Category: Haber

İzmir’de çevresel hareket

20 araçlık tam elektrikli otobüs filosunu kuran İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu araçlar için gerekli elektriği de ESHOT’un atölye çatılarına kurduğu güneş enerjisi santrali ile karşılıyor. Ağustos’ta çalışmaya başlayan santralde üretilen elektrik enerjisi ile 300 bin liralık tasarruf sağlandı; atmosfere 320 tonluk karbon salımı engellendi. 1 yılda 30 milyona yakın yolcu taşıyan filo sayesinde, toplu ulaşımında 449 bin litre daha az akaryakıt kullanıldı.

Başlattığı çevre yatırımlarıyla yerel yönetimler arasında özel bir yere sahip olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, toplu ulaşımda da “yeşil devrime” imza attı. Büyükşehir Belediyesi, çevreci gemiler ve tramvay, metro, banliyö gibi raylı sistem projeleriyle başlattığı karbon salımını düşürme yönündeki adımlara, elektrikli otobüslerle birlikte yeni bir boyut kazandırdı. 20 adet elektrikli otobüs ile “Türkiye’nin toplu ulaşımda hizmet veren en büyük tam elektrikli” otobüs filosuna sahip olan ESHOT Genel Müdürlüğü, bu araçları yine kendi ürettiği elektrikle çalıştırıyor.

ESHOT’un Buca’daki atölye binalarının çatılarında toplam 10 bin metrekarelik alanda kurulan güneş enerjisi santrali, Ağustos 2017’de tam kapasiteyle enerji üretimine başladı. 7 aylık sürede 650 bin kilovat elektrik enerjisi üretilerek 300 bin liralık tasarruf sağlandı. Bu üretim değeriyle 8 bin ağacın bir günde filtreleyeceği miktara eşit olan 320 tonluk karbondioksit salımının da önüne geçilmiş oldu.

3 bin 680 adet fotovoltaik panelden oluşan güneş enerjisi santrali, yıllık yaklaşık 1 milyon 380 bin kilovat elektrik enerjisi üretecek. Böylelikle yılda ortalama 5 bin tonluk karbon salımının önüne geçilecek.

ESHOT’un elektrikli otobüsleri atölye, garaj ve son duraklar olmak üzere 12 noktada şarj ediliyor. Ayrıca üretilen elektrik, ESHOT’un Buca’daki atölye ve binalarında da kullanılıyor.

Akaryakıttan da tasarruf

İlk sefere başladığı 2 Nisan 2017’den bu yana 30 milyona yakın yolcu taşıyan elektrikli otobüs filosu sayesinde İzmir’in toplu ulaşımında 448 bin 788 litrelik akaryakıt kullanımından da tasarruf edilmiş ve 1203 ton karbondioksit salımının önüne geçilmiş oldu. Yaklaşık bir yıllık süre içinde akaryakıtla çalışan otobüslerin yaratacağı salımı temizleyebilmek için 30 bin 197 ağaca gereksinim duyulacaktı.

Ayrıca ESHOT bütçesinde ciddi bir pay alan yakıt, bakım, onarım ve işletme giderleri de, güneş enerjisi santralinin hayata geçmesiyle büyük oranda düşmeye başladı.

Güzel bir gelecek için

Avrupa Birliği Komisyonu bünyesinde oluşturulan ve temel amacı “küresel ısınmayla savaşan bir dünya için yenilenebilir ve temiz kaynakların kullanımını özendirmek ve desteklemek” olan Başkanlar Sözleşmesi’ne (Covenant of Mayors- CoM) 2015 yılında taraf olan İzmir Büyükşehir Belediyesi, sözleşme gereği yereldeki tüm paydaşlarla birlikte 2020 yılına kadar sera gazı salımını en az yüzde 20 azaltmayı taahhüt etmişti. İzmir’in yerel yönetimi, raylı sistem yatırımları ve elektrikli otobüslerin sayısının artmasıyla birlikte fosil yakıt kullanımına bağlı karbon salımının önemli ölçüde azalmasını öngörüyor. (İzmir BŞB Bld. Basın Bürosu)

Monemvasia – Egedeki gizli şehir

Kocaman, heybetli bir kaya parçası düşünün gökten inmiş gibi denizin ortasında duran. Sonra, bu kayanın açık deniz tarafında öyle bir şehir düşünün ki, ortaçağdan beri değişmemiş, ama karadan bakınca hiçbir yeri görünmeyen. Burası Monemvasia!Monemvasia uçaktan

Öncelikle, konumlandığı kaya parçası büyülüyor insanı, kapısından girer girmez de adeta bir film seti gibi olan mimari dokusu. Tek bir giriş kapısı var şehrin; adı da buradan geliyor. Yunanca mone (tek) ve emvasia (giriş) kelimelerinin birleşmesinden.

Kuzeyli kavimlerin saldırısından korunmak amacı ile Sparta’lılar tarafından 6.yy’da kurulmuş bu şehir. O günden bugüne, Bizans, Venedik, Osmanlı boyunduruğunda kalmış, 1821’de Yunanistan’a geçmiş. Bizans ve Venedik döneminde Güney Ege’nin en önemli ticaret limanlarından biri olmuş. Evliya Çelebi, Seyahatname’sinde Benefşe olarak bahsediyor şehirden. Yaptığı tasvirlerden, Osmanlı döneminde ticari önemini nispeten kaybettiğini, önemli bir denizyolu karakolu haline geldiğini anlıyoruz. Yunan döneminde tamamen gözden düşen şehir, neredeyse terk ediliyor. 1970’lerde turizmin canlanması ile birlikte yeni bir dönem başlıyor. Ortaçağdan bu yana neredeyse el değmemiş olan taş evler, aslına uygun restore edilerek, Monemvasia’nın bugünkü güzelliği ortaya çıkarılıyor.Monemvasia ilk meydan

Şehrin kış nüfusu 90 kişi; dolayısıyla hayat tamamen turistik faaliyet üzerine kurulu. Buna karşın, elektrik kabloları haricinde orijinal görüntüyü bozan hiçbir şey yok.

İki bölümden oluşan şehrin yukarı kısmında bugün yaşam yok, sadece tarihi eserler ve bina kalıntıları var, birçoğu da restorasyon halinde. Aşağı bölümde ise  800 e yakın bina var ki, bunların 40 tanesi kilise (bir tane de Osmanlı’dan kalma cami var). Bu bölümde restore edilen binaların çoğu; butik otel, taverna, kafe-bar veya dükkana dönüştürülmüş durumda.Monemvasia sokak görünümü

Nasıl gidilir?

Direkt olarak Monemvasia’ya ulaşım zor. Yakınlarda havaalanı, hızlı feribot limanı yok. Karayolu tek seçenek! Eğer Atina’dan çıkıyorsanız, Peleponnes yarımadasının ortasından geçen yol 350km. Büyük bir kısmı otoban olsa bile, en iyi ihtimal 4 saat sürüyor. Trafik neredeyse hiç yok ve otoyol, varışa son 80km kalıncaya kadar devam ediyor, ama ilk bölümde zaten bir ihtiyaç molası veriyorsunuz; üstelik tam 8 (!) defa gişeden geçip (şaka gibi geliyor,ama şaka değil!) dur, kalk yapıyorsunuz. Son bölümde de hız ortalama 60km’yi geçemiyor. Böyle olunca tabii 4 saat bile iyimser oluyor.

Nasıl gezilir?

Monemvasia, M.S 675 senesindeki bir depreme kadar karaya bağlı imiş, sonra bu bağlantı sular altında kalmış. Daha sonraki tarihte ve şimdi, adanın kara bağlantısı yaklaşık 200mt uzunluğunda bir köprü üzerinden yapılıyor. Monemvasia yolu otoparkKöprünün bir ucunda Gefira balıkçı kasabası var. Gefira’dan çıkıp köprüyü geçince devam eden sahil yolu, Monemvasia’nın tek giriş kapısında son buluyor. Bu kapıdan araç geçişi yok, üstelik otopark da yok :); kös kös dönüp aracı yolda park etmek zorundasınız ve yer bulmak oldukça zor. Köprüden sonraki yol yaklaşık 1500mt. Gündüz çok sıcak, ama gece rahatlıkla yürünebilir; aydınlatması var. Bir seçenek de; Gefira‘dan kalkıp, Monemvasia’nın kapısında bırakan minibüsler.

Kale kapısından girince, bir yol soldan düz devam ederken, bir diğeri sağa doğru iniyor. Sağa doğru inen, surlar ve deniz dibinden devam ederek, şehrin iki farklı meydanından geçip diğer ucuna kadar devam ediyor.

Monemvasia meydan ve akropol görünümü

Monemvasia meydan ve akropol görünümü

Buradan, surların öbür tarafına geçip şehrin dışından surlara bakmak veya yokuş yukarı devam edip tepeye çıkmak mümkün. Gün ortasında tepe tırmanışı oldukça zor; yükseklik 200mt, yukarıda büfe vs. yok, ama manzara mükemmel. Çıkmaya niyet ederseniz, yanınızda mutlaka su olmalı.

Tırmanış yapmadan ikinci meydandan sola devam edince, demin girmediğiniz ana caddeye geliyorsunuz ki, şehrin bütün taverna ve dükkanları bu dar cadde üzerine sıralanmış. Bir kafede denize karşı soluklanıp, engin mavinin ve tarihin tadını çıkarın.Monemvasia dükkanlar

Şehir gündüz ayrı, gece ayrı güzel. Gündüz turunun yanında, bir gece yürüyüşü de yapmanızı tavsiye ederiz.Monemvasia kafeterya

Monemvasia şehrini gezmek için 24 saat ayırmanız yeterli. Bu süre içinde akşam ışıklarının tadını çıkarıp, gecesini de yaşayabilir; gün içinde serinlemek için surların dibinden denize de girebilirsiniz (Gölgelik yok, merdiven ve duş var).Monemvasia plaj

Nerede kalmalı?

