Category: Haber

Başbakan Yıldırım’dan İzmir’e imar barışı müjdesi

İzmir’in ilklerin şehri olduğunu aktaran Başbakan Binali Yıldırım ise, “İlk kurşunun atıldığı, istiklal mücadelesinin başlatıldığı ve İstiklal Harbinin zaferle sonuçlandığı şehir İzmir.

Çok partili hayatın denemesinin yapıldığı, demokrasiye inan ve siyasi hayatımıza iz bırakan şehir, Adnan Menderes’in siyasetle buluştuğu şehir. İzmir iktidarımızda birçok yeni hizmetle buluştu. Biz iktidara geldiğimizde çevre yolu yoktu. İzmir’in şimdi 53 kilometrelik çevre yolu var. O da yetmiyor. Şuan İzmir’in bir numaralı sorunu trafik. İzmir’in tüm sorunlarını çözdüğümüz gibi yeni dönemde de çözeceğiz. 24 Haziran yeni bir dönem. Türkiye yönetim şeklinde değişikliğe gitti.

Doğrudan sandıkta vatandaşlarımızın ülkeyi kimin yöneteceğine karar vereceği bir seçim yapacağız” dedi. Yapacakları yeni düzenlemenin müjdesini de veren Yıldırım, “İzmir’in konutlarının yüzde 62’sini ilgilendiren bir düzenleme yapıyoruz. Mülkiyetle, imarla ilgili bir sorun var. Binası var, elektriği yok, ruhsatı yok, mülkiyeti kendisine ait değil. Tüm bunları ortadan kaldıracak ve bu yılların biriktirdiği sorunu çözecek düzenlemeyi önümüzdeki 10 gün içinde çıkarıyoruz. Bununa adı imar barışıdır. Vatandaşımızla barışıyoruz ve şehirlerin daha güzel inşa edilmesi için düzenlemeyi yapıyoruz. Bu imar affı değil imar barışıdır. Son başbakan olsak da İzmir’e olan sevgimiz, hizmetimiz son olamayacak. Bundan sonra da devam edecek” şeklinde konuştu. (Ali Gözeten – Sinan Yeniçeri -İHA)

Çilingir Sofrasından Yeşil Sahalara: Rakıspor – Şarapspor

Kimsenin birbirinin hayatına karışmadığı o eski günlerin, dünyada eşi benzeri bulunmayan bir güzelliği Rakıspor ve Şarapspor. 50 yıl önce başlayan gelenek 80’de aksadı, 2000’de bir maç yapıldı, ertesi yıl Vali “uygun” bulmadı.

Tekel, bundan 50 yıl kadar önce İzmir Bayraklı’ya önce rakı ardından da şarap fabrikası açmış. Rakı fabrikasının çalışanları kendi takımlarına Rakıspor, şarap fabrikasının çalışanları ise Şarapspor adını vermiş. Maçlar oynanırken çilingir sofraları kurulur, taraftarlar tribünlerde, futbolcular ise sahada hem içip hem de oynarmış.

Yüksek alkollü bir masal gibi ama duble rakının bünyedeki etkisi kadar gerçek bir hikaye.

Rakıspor ve Şarapspor’un alkol oranı yüksek tarihiyle ilgili bulabildiğimiz en eski kaynak 8 Aralık 1964 tarihli bu gazete kupürü.

Con Pepe, Topal Süleyman, Atom Niyazi ve diğerleri 1964’ün Aralık soğuğunda İzmir’de bir meyhanede her zamanki gibi çilingir sofralarını kurmuşlardı. Con Pepe’nin sol ayağı protez. Askerde bu ayağı donmuş ve kesilerek hayatı kurtulmuş. Topal Süleyman’ın ise durumunu lakabı özetliyor. Alkol kana karışınca hayallere dalınır, muhabbet körüklenir, genelde ya siyaset ya da futbol konuşulur. Masadaki futbol muhabbeti o kadar hararetli hale gelmiş olacak ki, sabaha kadar içen tayfa, Aralık soğuğunda, tamamen çamurla kaplı sahaya çıkıp maçlarını yapmış. Yaşları almış yürümüş, göbekli, zil zurna sarhoş kocaman adamları çamur içinde maç yaparken çevre halkı görünce hayli olarak olaya ilgi artmış. Rakı fabrikası işçileri ve şarap fabrikası işçileri senede bir kez olmak üzere dünyanın en güzel futbol karşılaşmasını yıllar sürecek olan bir gelenek haline getirmiş.

En afili kural: Maça kesinlikle ayık olarak çıkılmayacak

Kaçan gol olsun.

Maç başlamadan saatler, hatta bir gün öncesinin gecesinden başlanarak Rakıspor oyuncuları rakı, Şarapspor oyuncuları da şaraplarını içmeye başlıyormuş. Maçı izlemeye gelen semt halkı, eş, dost, akraba ve bu efsane olayı kaçırmak istemeyen komşu ilçe sakinleri saha etrafına çilingir sofralarını kurarak karşılaşmayı takip ediyormuş. Hakem başlama düdüğünü çalmadan önce oyuncuların sarhoş olup olmadıklarını kontrol eder, yeteri kadar sarhoş olmayanları kafayı bulmaları için alkol takviyesine yollarmış. Hakem, başlama düdüğünü herkesin zil zurna sarhoş olduğuna emin olduktan sonra çalarmış. Hakem demişken…

Maçı iyi yönetebilmesi için hakem de kafayı buluyor

Sahada bisikletli bir hakem varsa bu kesinlikle Rakıspor – Şarapspor maçıdır.

 

Bu kıyak maçın hakemi de maçtan önce hem rakı hem de şarap içerek karşılaşmaya konsantre oluyormuş. Zaten böyle bir maçı ayık kafayla yönetmeye çalışmak kuyruklu yıldızın üzerine bir duble rakı kadehi indirmek kadar zor bir şey olsa gerek.

“Pislik Erol, Torpido Hasan ve Asansör Levent…” lakabı olmayan oyuncu asla kadroya giremez

Bu maça tanık olanlar, gülmekten karşılaşmayı takip edemediklerini söylüyor.

50 yıllık maziye sahip, Rakıspor – Şarapspor maçına çıkan her oyuncunun kendi özelliklerine has bir lakabı vardı. Geçmişte yapılan bir karşılaşmanın kadrosuna gülümseyerek göz atalım. Rakıspor; Adolf Hulki, Yörük Mustafa, Gececi Metin, Salhane Memduh, Ayı Adnan, Zarbo Çelik, Başçavuş Ali, Kıvırcık Kamil. Şarapspor ise; Ruh Hasan, Berbat Sıtkı, Yorgan Hikmet, Yavru Güngör, Böcek Emin, Zorzo Ahmet, Hacı Fuat, Yanki Mehmet, Reno Ahmet ve Polis Engin.

80 Darbesi: “Zor”unlu ara

İki takım da zil zurna olduğu için karşılaşmalar genellikle ya yarıda kalıyor ya da bir kazanan çıkmıyordu.

Fabrikalar kapansa da, Rakıspor ve Şarapspor maçlarına devam etti. Ama 80 Darbesi karşılaşmaya uzun yıllar sürecek olan bir mola verdi.

80’lerin ilk yıllarına kadar oynanan Rakıspor – Şarapspor maçları o kadar meşhur oldu ki, alkolün kokusu Alman RTL kanalına kadar gitti. Kanal bu efsane maçlar hakkında kısa bir belgesel çekti.

Milenyum’da sahaya yeniden çilingir sofrası

Kalecinin, kaleci olduğunu anlaması için üzerine “kaleci” yazmışlar.

Karaciğer dinlendirecek, uzun yıllar süren bir moladan sonra 2000 yılında iki takım tekrar sahaya çıktı

Dönemin Karşıyaka Belediye Başkanı Şebnem Tabak’ın desteğiyle geleneksel karşılaşma hakem Torik İsmet’in düdüğünü çalmasıyla tekrar oynandı. Uzun yıllar özlenen karşılaşmada tribünlerde taraftarlar, sahada hakem ve futbolcular kafaları bularak özlem giderdi, yerlerde yuvarlandı, davullar çaldı, zurnalar ise hiç susmadı.

Vali izin vermedi

Şarapspor, kafa olarak da tam kadro güzellikte.

Bir sonraki yıl oynanacak olan Rakıspor – Şarapspor maçına vali izni çıkmadı, efsane mazide kaldı.

Dünyanın en güzel iki takımının, belki de gelmiş geçmiş en güzel futbolu oynadıkları sahalarda bugün ya bir rant kavgası vardır ya da bölge çoktan kapılmıştır. Daha önce Kordon’da içki yasağı da koyan Vali Alaaddin Yüksel’in talimatıyla tekrar gelenekselleşmesi düşünülen, 50 yıllık maziye sahip Rakıspor – Şarapspor maçları günümüzde mazide kaldı. Bayraklı mahallesinin 2001 yılında muhtarlığını yapan Necdet Sivarioğulları ise yasaktan sonra tepkisiyle böyle güzelliklere karşı günümüzde verdiğimiz değeri gösteriyor “Eskiden bu karşılaşmalar davullu zurnalı kutlanırdı. O zamanlar belediye başkanları ve valiler bile büyük bir ilgiyle karşılaşmayı izlerlerdi. Bu müsabakanın hiçbir kötü tarafı olamaz”. (CÇ/HK)

* Cihan Çimen, gazeteci, halen listelist.com sitesinin editörü. Bu yazı daha önce listelist.com‘da yayınlandı.

Not: Cihan Çimen yazısını “Rakıspor ve Şarapspor’dan hayata röveşata atan tüm sevenlere geliyor” notuyla Bülent Ersoy’dan “Sefam Olsun” ile bitirmişti. Bizim önerimiz aşağıda: Müslüm Gürses’ten “Yaz Demedim Kış Demedim”  adlı Urfa türküsü; çoğumuz “Rakı İçtim Şarap İçtim” olarak biliriz…

İzmir’de dayak yiyen koca daha fazla dayanamadı!

İzmir’in Çeşme ilçesinde yaşayan ve bir havayolu şirketinde tekniker olan R.D.’nin, kendisine şiddet uyguladığını öne sürdüğü bir yıllık eşi ev kadını H.N.D. hakkında, ‘yaralama’ suçundan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Çeşme’de oturan R.D., geçen yıl mart ayında H.N.D. ile dünya evine girdi. Ancak kısa süre sonra çift arasında kavgaya varan tartışmalar yaşandı. Evliliklerinin ilk gününden beri sorun yaşadıklarını, eşinin sürekli kendisine şiddet uyguladığını ileri süren R.D., geçen ocak ayına avukatı Ayşe Esra Ünlü Polat aracılığıyla İzmir Aile Mahkemesi’ne başvurarak boşanma davası açtı. Kısa evlilik sürecinde yaşadıklarını anlatan R.D., eşinin kendisine sürekli şiddet uyguladığını, dövdüğünü, yüzünü tırmaladığını, testislerini sıkıp bağırttığını öne sürdü. Eşinin bir gece kahve ve çay yapmayı reddedip tartışma çıkardığını, kendisini bir odaya kilitlediğini ileri süren R.D., yaşadıklarına yakın çevresinin de bizzat tanık olduğunu söyledi. R.D., eşinin bu davranışlarından dolayı defalarca hastaneye gitmek zorunda kaldığını, psikolojik tedavi görüp, destek aldığını belirtti.

TESTİSLERİMİ SIKTI

Avukatı Ayşe Esra Ünlü Polat da hazırladığı dava dilekçesinde, müvekkilinin bir gün koltukta istirahat ederken, karşı koymasına, canının acıdığını söylemesine rağmen, eşinin testislerini sıktığını öne sürerek, “Bu durumu bir daha tekrarlamaması için konuştuğu zaman da vurarak, dövmeye başlamıştır. Müvekkilim kaçmaya çalışırken, odanın kapısını kilitlemiştir. Kapıyı açamayan müvekkilim camı kırarak odadan çıkmıştır. Odadan çıkmayı başarmasına sinirlenen davalı taraf, müvekkilimin başına sehpa fırlatmıştır. Müvekkilim başına aldığı darbe nedeniyle hastaneye gitmeye çalışırken, buna bile engel olmaya çalışmıştır. Bu darp olayı ile ilgili adli tıp raporu dilekçemiz ekinde delil olarak ibraz edilmiş olup, müvekkilimin darp olayı nedeniyle yapmış olduğu suç duyurusuna istinaden İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nda soruşturma halen daha devam etmektedir” dedi. Avukat Polat, çift arasındaki WhatsApp yazışmalarını da delil olarak sunup, bunların da incelendiğinde müvekkilinin haklı olduğunun ortaya çıkacağını ileri sürdü. R.D. için evliliğin çekilmez bir hal aldığını belirten Avukat Polat, çiftin boşanmalarına, H.N.D.’nin 150 bini maddi, 150 bini manevi olmak üzere müvekkiline toplam 300 bin TL tazminat ödemesine karar verilmesini istedi.

SÜREKLİ UYUYOR DEDİ, 250 BİN TL TAZMİNAT İSTEDİ

Kocasının suçlamalarına karşılık H.N.D. de karşı harekete geçti. Kocasının dayak ve şiddet iddialarını kabul etmeyen H.N.D., eşinin işten döndükten sonra hazırladığı yemekleri yemediğini, çayını içmediğini ve hemen uyuduğunu ileri sürdü. Bunun yanı sıra sürekli alkolaldığını eve de kuzenleriyle geldiğini dava dilekçesinde anlattı. Dilekçesinde, eşinin kendisiyle ilgilenmediğini söyleyip iftiraya uğradığı gerekçesiyle 250 bin TL’lik tazminat davası açtı. H.N.D. ayrıca eşinden boşanmak istediğine de dilekçesinde yer verdi.

YARALAMA SUÇUNDAN DAVA AÇILDI

Karşılıklı suçlamalar ve davalar sürerken, savcılık olayla ilgili yürüttüğü soruşturma sonrasında iddianamesini hazırladı. İddianame ile H.N.D. hakkında basit yaralama suçundan 1 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. H.N.D.’nin önümüzdeki günlerde İzmir 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ceza davasında hakim önüne çıkacağı belirtildi.

Karşıyaka Anıtı açılıyor…

Karşıyaka’nın son aşamasına gelinen simgesi “Karşıyaka Anıtı” olarak bilinen “Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı” 12 Mayıs’ta törenle açılacak.

Gerekli izinlerin alınmasıyla yenilenen ve daha görkemlisi yapılan anıtın 12 Mayıs günü düzenlenecek törenle açılacağını belirten Karşıyaka Belediyer Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, bugün anıt inşaatını Karşıyaka Kaymakamı Sadettin Yücel, Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcısı Kazım Arapoğlu ve resmi, özel daire müdürleriyle birlikte gezdi.

