesini şöyle anlatıyor;

“Karşıyaka’daki kadın heykellerinin tasarım süreci ise belediye başkanının bize meydanın öyküsünü anlatması ve oraya özgü bir proje hazırlamamızı istemesiyle başladı. Tasarımda serbesttik. Dönemin gençleri buraya gelip oturup sohbet ederlermiş o yüzden burası Hergele Meydanı diye anılırmış.

Karşıyakalı kadınların rahatlığını ve özgüvenini anlatmak istedik. Körfezin esintisini kattık elindeki şalları uçurduk. Aslında bu heykellerde de özgürlük temasını görmek mümkün”.

1. ​Hergele Meydanı

Çok teşekkürler bu güzel çalışma için Derya hanıma. Karşıyaka Belediyemiz; Hergele Meydanından geçen binlerce o masum, özgür, çağdaş, bilgili, kültürlü, özgüvenli ve güzel Karşıyakalı kızlarımızı ölümsüzleştirmiş. Ya erkekler? Onları da belki konacak bir demir ile mutlu edebilir. Güçlerini, kararlılıklarını, saygılarını, vefayı.

İzmir’de oğlunu öldüren babaya tahliye

İzmir’de tartıştığı oğlunu silahla vurarak öldüren ve “kasten adam öldürme” suçundan hakkında dava açılan baba, akciğer kanseri olması ve suçu tahrik altında işlediği gerekçesiyle tahliye edildi.

İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya tutuklu sanık Nimet T. ile sanık avukatları katıldı. Oğlunun kendisini sürekli öldürmekle tehdit ettiğini, olaydan önce de oğlunun kendisinden ev ve uyuşturucu almak için 350 bin lira para istediğini savunan Nimet T., oğluna maddi durumu iyi olmadığı için istediği parayı veremeyeceğini söylediğini aktardı. Oğlunun kendisine para vermesi için 3 gün süre tanıdığını belirten sanık, parayı vermemesi halinde oğlunun hem kendisini hem de kardeşini öldüreceğini söyleyerek, tehdit ettiğini savundu. Olaydan 3 gün önce Karşıyaka’da oğlu ve kendi kardeşi ile konuşmak için bir araya geldiklerini anlatan baba Nimet T., “Bizden yine 350 bin lira istedi. Konuşma esnasında amcasını bıçakla yaraladı. Polise gittik, şikayetçi olduk. Ben zaten 10 gün boyunca kardeşimde kaldım. Bana ’Erkeksen eve gel, seni öldüreceğim’ demişti. Eve gidemiyordum. Olay günü de yine uyuşturucu kullanıp benden para istedi. Sonra da bıçakla saldırdı. Kendimi korumak isterken tabancayla ateş ettim. Aslında ben orada kendimi öldürdüm. Çok pişmanım” dedi.

Maktül Burak T.’nin eşi Özge T. ise, eşinin kendisine de şiddet uyguladığını ve uzaklaştırma cezası aldığını belirterek, kayınpederinden şikayetçi olmadığını söyledi.

“Oğlumu kurtarmak için çok çabaladık”

Burak T. tarafından bıçakla yaralanan amca Abdurrahman T. yeğeninin uyuşturucu kullandığını ve taleplerini karşılayamadıkları için sürekli kendilerini ölümle tehdit ettiğini savunurken, sanığın eşi Vesile T. de oğlunu uyuşturucudan kurtarmak için çok çaba gösterdiklerini anlattı.

İddia makamı, sanığın tutukluluk halinin devamı yönünde mütalaa verdi. Mahkeme heyeti, sanığın tahrik altında suçu işlediğine kanaat getirip 15 yıl hapis cezasına çarptırarak, hastalığının ileri aşama olmasından dolayı tahliyesini kararlaştırdı.

İzmir’de deprem 12.03.2018

Son dakika deprem haberleri.. İzmir’de korkutan deprem. Bugün Girit Adası açıklarında gerçekleşen 4.7 şiddetindeki depremin ardından bu akşam saat 19.47’de İzmir’de deprem meydana geldi.

Son dakika deprem haberleri.. İzmir’de korkutan deprem. Bugün Girit Adası açıklarında gerçekleşen 4.7 şiddetindeki depremin ardından bu akşam saat 19.47’de İzmir’de deprem meydana geldi. Depremin şiddeti 3.9 olarak ölçüldü.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre Saat19.47’de İzmir’de 3.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin merkez üssü Kemalpaşa olarak açıklandı.

Depremin yerin 3.6 kilometre derinliğinde gerçekleştiği belirtildi.