Monemvasia Gefira

Gefira sahili, otelden görünüm

Monemvasia içinde birçok butik otel var. Bu otantik havayı gece de solumak istiyorsanız kale içinde kalabilirsiniz, ancak araç girişi olmadığından valiz taşıma problemi yaşayacağınızı, orijinal taş binalar içinde odaların çok büyük olamayacağını, üstelik sahilde bulunan Gefira’ya göre üç misli fiyat ödeyeceğinizi bilin. Bizim gittiğimiz dönemde, deniz manzaralı oda Gefira’da 60Eur iken, muadili, Monemvasia’da 150Eur idi. Biz, Gefira’da köprü başındaki Aktion otelin deniz odalarında kaldık, süper lüks değildi, ama park problemimiz olmadı ve gece yemeğe yürüyerek gidebildik. (Gefira, ilk resimde, Monemvasia’nın arkasında görünüyor)

Nerede yemeli?

Yemek konusu da otel ile aynı paralelde. Monemvasia, turizm olgusu ve kaynak kısıtlılığı nedeniyle daha pahalı. Zaten, şehrin içinde 3-5 mekan var. Hepsinin de teras üzerinden deniz manzarası var. İlla burada yiyecekseniz, öğle yemeğini tercih edin; manzara o zaman anlamlı. Gece, açık denize doğru sadece koyu karanlık var manzara olarak. Gefira’da mekan seçeneği daha fazla. Burada, arabayı limandaki açık otoparka bırakıp,diğer uçtaki yat barınağı ve mendireğe doğru yürürken birçok restoran göreceksiniz. Her yerde olduğu gibi; merkezden uzaklaştıkça kalite artıyor.Monemvasia Gefira yemek

Bizim tercihimiz akşam Skorpios, öğlen Kastraki oldu. İkisi de Monemvasia kaya manzaralı.Fiyatlar gayet uygun, hatta Yunanistan’a göre ucuz bile denebilir (20’lik ouzo, kalamar, barbun, horta, cacıki, greek salad 40Eur civarı). Yörede, büyük balıkların yanında, barbun ve sardalya bol. Ege Denizi’ne göre buradakiler daha az yağlı, deniz tadı daha yoğun.

Sabah kahvaltı için Gefira merkezde butik bir pastane var, ama börek, simit vs fırını, şehrin kuzeyindeki sahil yolu üzerinde. Biz maalesef fırınları kahvaltıdan sonra gördük. Her yazıda tekrar olacak belki ama, bu ülkede, kahvaltı için fırından malzeme alıp, kafeteryaya gidip orada bir tek kahve söyleyerek yemek sorun değil. Bizim alıştığımız tür Türk kahvaltısı ise oteller haricinde hiçbir yerde yok.

Sonuç olarak, Yunanistan’da bir Peleponnes (Mora) Yarımadası seyahati planlıyorsanız, Monemvasia kesinlikle görülmesi gereken yerlerden biri. Yakınındaki, Elafonisos veya Kythira adası, ya da Neapoli gibi farklı çekim merkezleri ile mükemmel bir seyahat olabilir. Böyle bir tur için Atina’dan araba kiralamalı ve en az dört gece düşünmelisiniz. 

Kaynak :  bizimizimiz.com

İzmir Sahil Bulvarında trafik kazası! 1 ölü 3 yaralı

İzmir’in Konak ilçesinde Mustafa Kemal Sahil Bulvarı Göztepe mevkisinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, Harun A’nın kullandığı 35 BMP 96 plakalı otomobil, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı Göztepe mevkisinde refüjdeki ağaca çarptı. Çarpmanın etkisiyle savrulan otomobil takla atarak durabildi.

Kazada, otomobilde bulunan Tuğrul Yılmaz (31) hayatını kaybetti, sürücü ile araçtaki Yusuf Aydın (31) ve Şaban Yaşar (32) yaralandı. Yaralılar, 112 Acil Servis ekiplerince çeşitli hastanelere kaldırıldı.

Kazada yaşamını yitiren evli ve bir çocuk babası Tuğrul Yılmaz’ın eşinin hamile olduğu öğrenildi.

İzmir’de Çocukla Gidilecek En Güzel Yerler

Türkiye‘nin aydınlık yüzü İzmir, 24 saat yaşayan bir şehir. Günün erken saatlerinden itibaren başlayan hareketliliği şehrin dört bir yanında hissetmek mümkün. Özellikle hava da güzelse meydanlar, sokaklar, parklar ve sahiller cıvıl cıvıl oluyor.

Sokakta vakit geçirmeyi seven, güleryüzlü insanların şehri İzmir’de çocukla gidilebilecek birbirinden güzel yerler var. İzmir’de çocuklarıyla vakit geçirmek isteyen, alternatif yer arayışında olanlar için şehir tam anlamıyla bir cennet.

İzmir’de Çocukla Gidilebilecek En Güzel Yerler

1. Doğal Yaşam Parkı, Çiğli

Izmir-Dogal-Yasam-Parki

Çiğli Sasalı’da bulunan İzmir Doğal Yaşam Parkı, 2008 yılından bu yana ziyaretçilerini ağırlıyor. Dünyanın en önemli doğal yaşam parklarından biri olarak kabul edilen parkta hayvanlar kendileri için hazırlanan geniş ve ferah bir ortamda, doğal yaşam formlarına uygun koşullarda yaşıyor. Doğal Yaşam Parkı’nda Asya filleri, Afrika savanı, kaplan, aslan, puma barınağı, vaşak, sırtlan, ayı, kurt barınakları, Maymun Adası, Çocuk Hayvanat Bahçesi, yırtıcı kuşlar barınağı, kanatlı barınağı, tropik merkez gezilip görülecek duraklar arasında. Çocuklarla zamanın nasıl geçtiğini anlayamayacağınız parkta hediyelik eşya dükkanı ile bir de kafeterya bulunuyor. Sasalı Doğal Yaşam Parkı’na Karşıyaka İskele’den kalkan 777 numaralı otobüsle ve özel araçla ulaşılabiliyor.

