Başkomutan Yaversiz Gidemez!

Mustafa Kemal Atatürk ve “Başkomutan Yaversiz Gidemez!” Diyen Yoldaşı Salih Bozok

“Mustafa Kemal Paşa sayesinde yaşadım ve her şeye kavuştum. Şimdi samimiyetle söyleyeyim ki artık yaşamaktan, Mustafa Kemal’in olmadığı bir dünyada yaşamaktan, hiç mi hiç zevk almıyorum.” diyerek Atatürk’ün ölümünün ardından canına kıymak isteyen Salih Bozok ve Atatürk’ün çocukluktan başlayıp Ata’nın ölümüme kadar süren dostluklarını anlattık. Bir 10 Kasım gününde Atamızı ve Cumhuriyete gönül verenleri saygı ve özlemle anıyoruz…

1. Ömür boyu yoldaş

1. Ömür boyu yoldaş
Selanik’te meşhur Olimpos Gazinosu’nda oturdukları bir akşam, Mustafa Kemal sofradaki dostlarına ileride nasıl iktidara geleceğini anlatır. Sonra da orada bulunanlara gelecekteki görevlerini açıklar. Masada bulunan Fuat Bulca, Nuri Conker, Fethi Okyar ve Salih Bozok hayretle izlerler onu. Herkese görev bölümü yapıldıktan sonra, sıra Bozok’a gelince Salih der Mustafa Kemal; “seninle hiç ayrılmayacağız, seni kendime yaver yapacağım.” Masadakiler sorar: “Peki sen ne olacaksın?” Yanıt kısadır: “Ben, size bu görevleri verecek adam olacağım.” Bu olay Atatürk’ün Salih Bozok’u daha o yıllardan “ömür boyu yoldaş” olarak seçtiğini gösteren en güzel örnektir.

2. Çocukluk yıllarında çizilen kader

2. Çocukluk yıllarında çizilen kader
Salih Bozok da 1881’de Selanik’te dünyaya gelir. Mustafa Kemal ile önce mahalle, daha sonra da okul arkadaşlığı yaparlar. Bu arkadaşlık daha o yıllardan onun kaderini çizmiş olur. İkisi de aynı okullarda okuduktan sonra aynı yıl Harp Okulunu bitirirler. Salih Efendi jandarma sınıfına seçilir, Mustafa Kemal ise Akademiye devam ederek kurmay olur. Mustafa Kemal Milli Mücadeleyi başlatmak üzere Anadolu’ya geçmeden önce ve Suriye Cephesi’nde bulunduğu sırada Salih Efendi’yi başyaver olarak yanına getirtir.

3. Hep Mustafa Kemal’in yanı başında

3. Hep Mustafa Kemal’in yanı başında
Atatürk’ün ölümüne kadar sürecek beraberlikleri de böyle başlar. Yüzbaşı Salih, Mustafa Kemal’in yanında, Heyeti Temsiliye’de görevli olarak Ankara’ya gider, Mustafa Kemal Meclis Başkanı iken o da Meclis Başkanı başyaveri olur. Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı seçilince Yarbay Salih de Cumhurbaşkanlığı başyaveri olur. Salih Bey yarbay rütbesinde askerlikten emekli olduktan sonra da Mustafa Kemal’in yakınında kalır. Önce o zamanki adı Bozok olan Yozgat’tan milletvekili seçilir, milletvekilliği 1939 seçimlerine kadar her dönemde yenilenir; bu arada Mustafa Kemal’in sofrasındaki yerini ve çevresindeki görevini de muhafaza eder.