Akpınar burada bilgi verirken şöyle dedi:
“Anıtın adı Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtıdır. Alan düzenlemesi ile bütünleşen yapıtta, geleneğin dışından bir biçimlendirmeye gidilmiştir. Her yönden gelinip içinden geçilebilen, içindeki yazıların okunabilen, seyirci ile bütünleşen bir anıt olması düşünülmüştür. Atatürk ve O’nun belli başlı ilkelerini de simgeleyen bu dikit plaklar bronz bir kuşakla sıkı sıkıya kucaklanmıştır. Üzerinde Ulu Önder Atatürk, annesi Zübeyde Hanım, mermi taşıyan cefakar Türk Anası, Cumhuriyet ve Demokrasi ile başlayan seçme, seçilme ve her dalda yetişen ve uğraş veren Türk Kadınları (öğretmen, hukukçu, kimyager gibi) simgeleyen kabartma figürler vardır. Yıllar içerisinde yıpranan ve -ağır hasarlı- raporu verilen “Atatürk, Annesi ve Kadın Hakları Anıtı”nı baştan sona yenilendi. Karşıyaka’nın simgesi olan yapı, planlanan projeyle daha modern ve görkemli hale getirildi. Hepimiz için büyük değer taşıyan bu yapıyı adına ve anlamına layık görünüme kavuşturmak, kentimize ve halkımıza karşı duyduğumuz sorumluluğun gereğidir. Anıtımızı çok daha güçlü olarak gelecek nesillere taşıyacağız. Anıt 40 metre yüksekliğinde ve yepyeni dolgu alanıyla birlikte de meydan kazandık. Geceleri let ışıklarla süslenecek olan anıt Karşıyaka’nın yüz akı olacak”

Kaynak : karsiyakahaber.com

İzmir’de Hoş Vakit Geçirebileceğiniz Gürültü Kirliliğinden Uzak 11 Mekan

Ülkemizin en güzel şehirlerinden biri olan İzmir, her ne kadar çok sevilse de bazen kalabalığı yüzünden çekilmez bir hal alabiliyor. Özellikle sakin bir yerde oturup, hoş vakit geçirmek bazen zor olabiliyor. İşte bu içeriğimizde gürültü kirliliğinden uzak kalabileceğiniz ve İzmir’de hoş vakit geçirebileceğiniz mekanları derledik.

11. Figüran Cafe

​Küçükpark’ta bulunan Figüran Cafe, ambiyansı, sıcakkanlı ve samimi ortamıyla son zamanlarda çok tercih edilen ve popülerliği artan mekanlardan biri oldu. Bir yandan birbirinden leziz yemekleri yerken bir yandan da kaliteli müziklerle ruhunuzu besleyebilirsiniz.

Figüran Cafe sunum konusunda fark yaratan mekanların başında geliyor. Mekanın spesiyalleri ise diğer mekanlardan kendini ayıran en önemli unsurlardan. Göze hitap eden bu yemekleri yemeye kıyamayacağınıza bahse girerim. 

Kendinizi evinizin rahatlığında hissedeceğiniz bu şirin cafede Küçükpark’ın hengamesinden kaçıp huzuru bulabilirsiniz. Üstelik fiyatlar gayet uygun ve öğrenci dostu. Doğum günü vb. organizasyonlarınız için birebir. Mutlaka uğramanız gereken mekanların başında geliyor.

Adres: Kazımdirik Mah. 161 Sk. No:1/A Bornova / İzmir

Foursquare bilgileri: Figüran Cafe

10. Cafe Rezine

​Yine Küçükpark’ta kıyıda köşede saklı gizli hazine mekanlardan biri de Cafe Rezine. Süvari caddesinin en eski cafelerindendi. Mekanın ismi Slovenya’nın özel tatlısı Kremne Rezine’den gelmektedir ve bu tatlıyı yiyebileceğiniz İzmir’deki tek mekandır. Bir yediğinizde unutamayacağınız bu enfes tatlıyı mutlaka denemelisiniz.

Mekan dekoruyla göz zevkinize hitap ederken, mekan sahibinin kendi seçtiği kaliteli şarkılarla da kulağınıza hitap edecektir. Yaklaşık 50 çeşit aromalı kahve bulunan bu yerde soğuk kış günlerinde kitabınızı okurken bir yandan da kahvenizi yudumlamak sizi Küçükpark’ın gürültüsünden çok farklı bir dünyaya götürecektir. Yemek konusunda ise gözünüz kapalı menüden istediğinizi seçebilirsiniz kesinlikle pişman olmayacaksınız.

Adres: Süvari Caddesi Park Apartmanı No: 14-B Bornova / İzmir

Telefon: 0232 342 4176

Foursquare bilgileri: Cafe Rezine

9. Tenten

​Alsancak’ta bir sokağa gizlenmiş ve size adeta farklı bir dünyanın kapısını açan bu şirin ve huzurlu mekanda güzel müzikler eşliğinde sevdiklerinizle sohbet edebilirsiniz.

Öncelikle dekor ve ambiyansı ile Alsancak’taki mekanlardan farkını ortaya koyuyor.

Mekandaki masalardan tutun da bardak altlığına kadar her şey el yapımı ve kendileri yapmışlar. Sahibinin zamanında sahaflık yapmasından dolayı mekan ayrıca bir kitapcafe. Buraya 3 kitap getirmeniz karşılığında ücretsiz çay veya kahvenizi bile alabilirsiniz. Mekanın meşhur közde kahvesine bayılacaksınız, sunumları ise iştahınızı kabartacaktır. Ayrıca kafede gördüğünüz her şey satılıktır.

Adres: Gönül Yazar 1483 Sokak (Kıbrıs Şehitleri) İzmir

Telefon: 0532 177 3724 

Foursquare bilgileri: Tenten

8. More Coffee & Tea

​Küçükparkta bulunan bu mekan son zamanlarda popülerliğini arttırmaya başladı. Kendinizi evinizdeymış gibi hissedeceğiniz bu mekanda birbirinden hoş, sakin müzikler eşliğinde kahvenizi içmek size pozitif enerji verecektir.

Çok çeşitli kahveleri ile her damak zevkine hitap etmesinin yanında özellikle sıcak yaz günlerinde bir limonata içmenizi de tavsiye ederim. Cold brew, espresso ve cortado en beğeneceğinizi düşündüğüm lezzetlerden.

Adres: Kazımdirik, 175. Sk. No:17, 35100 Bornova/İzmir

Telefon: 0532 650 3926

Foursquare bilgileri: More Coffee & Tea

7. Uggla Coffee

​Bostanlı’da açılan ve kısa bir sürede Bostanlı’nın gözde mekanları arasına giren mekanda kaliteli zaman geçirmeniz mümkün. Etiyopya, Guetamala, Costa Rica, Yemen, Colombia gibi yöresel kahveler; özel kavurma, demleme ve öğütme teknikleriyle hazırlanıyor.

Kahve çeşitliliği mekanın en önemli özelliklerinden. Özellikle Karşıyaka’da yaşayan ve güzel bir kahve eşliğinde hoş vakit geçirmek isteyenlerin Alsancak’a gitmesine gerek kalmadığını belirtelim. Güler yüzlü hizmeti ile de tekrar gelmek isteyeceğiniz bir mekan olacaktır.

Adres: No:470/1C (Cemal Gürsel Caddesi) Karşıyaka

Telefon: 0530 354 7034

Foursquare bilgileri: Uggla Coffee

6. 80’s Cafe

​Bostanlı’da bulunan bu mekan sizi çocukluğunuza götürüp size nostaljik dakikalar yaşatacaktır. Mekanda bulunan bütün eşyalar ve arka plandaki 80’ler şarkıları adeta bir zaman makinesi etkisi yaratıyor. Bir kere gelindikten sonra burayı daha önce keşfetmeliymişim diyeceğinize eminim.

İster yalnız başınıza gidip kitap okuyup güzel vakit geçirin, isterseniz de arkadaşlarınızla rahatça sohbet edin. Mekan sahibinin sevimli kedisi ise mekanın adeta maskotu. Ev yapımı kekleri, kurabiyeleri ve demlikle gelen çayı gerçekten harika.

Adres: 2008 Sk 1a Bostanlı / İzmir

Foursquare bilgileri: 80’s Cafe

5. No:42

​İçeriğin olmazsa olmazlarından biri tabii ki de de popülerliğini her geçen gün daha da arttıran No:42. Bir cafe olmasının yanında bir dükkan ve atölye de olan bu mekana birçok sebepten uğramanız mümkün.

Alsancak’tan adeta saklanan, gizemli ambiyansıyla merak uyandıran bu mekanda birçok etkinlik var. Plak dinletisi ve satışından tutun da panayır etkinliğine kadar sanatsal aktiviteler bulunuyor. Arka bahçede ise nefis bir sıcak çikolata eşliğinde keyifli arkadaş sohbeti yapabilirsiniz. İzmir’in son gözdelerinden biri olan bu mekana da uğramanız tavsiye edilir.

Adres: 1462 Sok. No:42 Alsancak / İzmir

Telefon: (0232) 421 3542

Foursquare bilgileri: No:42

4. Cafe Tea House

​Karşıyaka’da bulunan Cafe Tea House mutlaka uğramanız gereken yerlerden ve adı gibi gerçek bir çay evi. Yine şık dekoru ve samimi ortamıyla dikkat çeken mekanlardan. Eğer farklı çayları denemeyi sevenlerdenseniz burası sizin için idealdir.

Dünyanın farklı yerlerinden gelen bitkilerle yapılan çaylar sunumları ile de dikkat çekiyor. Ayrıca ev yapımı poğaça, kek, kurabiye gibi lezzetleri de çayın yanında size damak ziyafeti yaşatıyor. Özellikle de sabah kahvaltısı için gelinmesi gereken yerlerden.

Adres: Tuna mahallesi Salah Birsel sok. (Akbank Sokağı) No:60A /1 Karşıyaka –İZMİR

Telefon: 0232 381 60 65

Foursquare bilgileri: Cafe Tea House

3. Kırkmerdiven

​Eski bir taş evin cafeye dönüştürülmesiyle ortaya çıkan bu harika mekan İzmir’deki büyük bir boşluğu dolduruyor. Mekanın içinde çok farklı bir enerji var ve farkında olmadan size mutluluk getiriyor adeta. Mini konserleri ve atölye çalışmaları gibi etkinlikleri ile de güzel vakit geçirmenizi sağlıyor.

Öğrenci dostu fiyatlarıyla da kendini sevdiren bu yerin birbirinden leziz yemeklerine bayılacaksınız. Özellikle kendine özgü kumrusu ve limonatası kesinlikle tavsiye edilir. Tarihi asansöre gezmeye geldiğinizde oturup soluklanmanız ve güzel yemekleriyle karnınızı doyurmanız için ideal bir yer.

Adres: 305. Sokak No:59/A Karataş / İzmir

Telefon: 0232 482 0073

Foursquare bilgileri: Kırkmerdiven

2. Poetika Babıali Kahvecisi

​Alsancak’ın gürültüsünden uzaklaşmak isteyenlerin uğrayabileceği mekanlardan biri de Poetika Babıali Kahvecisi. Şiir dokulu atmosferiyle kaliteli zaman geçirmek isteyenlerin tercih ettikleri yerlerden.

Oldukça geniş menüsü ile de damağınıza hitap etmeyi başarıyor bu şirin yer. Menüyle beraber şiir getirilmesi ise sanatseverleri kendine çekiyor. Üstelik bu kaliteye oranla fiyatlar ise gayet uygun. Çalışanların samimiyeti ise sizi arkadaş ortamındaymışcasına rahat ettiriyor. Uğrayıp güzel yemeklerinden tatmanızı tavsiye ederim.

Adres: Can Yücel Sok No 7/A Alsancak – İZMİR

Telefon: 0232 4631451

Foursquare bilgileri: Poetika Babıali Kahvecisi

1. Münire

İçeriğin en değişik mekanlardan birisi de Alsancak’ta bulunan Münire. Yine Alsancak’ın gürültüsünden kopup kafa dinlemek isteyenler için harika bir yer.

Münire bir eskici, gazozcu ve kahveci. Size sunduklarıyla da hakkını sonuna kadar veren bir mekan. Kendini İzmirlilere çoktan ispatlamış samimi ve sıcacık bu mekanda Türkiye’nin dört bir yanından gelen onlarca çeşit gazozu bulabilirsiniz. Ayrıca dağ çilekli Türk kahvesi denenmesi gerekenlerden.

Mekanın bir başka farklı özelliği ise oturduğunuz sandalye dahil her şeyin satılık olması. Duvarda gördüğünüz nostaljik objeler size geçmişe yolculuk yaşatacak. Daktilodan gaz lambasına kadar ne ararsanız bulabilirsiniz. Huzurlu saatler için uğranması gereken yerlerden.

Adres: 1484 Sok. No:4, Alsancak (Kıbrıs Şehitleri Cad. Garanti Bankası Sokağı) -İzmir

Telefon: 0535 259 6846

Foursquare bilgileri: Münire

Dünyada suçun işlenmediği ve işsizliğin olmadığı tek köy

İspanya’da bir köy, ne ekonomik krizle ne de bunun gibi birçok etkenlerle boğuşuyor. Burası her şeyin komün ilkeleriyle idare edildiği Marinaleda köyü… 3 binden az nüfusa sahip Marinaleda köyünde işsiz kimse yok hatta suç olmadığı için polis bile yok… İşte ilginç köy Marinaleda…

Dünyada suçun işlenmediği ve işsizliğin olmadığı tek köy
30 yılı aşkın süredir sosyalist ideallere göre yönetilen Marinaleda köyü, bizzat belediye başkanı tarafından ‘Barış için bir ütopya’ olarak adlandırılıyor. Marinaleda, İspanya’nın güneybatısında yer alan Endülüs Özerk Bölgesi’nin, Sevilla iline bağlı bulunan küçük bir beldesi. 25 kilometrekarelik alana kurulan Marinaleda’da, 2014 yılındaki nüfus sayımına göre sadece 2 bin 748 kişi yaşıyor.

Marinaleda’nın tarihi şimdi belediye kapsamında olan topraklarda, insan yerleşiminin ilk belirtileri olan yaklaşık 5 bin yıl önceye gidiyor. Bölgede taş aletler, tohumlar ve yerleşim yerlerinin izleri bulunmuş.

Ancak bu beldeyi diğerlerinden farklı kılan bir özelliği var: Yönetim şekli… Marinaleda, 30 yılı aşkın süredir Birleşik Sol Parti’li sosyalist belediye başkanı Juan Manuel Sánchez Gordillo tarafından yönetiliyor.

Marinaleda’nın bugünkü noktaya taşınan öyküsü Franco’nun 1975 yılında devrilmesine kadar uzanıyor. Franco rejiminin 1975 yılında devrilmesinden sonra kurulan ‘Tarım İşçileri Birliği’ sosyalist belediyenin ilk nüvesini oluşturuyor.

Demokrasiye geçişin ardından yapılan ilk yerel seçimlerde, 11 sandalyeli belediye meclisinin dokuzunu İşçiler Birliği Kolektifi kazanıyor. Ardından açlık grevleri, eylemler, işgaller yoluyla, yıllarca sürdürülen mücadeleler sayesinde El Humoso adlı 1200 hektarlık çiftlik 1991 yılında kamulaştırılıyor.

Kamulaştırılan ve işçi kooperatifine devredilen tarla ve çiftlikleri işçiler yönetiyor. Marinaleda’da 2 bin 650 işçinin çalıştığı kooperatif, tarımsal üretiminin her türlü operasyonundan sorumlu.

Akdeniz iklimine uyacak biçimde zeytin ve turunçgillerle birlikte, buğday, bakla, brokoli, biber gibi ürünler de yetiştiriliyor. Marinaleda köyündeki tarlalarda çalışan herkes günde altı saat karşılığında 47 Euro (yaklaşık 180 TL) kazanıyor.

Elde edilen gelirlerin kalanıyla beldenin ihtiyaçları karşılanıyor. Spor tesisleri, yeşil alanlar ve ‘Kendin inşa et’ isimli ucuz konut projesinin yapımında kullanılıyor.