 

2. Karşıyaka Belediyesi Evrensel Çocuk Müzesi

Izmir-Cocukla-Gidilecek-Yerler

Karşıyaka Belediyesi’nin Eylül 2017’de ziyarete açtığı Evrensel Çocuk Müzesi, çocukları bilim ve eğitimle buluşturan bir durak. 7 bin 200 metrekarelik bir alanda kurulu olan müzede paleontoloji sergisi, entomoloji sergisi, inşaat adası, bilim adası bulunuyor. Dev dinozorların ve farklı hayvanların replikalarının da görülebildiği müzede yardımseverlik, dostluk, doğruluk, sorumluluk, sevgi, saygı ve hoşgörü gibi evrensel değerlerin anlatılacağı sergi alanları yer alıyor. Müze kampüsü içerisinde okul gruplarının yararlanacağı piknik alanı, etkinlik tiyatro ve gösteriler için bir sahne, belgeseller için cep sineması, ziyaretçilerin yararlanması için restoran, büfe, hediyelik eşya ve fotoğrafçı dükkanları da mevcut. Müze Karşıyaka Yalı Mahallesi’nde. Alaybey-Ataşehir Tramvayı ile Bilim Müzesi durağında inerek müzeye ulaşabilirsiniz.

3. Karşıyaka Belediyesi Bahçeşehir Koleji Bilim Müzesi

Karsiyaka-Bilim-Muzesi

Bilim meraklılarını ağırlayan Karşıyaka Bilim Müzesi, çocukların deneyler eşliğinde bilimle tanışmasını sağlayan farklı etkinliklere sahip. 60 adet öğrenme istasyonu, 100’den fazla deney düzeneği ve 15 interaktif kioskun bulunduğu müze Ege Bölgesi’nin tek, Türkiye’nin ise ikinci bilim müzesi unvanına sahip. Müze, pazar hariç haftanın 6 günü 10.00-17.00 saatleri arasında açık.

 

4. Tay Park

Taypark-Izmir

Karşıyaka Mavişehir’deki Tay Park, çocukları hayvan sevgisiyle tanıştırmak için muhteşem bir durak. Parkı ziyaret eden çocuklar Pony atlarına, Kamerun koyunlarına, cüce keçi güvercin ve tavuklarına dokunabiliyor. Park içindeki At Binme Manej Alanı’ndaki Karamel ve onun yavrusu Karşıyaka, parkın maskotuna dönüşmüş durumda. Haftanın dört günü otistik çocukların uzmanlar eşliğinde ata bindiği park, hafta sonları bir hayli kalabalıklaşıyor. Tay Park’a Alaybey-Ataşehir Tramvayı’nın Mavişehir durağında inerek ulaşabilirsiniz.

5. Lunapark

Izmir-Lunapark

İzmir’de eğlence denildiğinde akla ilk gelen noktalardan biri olan Lunapark, İzmir Enternasyonal Fuarı’nın da simgelerinden. 1975 yılından bu yana 7’den 70’e herkesi eğlendiren lunaparkta korku tüneli, çarpışan arabalar, dönme dolap, gondol, radar, tren gibi oyuncaklar var. İzmir’deki bir diğer lunapark da Buca Gölet alanında.

6. Ümran Baradan Çocuk ve Oyuncak Müzesi

Umran-Baradan-Oyuncak-Muzesi

Konak Belediyesi’nin 2010 yılında devraldığı, Sunay Akın’ın konsept danışmanlığında zenginleştirdiği Ümran Baradan Çocuk ve Oyuncak Müzesi, Konak Varyant üzerinde konumlanıyor. Dünyaca ünlü seramik sanatçısı Ümran Baradan’ın 2004’te temelini attığı müzede sanatçının dünyanın farklı ülkelerinden edindiği oyuncaklar ve düzenlediği yarışmalarda derece kazanan yetenekli çocukların yaptığı eserler sergileniyor. 1800’lü yıllardan kalan oyuncakların da görülebildiği müzede alt kat sergileme salonu, üst kat ise etkinlik salonu olarak ayrılmış durumda. Müzede 1000’den fazla oyuncak var.

7. Mask Müzesi

Mask-Muzesi-Izmir

Türkiye’nin ilk mask müzesi olan Konak Belediyesi Mask Müzesi, Alsancak’ta levanten kültürüne uygun inşa edilen tarihi bir binada faaliyet gösteriyor. Mayıs 2011’den beri ziyaretçilerini ağırlayan müze koleksiyonunda Ritüel Masklar, Tiyatro Maskları, Anadolu Maskları, Ölüm Maskları ve İz Bırakanlar olmak üzere 5 farklı kategoride 300’ün üzerinde mask bulunuyor. Müzede çocukların ve gençlerin kendilerini sanatla ifade etmesi ve yeteneklerini geliştirmeleri için mask atölyesi de düzenleniyor.

