Bir ağaç gibi tek ve hür bir orman gibi kardeşçesine…

İzmir’deki muhteşem mitingi izlediniz.
İki milyondan fazla insan katılmasına rağmen, izdiham olmadı.
İtiş kakış olmadı.
Kalabalıkta dalgalanma olmadı.
Arka taraftan yüklenen olmadığı için, ön tarafta sıkışan olmadı.
Büyüklerin arasında ezilme tehlikesi yaşayıp, korkudan ağlayan çocuk olmadı.
Kimsenin ayağına bile basılmadı.

*

Şairin dediği gibi…
Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesineydi.

*

Niye biliyor musunuz?
Çünkü o mitinge katılan insanlar, kırmızı ışıkta duran insanlar.
Kurallara uyan, geçmek için yeşil yanmasını bekleyen insanlar.
Kendi özgürlüğünü alabildiğine kullanırken, başkasının özgürlük sınırını aşmayan, başkasına rahatsızlık vermeyen insanlar.

*

“Hukuk” böyle bir şeydir.

*

Etnik köken, mezhep, kadın-erkek, zengin-yoksul gözetmeden, farklı farklı insanların huzur içinde birarada durabilme imkanıdır.

*

Kanun, hukuk değildir.
Bu nedenle birbirimizi kırıp dökmeden güzel güzel görüştüğümüz kişileri tarif ederken, “onunla kanunumuz var” denmez, “onunla eskiye dayanan hukukumuz var” denir.

*

Bakın, İzmir mitingini izlediniz…
Ben size miting sonrasının fotoğraflarını vereyim.
Kadın-erkek, genç-yaşlı, ellerinde poşetler, belediyenin temizlik ekiplerine gerek bırakmadan, Gündoğdu meydanı’nda, Kordon’da biriken pet şişe gibi ıvır zıvır çöpleri, izmaritleri topladılar.
Büyükşehir belediyesi miting öncesinde vatandaşlara 50 bin çöp poşeti dağıttı, hiç kimse “bana ne” demedi,

*

Hukuk, medeniyettir.

*

“Benden sonrası tufan” demeyen insanlar onlar.
“Benden sonrakiler ne hali varsa görsün” demeyen insanlar onlar.
Tam tersine…
Kendisinden sonrakileri düşünen insanlar.

*

İzmirliyim, elbette onur duyuyorum ama, inanın bu meselenin İzmirli olmakla alakası yok.
Bu satırların yazıldığı dakikalarda mesela, Chp’nin Ankara’da mitingi olacak, adım gibi eminim aynı olacak. Yarın İstanbul’da miting olacak, hiç şüphesiz aynı olacak.

*

İzmir’de Türk Bayrağı bandanasıyla çöp toplarken gördüğünüz o prensesimiz, Trabzon’da Van’da Edirne’de Hatay’da yaşayan, Türkiye uygar bir ülke olsun diye dertlenen insanlarımızla aynı ruhu taşıyor.
Mustafa Kemal tişörtleriyle yerlerde izmarit toplarken gördüğünüz o İzmirliler, Malatya’da Samsun’da Adana’da Kayseri’de yaşayan, Türkiye çağdaş bir ülke olsun diye çırpınan insanlarımızla aynı şuuru paylaşıyor.

*

O inanılmaz kalabalığa rağmen, bir tek çiçeğin bile dalı kırılmadı, yaprağı koparılmadı. Çünkü o İzmirliler, Türkiye’nin dört bir yanında yaşayan, şehirlerimiz betonlaşmasın, ormanlarımıza kıyılmasın, ağaç kesilmesin diye dertlenen insanlarımızla aynı duyguyu paylaşıyor.

*

Bu vandallık,
Bu vasatlık,
Bu banallik,
Bu sakillik,
Bu ilkellik yetti artık.
Sırtı sıvazlanan lümpen küstahlığından bıktık usandık.

*

Hukuk istiyoruz… Bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine yaşamak istiyoruz.

Yılmaz Özdil

You may also like...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir