Category: Turizm

Foça’nın Mavi Bayraklı Plajları Tatilcilerin Gözdesi

İzmir’in Foça ilçesinin plajları 2017 Yaz sezonunda tatilcilerin gözdesi olmayı sürdürüyor.

Tatil yapmak ve serinlemek için Foça’nın yolunu tutanlar, Mavi Bayraklı plajların tertemiz sularında yüzmenin tadını çıkarıyor.

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı tarafından sezon süresince yapılan deniz suyu analizleri, plajı kullananların güvenliğini öngören cankurtaran bulundurulması, su sporları ile yüzme alanının ayrılması, acil durum planı, çevre yönetimi ve engelliler için olanakları içeren kriterleri ile 2017 yılında Foça’daki 7 plaj Mavi Bayrak almaya hak kazandı.

Mavi Bayraklı plajların tatilcilerin ve tur operatörlerinin özelikle aradığı prestijli bir eko-etiket olduğunu belirten Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ; “Mavi Bayraklı plajlarımızın çokluğu bizleri için çok sevindirici ve gurur vericidir. Bu kıymetli belge, plajlarımızın mikrobiyolojik açıdan temiz ve çevre yönetimi yönünden duyarlı olduğunun belgesidir. Mavi Bayraklı plaj sayımızı arttırmak, ilçemizin doğasını, denizini temiz ve korunmuş olarak gelecek nesillere bırakmak amacıyla çalışmalar yapmaya devam edeceğiz” dedi.

Foça’nın Mavi Bayraklı plajları;

Karakum Plajı,

Woodoo Beach Club,

Neilson Club Phokaia Hotel,

Hanedan Beach Hotel,

Pollen Tatil Köyü,

Yeni Foça Halk Plajı

Yeni Foça Öğretmen Evi

İzmir’de Hoş Vakit Geçirebileceğiniz Gürültü Kirliliğinden Uzak 11 Mekan

Ülkemizin en güzel şehirlerinden biri olan İzmir, her ne kadar çok sevilse de bazen kalabalığı yüzünden çekilmez bir hal alabiliyor. Özellikle sakin bir yerde oturup, hoş vakit geçirmek bazen zor olabiliyor. İşte bu içeriğimizde gürültü kirliliğinden uzak kalabileceğiniz ve İzmir’de hoş vakit geçirebileceğiniz mekanları derledik.

11. Figüran Cafe

​Küçükpark’ta bulunan Figüran Cafe, ambiyansı, sıcakkanlı ve samimi ortamıyla son zamanlarda çok tercih edilen ve popülerliği artan mekanlardan biri oldu. Bir yandan birbirinden leziz yemekleri yerken bir yandan da kaliteli müziklerle ruhunuzu besleyebilirsiniz.

Figüran Cafe sunum konusunda fark yaratan mekanların başında geliyor. Mekanın spesiyalleri ise diğer mekanlardan kendini ayıran en önemli unsurlardan. Göze hitap eden bu yemekleri yemeye kıyamayacağınıza bahse girerim. 

Kendinizi evinizin rahatlığında hissedeceğiniz bu şirin cafede Küçükpark’ın hengamesinden kaçıp huzuru bulabilirsiniz. Üstelik fiyatlar gayet uygun ve öğrenci dostu. Doğum günü vb. organizasyonlarınız için birebir. Mutlaka uğramanız gereken mekanların başında geliyor.

Adres: Kazımdirik Mah. 161 Sk. No:1/A Bornova / İzmir

Foursquare bilgileri: Figüran Cafe

10. Cafe Rezine

​Yine Küçükpark’ta kıyıda köşede saklı gizli hazine mekanlardan biri de Cafe Rezine. Süvari caddesinin en eski cafelerindendi. Mekanın ismi Slovenya’nın özel tatlısı Kremne Rezine’den gelmektedir ve bu tatlıyı yiyebileceğiniz İzmir’deki tek mekandır. Bir yediğinizde unutamayacağınız bu enfes tatlıyı mutlaka denemelisiniz.

Mekan dekoruyla göz zevkinize hitap ederken, mekan sahibinin kendi seçtiği kaliteli şarkılarla da kulağınıza hitap edecektir. Yaklaşık 50 çeşit aromalı kahve bulunan bu yerde soğuk kış günlerinde kitabınızı okurken bir yandan da kahvenizi yudumlamak sizi Küçükpark’ın gürültüsünden çok farklı bir dünyaya götürecektir. Yemek konusunda ise gözünüz kapalı menüden istediğinizi seçebilirsiniz kesinlikle pişman olmayacaksınız.

Adres: Süvari Caddesi Park Apartmanı No: 14-B Bornova / İzmir

Telefon: 0232 342 4176

Foursquare bilgileri: Cafe Rezine

9. Tenten

​Alsancak’ta bir sokağa gizlenmiş ve size adeta farklı bir dünyanın kapısını açan bu şirin ve huzurlu mekanda güzel müzikler eşliğinde sevdiklerinizle sohbet edebilirsiniz.

Öncelikle dekor ve ambiyansı ile Alsancak’taki mekanlardan farkını ortaya koyuyor.

Mekandaki masalardan tutun da bardak altlığına kadar her şey el yapımı ve kendileri yapmışlar. Sahibinin zamanında sahaflık yapmasından dolayı mekan ayrıca bir kitapcafe. Buraya 3 kitap getirmeniz karşılığında ücretsiz çay veya kahvenizi bile alabilirsiniz. Mekanın meşhur közde kahvesine bayılacaksınız, sunumları ise iştahınızı kabartacaktır. Ayrıca kafede gördüğünüz her şey satılıktır.