4. Atatürk’e ölesiye bağlılığın simgesi

4. Atatürk'e ölesiye bağlılığın simgesi
Neredeyse bütün yaşamını Atatürk’ün yanında geçiren Salih Bozok, 10 Kasım günü Ata’sının öldüğünü anlayınca Dolmabahçe’de boş bir odaya girer ve kalbine bir kurşun sıkarak yere devrilir, ancak Salih Bozok o gün ölmez. Göğsüne sıktığı kurşun kalbini bir-iki milimetrelik bir sapmayla sıyırır, akciğerini boydan boya delip geçerek sırtına saplanıp kalır. “Atatürk’e ölesiye bağlılığı” simgeleyen o tek kurşunu Salih Bozok’un kızı yıllarca boynunda kolye olarak taşır.

 

5. Atatürk hastaydı, babam hep Atatürk ile kalıyordu

5. Atatürk hastaydı, babam hep Atatürk ile kalıyordu
Salih Bozok’un oğlu Muzaffer Bozok Atatürk’ün son günlerinde yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “1938’de ben 17 yaşındaydım. O zamanlar evde yalnızdım. Atatürk hastaydı. O yüzden babam hep Atatürk’le kalıyor, hiç eve gelmiyordu. Annemleri, ablamları, eniştemleri de Avrupa’ya yollamıştı. Sonra bir gün babam beni Dolmabahçe Sarayı’na davet etti. ‘Sana araba yollayacağım, biner gelirsin’ dedi. Çok sertti babam. Çok döverdi beni… Çok top düşkünüydüm, mektebim iyi değildi. Arada kaçar, maça giderdim. Kızardı çok… Yine böyle bir şeyi haber aldı, yanına çağırıp dayak atacak diye korktum. Evde giyindim bekliyorum. Kapı çaldı. Resmi üniformalı biri geldi. ‘Moskof Ziya’ derlermiş. Sarayın şoförüymüş. Boşnak. Bir seferinde ben bir Fenerbahçe maçında buna çarpmıştım. Beni dövecekti, kurtardılar. Babam beni dövmeye onu yolladı sandım. ‘Saraydan geliyorum. Baban yolladı, seni bekliyorlar’ dedi.

6. Çünkü ben Atatürk’ü hiç ölmez bilirdim kafamda

6. Çünkü ben Atatürk'ü hiç ölmez bilirdim kafamda
Çıktım. Kel Ali de (Ali Çetinkaya) arabada. Gittik saraya, ben korkudan titriyorum ama babam o kadar müşfik karşıladı ki beni, şaşırdım. Bak Muzaffer, dedi (şimdi anlatırken bile çok duygulanıyorum); Artık koca adam oldun, Atatürk ölüyor dedi. Başladım ağlamaya çünkü ben Atatürk’ü hiç ölmez bilirdim kafamda. ‘Ağlama evladım. Atatürk’ü uyandıracaksın; duyarsa kızar, ben de sevmem erkeklerin ağlamasını. Şunu bil ki eğer Atatürk ölürse ben de hayatıma son vereceğim’ dedi. Annemlere telgraf çektiğini, bir an önce trenle dönmelerini istediğini söyledi. ‘Sen artık koca adam oldun, ailenin erkeği sensin. Annen, ablaların sana emanet, aileye bakarsın. Oku, memleketine faydalı bir adam ol’ dedi. Hiçbir şey söyleyemedim. Yüzümü sakladım. Beni öptü, uğurladı. Döndüm, bitik bir vaziyette…”

7. Kalbime kurşun sıkarsam ne olur, beynime sıkarsam ne olur

7. Kalbime kurşun sıkarsam ne olur, beynime sıkarsam ne olur
“Bir gün üst kattan çıktım, mektebe gideceğim. Bir baktım, babam tıraş oluyor. Daha doğrusu ben tıraş oluyor sandım. ‘Baba ben gidiyorum’ diye seslendim. ‘Güle güle yavrum’ dedi. Yüzünü bile görmedim. Meğer babam tıraş olmuyormuş. Doktorlara sormuş, ‘Kalbime kurşun sıkarsam ne olur, beynime sıkarsam ne olur?’ diye. ‘Beynine sıkarsan kör olursun, ölme ihtimalin daha az; en iyi ölüm, kalbe sıkılan kurşunla olur’ demişler. Babam da o gün tentürdiyot almış. Kalbinde ateş edeceği yeri işaretliyormuş. Eli şaşmasın diye…