8. Neşe ve Karikatür Müzesi

Nese-Karikatur-Muzesi-Izmir

Konak Belediyesi İzmir Neşe ve Karikatür Müzesi, 1879 yılında inşa edilen tarihi binada 2012’den bu yana ziyarete açık. İzmir’in ve Türkiye’nin görsel alandaki mizahi birikimini halkla buluşturma amacıyla kurulan müzede dünyaca ünlü karikatüristlerimizden Güngör Kabakçıoğlu, Eflatun Nuri Erkoç, Niyazi Yoltaş gibi ünlü isimlerin karikatürlerinin yanı sıra karikatür konulu dergi ve kitaplar bulunuyor. Müze koleksiyonu dışında ulusal ve uluslararası sergiler de dönemsel olarak ziyarete açılıyor.

9. Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı ve Buz Pisti

Bornova-Buz-Pisti

Bornova Aşık Veysel Rekreasyon Alanı‘nda yer alan buz pisti eylülden hazirana kadar açık. Buz patenine ilgi duyan amatörlerin yanında bu sporla ilgilenenlere profesyonel eğitim de verilen pist, hafta içi 13.00-14.00-15.00-16.00 saatleri arasında gruplar halinde hizmet veriyor. Buz pateni pistinden 45 dakikalık seanslar halinde faydalanılıyor. 13 yaşından küçük çocukların velilerinin izni olmadan piste girişine izin verilmiyor.

10. Uzay Kampı

Izmir-Uzay-Kampi

İzmir Gaziemir’de uzay ve astronomi meraklısı çocukların ilgi gösterdiği Uzay Kampı, dünyada üçüncü; Türkiye, Ortadoğu, Güneydoğu Avrupa ve Batı – Orta Asya’da bulunan tek uzay kampı unvanına sahip. Farklı yaş grupları ve ailelere yönelik özel programlar sunan kampta fen bilimleri, matematik ve teknolojiye yönelik eğitici çalışmalar yapılıyor. Uzayla ilgili interaktif simülasyonların kullanıldığı hoş bir ortama sahip olan kampta ayrıca iletişim, takım çalışması ve liderlik gibi alanlarda eğitimler de veriliyor.

11. Teleferik

Izmir-Teleferik

Balçova Teleferik Tesisleri, İzmir Körfezi’ne kuş bakışı bakmak, temiz havayla buluşmak ve keyifli zaman geçirmek için şehirde gidilecek en güzel yerlerden. İzmir Ekonomi Üniversitesi’nin karşısındaki istasyondan gökkuşağının renklerini taşıyan 8 kişilik kabinlerle 3 dakikalık yolculukla Atatepe’ye ulaşılıyor. Yolculuk sırasında İzmir Körfezi ile Balçova Barajı manzarasını izlemek mümkün. Atatepe’de seyir terasları, kır kahvesi, kafeterya, kendin pişir kendin ye hizmeti sunan et evi ve çocuk oyun alanları bulunuyor. Her gün 10.00 ile 23.00 saatleri arasında hizmet veren Teleferik Tesisleri’ne dışarıdan yemek getirmek yasak. 5 yaşın altındaki çocuklar teleferiğe ücretsiz biniyor.

12. Çamlık Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi

Camlik-Lokomotif-Muzesi

Selçuk’un Çamlık Köyü’nde bulunan Çamlık Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi, 160 dönümlük bir arazi üzerinde kurulu. 1991’de ziyarete açılan müze, Türkiye’nin ilk demiryolu olan İzmir-Aydın Demiryolu’nun tamir atölyelerinin Çamlık’ta olmasından dolayı tarihi bir öneme sahip. 1937 yılında Ege manevralarını izlemek için Beyaz Tren ile bölgeye gelen Atatürk’ün de bir gece konakladığı Çamlık’taki müzede Alman, İngiliz, Fransız, Amerikan, İsveç ve Çekoslovak yapımı 30 adet buharlı lokomotif sergileniyor. Müzenin en önemli eserleri arasında dünyada sadece iki tane bulunan ve odunla çalışan İngiliz yapımı bir lokomotif ile Hitler tarafından 2. Dünya Savaşı’nda yaptırılan üç silindirli bir lokomotif de bulunuyor. Lokomotiflerin en eskisi 1887, en yenisi ise 1952 yılına ait. Her gün 09.00-18.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.

 

13. Key Museum

Key-Museum-Izmir-Torbali

Torbalı’da bulunan Key Museum, Türkiye’nin en büyük otomobil müzesi unvanına sahip. Otomobil tutkunlarının harikalar diyarı olarak adlandırılan müzede 1800’lerden 2017’ye uzanan 130 otomobil ve 40 motosikletin yanı sıra 2 bin 550 adet model otomobil, 39 otomobil temalı eşarp, 2. Dünya Savaşı öncesi otomobilleri süsleyen 300 adet otomobil maskotu, 1950’li yıllara ait Shell benzin istasyonu ve aksesuarları ile 1900’lü yıllarında başlarından 1960’lı yıllara uzanan benzin pompaları görülebiliyor.