1970’lerin sonlarında beldedeki işsizlik oranı yüzde 60 dolayındadır ve Marinaleda ciddi düzeyde bir yoksulluk vardır. Bugün ise tek bir işsiz dahi yok! Hatta 2008 yılında İspanya’yı da çok büyük ölçüde etkileyen küresel ekonomik kriz beldeyi hiç etkilemedi. Günümüzde ise Marinaleda işsiz kimse yok ve krizden sonra birçokları tarafından örnek bir model olarak gösterildi.

‘Kendin inşa et’ programıyla aylık sadece 15.52 Euro’ya (Yaklaşık 60 TL) ev sahibi olmak mümkün. Tek şart evinizin inşaatında çalışmanız. Belde sakinleri, evler için kira öder gibi aylık 15.52 Euro (yaklaşık 60 TL) ücret ödeyerek ev sahibi oluyorlar. Evin yapımı için gerekli her türlü malzeme ve araç – gereç ise işçi kooperatifinin kasasından karşılanıyor. Tek şart ev sahibi olacak kişinin evin inşaatında çalışması. Beldedeki birçok ev bu usulle inşa edilmiş. Evler fiyatına göre ise hayli konforlu: 92 m2, 2 katlı, 3 odalı evlerin ayrıca 100 m2 bahçesi ve garajı var.

Marinaleda eğitim, Endülüs Bölgesi’nin müfredatına göre işleniyor ancak ders dışı aktivitelerde vatandaşlık eğitimi, bahçecilik gibi beldenin toplumcu idealine uygun eğitimler veriliyor.

En ilginci: Marinaleda’da polis yok! Belediye bir polis teşkilatına sahip değil. Buna karşın herhangi bir suç ve ayrımcılık da bulunmuyor. Bu durumu baskıyı değil, sivil hakları ve bilinci önemsemeleriyle açıklıyorlar. Ayrıca bir polis teşkilatı kurmayarak senede 350 bin Euro (yaklaşık 1.3 milyon TL) tasarruf ediyorlar.

Kaynak: Hürriyet Haber

İzmirliler İnternet Üzerinden Nasıl Alışveriş Yapıyorlar?

İnternet üzerinden bir şey alırken İzmirliler ne için ve ne kadar para harcıyorlar? E-ticaret şu aralar ekonominin en hızlı büyüyen dallarından biri halinde. 2017’de Dünya genelinde online alışveriş bir önceki yıla oranla %24 artış gösterirken, internet kullanan Türklerin %43’ünün internet üzerinden alışveriş yaptığını görüyoruz.

E-ticaret şu aralar ekonominin en hızlı büyüyen dallarından biri halinde. 2017’de Dünya genelinde online alışveriş bir önceki yıla oranla %24 artış gösterirken, internet kullanan Türklerin %43’ünün internet üzerinden alışveriş yaptığını görüyoruz.

Peki İzmir’deki e-ticaret aktivitesi özellikle Türk tüketicilere bakıldığında nasıl durmaktadır?

Kullanıcı cihazları başına kaç para harcandığı, e-alışverişin en yoğun olduğu ayları, haftanın en popüler günlerini ve hatta günün en popüler saatlerini anlamak amacıyla 2017 yılında kullanıcılar tarafından yapılmış birkaç milyon online alışverişi inceledik. Raporumuz, İzmir’in Türkiye geneline göre ne durumda olduğunu anlamaya yardımcı olacaktır.

İzmir’in İstatistikleri

İzmir şehrinde internet kullanıcıları, alışılageldik masaüstü bilgisayarlardan ya da laptoplardan ziyade mobil cihazları tercih ediyorlar – Analiz ettiğimiz işlemlerin 65%’si akıllı telefonlardan yapıldı. Alımların yaklaşık 33%’u bilgisayarlardan yapılırken sadece – şaşırtıcı değil ama – 2%’u tabletlerden yapılmıştır.

Ortalama harcamalara gelince; tablet kullanıcıları en az para harcayanlar olurken -175,32TL’nin biraz üzeri – bilgisayar kullanıcıları 186,14 TL ile ikinci sırayı alıyorlar. Kazananımız ile ortalama 236,66 TL ile mobil kullanıcıları oluyor. Burada Android ve iOS kullanıcıları arasındaki farkı da belirtmemiz gerekiyor: 242TL IOS, 231TL Android.

Ayları karşılaştırırken, Nisan, Kasım ve Aralık aylarında alışveriş aktivitesinin en yüksek olduğu dönem olarak görülüyor. Bunun yanında şunu da belirtmeye ihtiyaç duyuyoruz; Kasım ayında, Black Friday ve Cyber Monday’ın kutlandığı dönem olduğu için alışveriş aktivitesinin artmasını gözlemekteyiz.Türkiye genelinde Kasım ayında ortalama sepet tutarı 175 TL olarak ortaya çıkmaktadır.

Izmir şehrinde yaşayan internet kullanıcıları online alışverişte en çok para Ağustos ayında harcıyorlar, ortalama sipariş değeri 278 TL’ye çıkıyor.

Izmir şehrinde yaşayanlar arasında haftanın hangi günü en alışveriş yapmak için en popüler? Hem bilgisayar hem mobil kullanıcıları en çok Cuma ve Cuma günleri alışveriş yapmayı tercih ediyorlar.