8. Bayraklar yarıya indirilmişti

8. Bayraklar yarıya indirilmişti
Ben gittim mektebe. Saat 9’u yirmi geçe idareden çağırdılar. Evden seni istiyorlar, dediler. Sokağa çıkar çıkmaz olanları anladım. Çünkü bayraklar yarıya indirilmişti. Evimiz Osmanbey’deydi, eve geldim. Babam nerede, diye sordum. Şişli Sıhhat Yurdu hastanesinde, dediler. Hemen anladım tabii, koşarak gittim. Baktım, babam yatıyor, kendinde değil. Olup biteni orada öğrendim. Meğer Atatürk’ün ölümünün hemen üzerine gitmiş oraya, elini öpmüş. Arkadaşları, aman Salih bir şey yapma kendine, demişler.

 

9. Babamdan çok Atatürk’e ağlamıştım

9. Babamdan çok Atatürk'e ağlamıştım
Yok gayet normalim, görmüyor musunuz, demiş. İnmiş aşağıya, sabah tentürdiyotla işaretlediği yere dayamış silahı, çekmiş tetiği, vurmuş kendini… Tabanca sesi üzerine koşmuşlar, kanlar içinde hastaneye getirmişler. Aslında intihar edeceğini söylemişti bana, ama hiç ihtimal vermiyordum. Çünkü babam hayatı severdi, ailesini severdi, neşeli bir insandı, ayrıca da canı çok kıymetliydi. Bir kere ayağı kırılmıştı da ortalığı ayağa kaldırmıştı. Ata’mı kaybetmiştim, babamı da kaybetmek üzereydim. Ama babamdan çok Atatürk’e ağlamıştım.”

10. Bugün, 1941 yılının ilk günü

10. Bugün, 1941 yılının ilk günü
Salih Bozok anlatıyor: “60 yaşındayım… Dünyadan ne umuyorsam ne bekliyorsam bunların hepsini -katmer katmer fazlasıyla- elde ettim. Mustafa Kemal Paşa sayesinde yaşadım ve her şeye kavuştum. Şimdi samimiyetle söyleyeyim ki artık yaşamaktan, Mustafa Kemal’in olmadığı bir dünyada yaşamaktan, hiç mi hiç zevk almıyorum. Koca bir kırk yılı birlikte geçirmiştik Mustafa Kemal Paşa ile. O buyurdu, ben yaptım. Gölgesi gibi yanı başındaydım hep. Kırk yıl bu, dile kolay… Azarladığı da oldu, koltukladığı da. Ama -Allah şahit- hiçbir gün kalbimi kırmadı. Gizlisi saklısı bendedir; bütün sırları, mektupları, gizlenmiş öfkeleri, yaşanmış sevinçleri bendedir. O da bana inanıyordu; ‘Al Salih, bunu da koy bir kenara, gün gelir lâzım olur…’ diye verirdi bu mektupları bana. Ben de onları ta Selanik günlerinden bugüne kadar üzerlerine titreyerek sakladım. “

11. Mustafa Kemal Paşa benim hayatım için bir oksijendi

11. Mustafa Kemal Paşa benim hayatım için bir oksijendi
“Bana ‘ölenle ölünmez’ diyorlar. Ben ölenle ölmüyorum ki… Yaşayamadığım için ölüyorum! Siz, oksijensiz bir dünyada yaşayabilir misiniz? İşte Mustafa Kemal Paşa benim hayatım için bir oksijendi. Bugüne kadar geçen hayatımı nasıl Mustafa Kemal Paşa’ya adamışsam, bundan böyle geçecek hayatımı da Mustafa Kemal Paşa’nın buyruğunda geçirmeliyim.”