14. Alaş Kazak Vadisi Kımız Çiftliği

Alas-Kimiz-Ciftligi

Kemalpaşa’da bulunan Alaş Kazak Vadisi Kımız Çiftliği, Nif Dağı’nın eteklerinde zeytin, çam ve çok çeşitli meyve ağaçlarından oluşan yemyeşil bir ormanın yanı başında konumlanıyor. Doğu Türkistan işgal edildikten sonra yurdundan ayrılmak zorunda kalan ve Türkiye’ye göç eden Kazak Türkü Şirzat Doğru’nun kurduğu çiftlik, unutulmaya yüz tutmuş iki ata kültürünü yaşatma amacını taşıyor. İçerisinde otağ, kımız üretme çiftliği, Orta Asya lokantası ve at binicilik alanları bulunuyor. Çocukların en çok sevdiği alan atlarla haşır neşir olunan bölüm. Alaş Kımız Çiftliği, kış sezonunda sadece hafta sonları açık. Nisandan ekime kadar ise her gün ziyaret edilebiliyor.

 

Çocuk dostu şehir unvanını sonuna kadar hak eden İzmir çocukla gidilecek onlarca alternatife sahip. Siz de seçeneklerden birine karar verin, çocuk cıvıltılarıyla eğlencenin tadını çıkarın.
Kaynak : kesfetsek.com

İzmir-İstanbul arası otoyol için tarih

Başbakan Yıldırım: İzmir’den İstanbul’a otoyol yapıyoruz. Yıl sonunda bitirmiş olacağız. İzmir-İstanbul arası 2 saat 50 dakika olacak…

Başbakan Binalı Yıldırım Nefes Kredisi İmza ve Tanıtım toplantısında İzmir’e yatırımları anlattı. Geçen hafta çarşamba günü yatırım ortamının iyileştirilmesi için yasa çıkararak yeni bir süreci başlattıklarını ifade eden Başbakan Yıldırım, sermaye erişimine varıncaya kadar büyük bir reformu hayata geçirerek cazibe merkezleri uygulamasını başlattıklarını aktardı. Nefes Kredisi’nin bu noktaya gelmesinde 8 paydaşın emeği bulunduğunu anlatan Yıldırım, bankaların da teminatlarda ölçülü bir tutum sergilemesini istedi. Sürdürülmenin ve yaşatmanın esas alınması gerektiğine dikkat çeken Yıldırım, İzmir ile ilgili yapılan yatırımlar hakkında bilgi verdi. Yıldırım şunları söyledi:

“İzmir’in büyümesi, hak ettiği yeri alması, marka şehir olması için 15 yıldır elimizden geleni yapıyoruz. Birkaç rakam vermek gerekirse 2006’da İzmir’de bir yılda yapılan kamu yatırımı miktarı 480 bin lira iken bugün bu rakam 2.7 milyar liraya çıktı yani 6 kat arttı. İzmir’in bir dünya şehri olması için hava ulaşımında önemli bir gelişme sağlandı. İç hatlar terminali ülkenin en modern terminali oldu. Bunu 18 ayda yaptık. Dış hatlarda artış var bu daha da artacak. 2000 yılına göre yüzde 400 artış sağlandı 11 milyon yolcu geldi. Toplam 28 ülkeden 70 noktaya uçuş var. İzmir’de 410 kilometre bölünmüş yaptık. Bölünmüş yol uzunluğu bu kentte 810 kilometreye çıktı. İzmir’den İstanbul’a otoyol yapıyoruz. Yıl sonunda bitirmiş olacağız. İzmir-İstanbul arası 2 saat 50 dakika olacak. Bizim amacımız Türkiye’yi dünyanın 10’uncu ülkesi yapmak. İzmir çevre yolu bitti onunla da kalmadık Çiğli’den Çandarlı’ya kadar otoyol yapıyoruz. Dünyanın en uzun köprüsü Çanakkale Köprüsü 2023’e yetişecek. Türkiye Cumhuriyeti’nin 100’üncü kuruluş yıldönümüne armağan olsun.” (Yeni Asır)

İzmir Marşı ve suyun dansı Çok beğenildi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yeraltına tramvayın enerjisini sağlayacak trafoyu yerleştirdiği 9 Eylül Meydanı’nın üstünü de yepyeni bir görünüme kavuşturdu. Renkli çalılar, gece ışıklandırmaları, ses ve su yansıtmalarıyla bambaşka görünüme kavuşan meydan, herkesin beğenisini kazandı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin hareketli noktalarını estetik bir hale getirerek yeniden renklendirmeye devam ediyor. Son olarak halk arasında “Basmane Meydanı” olarak da 9 Eylül Meydanı’nı yenileyerek, hem görsel hem de işitsel estetik katan Büyükşehir ekipleri, meydan kavramına da yeni bir boyut getirdi. İzmirliler, bu meydanı çok sevdi.