Olayın üzerinde titizlikle durmak adına 24 saati gece, gündüz, gün içi ve akşam olmak üzere 4’e böldük ve günün hangi bölümünde daha çok alışveriş yapılıyor ona baktık. Türk kullanıcılar toplam alışverişlerin sadece %12.64’ünü geceleri (gece yarısından 06:00’a kadar) yapıyorlar. Bu oran gündüzleri (06:00 – 12:00) %15.11’e, gün içi (12:00 – 18:00) %33.54’e ve akşamları (18:00 – 24:00) tepe noktasına çıkıyor – Türkiye’de günlük online siparişlerin %38.7’si bu saatler arasında yapılıyor.

İzmir’de internet üzerinden en çok giyim, ayakkabı ve elektronik ürünleri satın alınıyor.

İzmir Vs. Türkiye

İzmir, Türkiye genelinde bakıldığında, e-ticaret hacminin önemli bir kısmını karşılıyor gibi görünüyor. İzmirliler internet alışverişinde 199 TL ile Türkiye geneli ortalamasından neredeyse 32 TL daha fazla harcıyor. Aynı zamanda İzmirli mobil kullanıcıların sepet tutarı, bilgisayar kullanıcılarının 186 TL’sine kıyasla, 51 TL önde çıkıyor – Neredeyse 237 TL. (Bu fark İzmir’den bir üst sırada bulunan Adana’ya göre oldukça az – 130 TL) Ayrıca ortalama bir İzmirli mobil kullanıcısın sepet tutarı, Türkiye mobil ortalamasından yaklaşık 76 TL daha fazladır. Daha da derine inersek, Adanalı Android kullanıcısının sepeti, İOS kullanıcısının sepetine göre yaklaşık 11 TL daha azdır.

Gelin bir de genel sıralamaya bakalım. İlk sırada 255 TL’lik ortalama sepet tutarı ile Muş geliyor. 2. Sırada 242 TL ile Muğla gelirken, İzmir’i 199 TL’lik tutarı ile yedinci sırada görüyoruz.

Muş – 255 TL

Muğla – 242 TL

Diyarbakır – 233 TL

Gaziantep – 207 TL

Iğdır – 204 TL

Adana – 202 TL

İzmir – 199 TL

Antalya – 198 TL

Şanlıurfa – 196 TL

Erzurum – 193 TL

Araştırma linki: https://www.picodi.com/tr/oneriler/izmirliler-internet-uzerinden-nasil-alisveris-yapiyorlar

İzmir’de Hafta sonu hava nasıl olacak. 5 günlük hava tahmini

İzmir’de mevsim normallerinin 5 ile 10 derece üzerinde seyreden hava önümüzdeki günlerde de bu grafiği bozmayacak. Hafta sonu yer yer bulutlu bir hava olmasına rağmen hava sıcaklığı 31 dereceye kadar çıkıyor.

İzmir’in bugün dahil olmak üzere önümüzdeki 5 gün hava sıcaklığı şu şekilde;

700 sivili katlettiler… Yakalandılar! İzmir’i kana bulayacaklardı!

İzmir de polisin düzenlediği operasyonda, DEAŞ terör örgütünün komutanlarından olan ve Suriye deki Şaidat bölgesinde 700 sivilin katledilmesinin sorumluları arasında gösterilen K.E.H. nin de aralarında bulunduğu Suriyeli 4 kişi yakalandı.

DEAŞ terör örgütünün Suriye’deki komutanlarından olan K.E.H.’nin İzmir’de olduğu bilgisi üzerine, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat ve Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, İzmir MİT Bölge Başkanlığı’nın koordinesinde operasyon düzenledi. Operasyonda yakalanan K.E.H.’nin terör örgütünün Suriye’nin Deyrizzor şehri ve çevresinin sözde komutanı olduğu belirtildi. Suriye’deki Şaidat bölgesinde 14 Aralık 2017’de 700 sivilin DEAŞ tarafından katledilmesinin sorumluları arasında gösterilen K.E.H.’nin, ayrıca örgütün sözde lideri Ebubekir El-Bağdadi’nin en yakın adamı olan ve Bağdadi öldükten sonra halefi olarak gösterilen, örgüt içinde de kafa keserek sözde infaz videoları yayınlanan Saddam Cemal’in akrabası olduğu tespit edildi.

Operasyon kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Suriye’de düzenlediği operasyonlardan kaçan DEAŞ terör örgütünün üst düzey yöneticisi oldukları belirlenen M.M., M.E.Z. ve Ö.M. de İzmir’de yakalandı. Yakalanan şüpheliler sorgulanmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürüldü. (DHA)

 

Ege’de Korkutan Deprem

Kandilli Rasathanesi tarafından yapılan ölçümlere göre merkez üssü Denizli’nin Honaz ilçesi olan bir deprem meydana geldi. Depremin büyüklüğü 4.5 olarak ölçüldü.

Denizli’de meydana gelen deprem AFAD tarafından 4.2 büyüklüğünde ölçülürken, Kandilli Rasathanesi ölçümlerine göre depremin büyüklüğü 4.5 oldu.

SON DEPREMLER

Yaşanan depremlerin saatini ve şiddetini anlık olarak takip etmek mümkün. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü Bölgesel Deprem- Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi(BDTİM) tarafından kaydedilen depremlere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.