12. Yine onun buyruğunda yaşayacağım

12. Yine onun buyruğunda yaşayacağım
“Biliyorum, o öldü; artık buyruk veremez. Ama, bana eliyle verdiği mektupları, sımsıcak anıları var; yalnız benim bildiğim tutumları, davranışları var… İşte ben bundan böyle bu anıları yazacağım, bu olayları anlatacağım -gidişi ile sevimli hale koyduğu ‘öbür dünyanın’ kapısını çalana kadar böylece yine onun buyruğunda, onun güveninde yaşayacağım…” diye anlatan Salih Bozok, Atatürk olmadan geçen kısa yaşamı sonrası 25 Nisan 1941 tarihinde vefat eder.

Kaynak: Yaveri Atatürk’ü Anlatıyor: Salih Bozok’un Anıları
Yazar : Can Dündar

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

shemale hotties escort damen berlin seks hikayeleri sex hikayeleri sex izle sikiş short url

seks hikayeleri porn izle
çanakkale escort Aydın escort muğla escort tekirdağ escort manisa escort balıkesir escort trabzon escort elazığ escort ordu escort kütahya escort ısparta escort rize escort maraş escort yalova escort giresun escort yozgat escort tokat escort şanlıurfa escort sivas escort batman escort erzurum escort sinop escort kırşehir escort karaman escort kırıkkale escort bolu escort amasya escort niğde escort uşak escort edirne escort çorum escort osmaniye escort zonguldak escort van escort erzincan escort www.ddtshanghaiescort.com Antalya escort Bursa escort Mersin escort Aydın escort Balıkesir escort Çanakkale escort Kıbrıs escort Kütahya escort Manisa escort Muğla escort Tekirdağ escort Trabzon escort Yalova escort Isparta escort Maraş escort Ordu escort Rize escort Sivas escort Afyon escort Aksaray escort Giresun escort Şanlıurfa escort Yozgat escort Erzurum escort Amasya escort Çorum escort Tokat escort Uşak escort Van escort Bolu escort Burdur escort Kırşehir escort Niğde escort Osmaniye escort Zonguldak escort Düzce escort Edirne escort Erzincan escort Karabük escort Karaman escort Kastamonu escort Kırıkkale escort Kırklareli escort www.elmasajeinfantil.com istanbul masaj salonu ankara masaj salonu izmir masaj salonu bursa masaj salonu antalya masaj salonu adana masaj salonu konya masaj salonu şanlıurfa masaj salonu gaziantep masaj salonu kocaeli masaj salonu mersin masaj salonu diyarbakır masaj salonu hatay masaj salonu manisa masaj salonu kayseri masaj salonu samsun masaj salonu balıkesir masaj salonu maraş masaj salonu van masaj salonu aydın masaj salonu tekirdağ masaj salonu sakarya masaj salonu denizli masaj salonu muğla masaj salonu adıyaman masaj salonu afyon masaj salonu ağrı masaj salonu aksaray masaj salonu amasya masaj salonu ardahan masaj salonu artvin masaj salonu bartın masaj salonu batman masaj salonu bayburt masaj salonu bilecik masaj salonu bingöl masaj salonu bitlis masaj salonu bolu masaj salonu burdur masaj salonu çanakkale masaj salonu çankırı masaj salonu çorum masaj salonu düzce masaj salonu edirne masaj salonu elazığ masaj salonu erzincan masaj salonu erzurum masaj salonu eskişehir masaj salonu giresun masaj salonu gümüşhane masaj salonu ığdır masaj salonu ısparta masaj salonu karabük masaj salonu karaman masaj salonu kastamonu masaj salonu kilis masaj salonu kırıkkale masaj salonu kırklareli masaj salonu kırşehir masaj salonu uşak masaj salonu kütahya masaj salonu malatya masaj salonu mardin masaj salonu nevşehir masaj salonu niğde masaj salonu ordu masaj salonu trabzon masaj salonu osmaniye masaj salonu rize masaj salonu siirt masaj salonu sinop masaj salonu sivas masaj salonu tokat masaj salonu