İzmir Marşı ve suyun dansı

Çim zemin ve dekoratif öğelerle yepyeni bir görünüme kavuşturulan 9 Eylül Meydanı, kente gelen misafirleri İzmir’e yakışır bir biçimde karşılıyor. Kültürpark’ın 9 Eylül Kapısı karşısında bulunan, Basmane Meydanı olarak da bilinen 4 bin metrekarelik meydanın çevresine, 5 bin adet çalı diken İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri, alanda bulunan eski havuzu kaldırarak yerine ışık, ses ve yansıma özelliklerine sahip kuru süs havuzu yaptı. Meydanı yeni baştan yaratan ve yenilikçi tasarımıyla insanların ilgisini çekmeyi başaran Basmane Meydanı, hoparlörden yankılanan İzmir Marşı eşliğinde su efektlerinin de hareket etmesiyle herkesi kendine hayran bırakıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi, gece görselliğinin artırılması için yeni aydınlatma elemanlarıyla donattığı meydanın altına da, Konak Tramvayı’nda Cumhu riyet Meydanı ile Kültürpark arasındaki hattın enerjisini sağlayacak bir trafo yerleştirdi. (İzmir BŞSŞ Bld. Basın Bürosu)

İzmir’de onbinlerce öğrenciyi ilgilendiren karar: İkili öğretim kalkıyor!

AK Partili Dağ, AK Parti olarak eğitimin imar ve ihya olması için ciddi uğraşlar verdik. Ortalama 40-50 olan sınıf mevcutlarını 24-26 lara kadar düşürdük. İzmir de okullaşma çalışmalarımıza hız verdik. Gelecek yıldan itibaren inşallah İzmir de ikili öğretime son vereceğiz dedi.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hamza Dağ, AK Parti olarak Türkiye’de eğitimin imarı ve ihyası için ciddi uğraşlar verdiklerini belirterek, 40 ila 50 arasında olan sınıf mevcutlarını 24-26 seviyelerine düşürdüklerini söyledi. 

Bornova ilçesinde 12 derslikli Kavaklıdere Saliha Hüseyin Özyavuz Ortaokulu temel atma törenine katılan Dağ, temelini attıkları okulun İzmir’e ve mahalle sakinlerine hayırlı olmasını diledi. 

Dağ, uzun vadeli planlar ve yatırımlar için insan yetiştirmenin önemine dikkati çekerek, bunun da çocuklara nitelikli eğitim sunmakla mümkün olacağını kaydetti. 

Milli Eğitim Bakanlığının bütçeden en yüksek payı AK Parti’nin iktidarda olduğu dönemde aldığını vurgulayan Dağ, “AK Parti olarak eğitimin imar ve ihya olması için ciddi uğraşlar verdik. Ortalama 40-50 olan sınıf mevcutlarını 24-26’lara kadar düşürdük. Halen istediğimiz seviyede olmayan okullarımız var, bunları da aşmaya çalışıyoruz. İzmir’de okullaşma çalışmalarımıza hız verdik. Gelecek yıldan itibaren inşallah İzmir’de ikili öğretime son vereceğiz.” dedi.  

AK Parti olarak Bornova’ya yatırımlarının sürdüğüne işaret eden Dağ, yapımı 1994 yılında başlayan ve yıllarca bitirilemeyen kültür merkezi kompleksinin nisanda tamamlanarak Kültür ve Turizm Bakanlığına devredileceğini, “Trafik Hastanesi” olarak bilinen 200 yataklı İzmir Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi’nin kısa süre içinde tüm birimleriyle hizmet vermeye başlayacağını ifade etti. 

Dağ, konuşmasının sonunda okulu yapan müteahhit firma yetkilisinden okulun 2018-2019 eğitim öğretim yılına yetiştirileceği sözünü aldı.

Törene Bornova Kaymakamı Mustafa Gündoğan, Bornova İlçe Milli Eğitim Müdürü Kadir Kadıoğlu, Kavaklıdere Mahallesi sakinleri ve öğrenciler katıldı. (AA)

Tiyatrocular’dan Karaman’a tepki

İzmir’in Konak ilçesinde 27 Mart Dünya Tiyatro Günü etkinlikleri kapsamında düzenlenen panele katılan tiyatro oyuncuları ve akademisyenler, TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın Çanakkale Savaşı’nın anlatıldığı gösteride kadın oyuncuların sahneye çıkarılmaması yönünde talimat verdiği iddialarına sert tepki gösterdi

Konak Belediyesi 27 Mart Dünya Tiyatro Günü dolayısıyla ‘Değişimin Aynası Tiyatro’ adlı panele ev sahipliği yaptı. Alsancak Türkan Saylan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panelin yöneticiliğini oyuncu Emre Canpolat üstlenirken, tiyatro oyuncusu ve yazar Orhan Alkaya, akademisyen, şair Duygu Kankaytsın ve yazar Semih Çelenk konuşmacı olarak yer aldı. Etkinliğin ana gündemini 18 Mart Çanakkale Zaferi kutlamaları kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde sahnelenen tiyatro oyununda kadın tiyatro sanatçıların TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın talimatıyla sahneye çıkartılmaması iddiası oluşturdu. Meclis Başkanı Kahraman’nın isteğiyle kadın oyuncuların sahneye çıkarılmadığına ilişkin iddiaya etkinliğe katılan panelistler de sert tepki gösterdi. Kahraman’ın oyuna müdahalesinin yanlış olduğu kadar, oyunda yer alan erkek oyuncular ve oyunun yönetmeninin de bu karara anında tepki vermemesinin talihsizlik olduğu dile getirildi.

Konuyla ilgili konuşan yazar Semih Çelenk tiyatro sanatında bir döngünün yaşandığına değinerek, “Şimdi yeni bir aşamadayız ve ‘muhafazakar sanat’ diye bir şey duyuyoruz. Otoriter, totaliter bir hikaye belletmek isteniyor” dedi. Çelenk, tiyatrocuları da eleştirerek, “Biz tiyatrocularda da büyük bir yabancılaşma var. Küçük salonlar, küçük topluluklar, alt kültür grupları ve yaşantının kendisinden ve büyük seyirciden koparak biz bize olduğumuz bir alana doğru gidiyor. Tiyatroya gitme ihtiyacı duyulmuyor. Bu dönüşümde tiyatro tarafının bu ilişkiyi kurmamasının da payı var” diye konuştu.

ANA AKIM ZAYIFLIYOR

Bir ara İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği de yapan Orhan Alkaya da tiyatronun ‘hayatın aynası’ lafına katılmadığını, tam tersi tiyatronun hayatı zorladığını dile getirdi. Alkaya, “Aslında konu başlığına ‘tiyatronun aynasında değişim’ desek daha iyi olurdu” dedi. Alkaya, son 7-8 yıldır özel tiyatroların kısıtlı imkanlarına rağmen kurum tiyatrolarından daha başarılı işlere imza atmaya başladığına dikkat çekerek, küçük tiyatroların kabul gördüğünü ve ana akımın tersine akım olduğunu söyledi. Alkaya, dünyadaki akımlardan da örnekler vererek, ana akımdaki zayıflamanın dikkat çekici olduğunu belirtti. Alkaya, basına yansıyan olayın tek kelimeyle ‘korkunç’ olduğunu sözlerine ekledi.

Genç akademisyen, şair Duygu Kankaytsın da konuşmasında ‘Değişimin Aynası Tiyatro’ konu başlığında değişim sözcüğünün kendisi için bugün ve şimdiyi karşıladığını belirterek, tiyatrodaki performans sanatına değindi. Kankaytsın da TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın kadın oyuncuların sahneye çıkarılmaması yönünde talimat verdiği iddialarına çok öfkelendiğini belirtti. (DHA)

İzmir’de tramvay güzergahından otobüsler çekilecek

Tramvaydaki ön işletmenin ardından seferlerin sıklaşacağını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ise “Bir alışma sürecinin geçmesi gerekiyor. Bu sürecin sonunda, tramvay hattında paralel çalışan 100-150 otobüsü çekeceğiz. Bu da trafiği rahatlatacak” diye konuştu. Önümüzdeki günlerde Narlıdere metrosunun ikinci aşama ihalesini yapacaklarını belirten Başkan Kocaoğlu, bunu Buca metro projesinin izleyeceğini söyledi.

Her yapılan raylı sistem hattının başka hatlarla ilgili ihtiyacı getirdiğini, raylı sistemin giderek kılcal damarlara kadar yaygınlaşacağını ifade eden Büyükşehir Belediye Başkanı şunları kaydetti:

“İşin özü şu: 14 sene önce raylı sistem 70-80 bin kişi taşıyordu. Bugün Konak Tramvayı ile birlikte 800 bini geçeceğiz. Eğer İZBAN’daki önerimizi TCDD kabul ederse, bu sayıyı kolaylıkla 1 milyon 200 bine çıkarmak mümkün. Ama hem sinyalizasyon, hem bölge trenlerinin devreden çıkarılması konusunda bir türlü mutabakata varamıyoruz.”

İzmir Bornova’da korkutan zincirleme kaza

İzmir’in Bornova ilçesinde, kontrolden çıkan bir kamyon zincirleme kazaya neden oldu. 2 kamyon ve 1 kamyonetin karıştığı zincirleme kazada 2 kişi yaralandı.

Kaza, dün akşam saat 23.30 sıralarında İzmir – Aydın Otoyolu Pınarbaşı Kavşağı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Bornova yönünden Buca istikametine seyir halinde olan Günay Ö. yönetimindeki 17 SR 400 plakalı meyve – sebze yüklü kamyon, henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak aynı istikamette ilerleyen Duran Ş. idaresindeki 60 HG 630 plakalı bakır tel yüklü kamyona çarptı. Direksiyon hakimiyetini kaybeden Duran Ş., Suriyeli uyruklu Abdurrahman E. yönetimindeki 35 MH 968 plakalı kamyonetle çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle Abdurahman E.’nin kullandığı kamyonet devrildi. Kaza sonucu, Abdurrahman E. ve Günay Ö. araçlarının içinde sıkışırken, Duran Ş. kazayı yara almadan atlattı. Diğer sürücülerin durumu bildirilmesi üzerine, bölgeye çok sayıda 112 sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi. Kazanın olduğu noktaya ulaşan itfaiye ekipleri, müdahelede bulunarak sürücüleri sıkıştıkları yerden çıkarttı. Yaralılar, sağlık ekipleri tarafından ambulansla Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine kaldırıldı. Burada tedavi altına alınan yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Öte yandan, kaza nedeniyle İzmir – Aydın Otoyolu’nda yoğunluk yaşandı. Trafik polislerinin yaptığı çalışmalar sonucu, yaklaşık 2 saat sonunda trafik akışı normale döndü.

Kazayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.