Adres: Gönül Yazar 1483 Sokak (Kıbrıs Şehitleri) İzmir

Telefon: 0532 177 3724 

Foursquare bilgileri: Tenten

8. More Coffee & Tea

​Küçükparkta bulunan bu mekan son zamanlarda popülerliğini arttırmaya başladı. Kendinizi evinizdeymış gibi hissedeceğiniz bu mekanda birbirinden hoş, sakin müzikler eşliğinde kahvenizi içmek size pozitif enerji verecektir.

Çok çeşitli kahveleri ile her damak zevkine hitap etmesinin yanında özellikle sıcak yaz günlerinde bir limonata içmenizi de tavsiye ederim. Cold brew, espresso ve cortado en beğeneceğinizi düşündüğüm lezzetlerden.

Adres: Kazımdirik, 175. Sk. No:17, 35100 Bornova/İzmir

Telefon: 0532 650 3926

Foursquare bilgileri: More Coffee & Tea

7. Uggla Coffee

​Bostanlı’da açılan ve kısa bir sürede Bostanlı’nın gözde mekanları arasına giren mekanda kaliteli zaman geçirmeniz mümkün. Etiyopya, Guetamala, Costa Rica, Yemen, Colombia gibi yöresel kahveler; özel kavurma, demleme ve öğütme teknikleriyle hazırlanıyor.

Kahve çeşitliliği mekanın en önemli özelliklerinden. Özellikle Karşıyaka’da yaşayan ve güzel bir kahve eşliğinde hoş vakit geçirmek isteyenlerin Alsancak’a gitmesine gerek kalmadığını belirtelim. Güler yüzlü hizmeti ile de tekrar gelmek isteyeceğiniz bir mekan olacaktır.

Adres: No:470/1C (Cemal Gürsel Caddesi) Karşıyaka

Telefon: 0530 354 7034

Foursquare bilgileri: Uggla Coffee

6. 80’s Cafe

​Bostanlı’da bulunan bu mekan sizi çocukluğunuza götürüp size nostaljik dakikalar yaşatacaktır. Mekanda bulunan bütün eşyalar ve arka plandaki 80’ler şarkıları adeta bir zaman makinesi etkisi yaratıyor. Bir kere gelindikten sonra burayı daha önce keşfetmeliymişim diyeceğinize eminim.

İster yalnız başınıza gidip kitap okuyup güzel vakit geçirin, isterseniz de arkadaşlarınızla rahatça sohbet edin. Mekan sahibinin sevimli kedisi ise mekanın adeta maskotu. Ev yapımı kekleri, kurabiyeleri ve demlikle gelen çayı gerçekten harika.

Adres: 2008 Sk 1a Bostanlı / İzmir

Foursquare bilgileri: 80’s Cafe

5. No:42

​İçeriğin olmazsa olmazlarından biri tabii ki de de popülerliğini her geçen gün daha da arttıran No:42. Bir cafe olmasının yanında bir dükkan ve atölye de olan bu mekana birçok sebepten uğramanız mümkün.

Alsancak’tan adeta saklanan, gizemli ambiyansıyla merak uyandıran bu mekanda birçok etkinlik var. Plak dinletisi ve satışından tutun da panayır etkinliğine kadar sanatsal aktiviteler bulunuyor. Arka bahçede ise nefis bir sıcak çikolata eşliğinde keyifli arkadaş sohbeti yapabilirsiniz. İzmir’in son gözdelerinden biri olan bu mekana da uğramanız tavsiye edilir.

Adres: 1462 Sok. No:42 Alsancak / İzmir

Telefon: (0232) 421 3542

Foursquare bilgileri: No:42

4. Cafe Tea House

​Karşıyaka’da bulunan Cafe Tea House mutlaka uğramanız gereken yerlerden ve adı gibi gerçek bir çay evi. Yine şık dekoru ve samimi ortamıyla dikkat çeken mekanlardan. Eğer farklı çayları denemeyi sevenlerdenseniz burası sizin için idealdir.

Dünyanın farklı yerlerinden gelen bitkilerle yapılan çaylar sunumları ile de dikkat çekiyor. Ayrıca ev yapımı poğaça, kek, kurabiye gibi lezzetleri de çayın yanında size damak ziyafeti yaşatıyor. Özellikle de sabah kahvaltısı için gelinmesi gereken yerlerden.

Adres: Tuna mahallesi Salah Birsel sok. (Akbank Sokağı) No:60A /1 Karşıyaka –İZMİR

Telefon: 0232 381 60 65

Foursquare bilgileri: Cafe Tea House

3. Kırkmerdiven

​Eski bir taş evin cafeye dönüştürülmesiyle ortaya çıkan bu harika mekan İzmir’deki büyük bir boşluğu dolduruyor. Mekanın içinde çok farklı bir enerji var ve farkında olmadan size mutluluk getiriyor adeta. Mini konserleri ve atölye çalışmaları gibi etkinlikleri ile de güzel vakit geçirmenizi sağlıyor.

Öğrenci dostu fiyatlarıyla da kendini sevdiren bu yerin birbirinden leziz yemeklerine bayılacaksınız. Özellikle kendine özgü kumrusu ve limonatası kesinlikle tavsiye edilir. Tarihi asansöre gezmeye geldiğinizde oturup soluklanmanız ve güzel yemekleriyle karnınızı doyurmanız için ideal bir yer.

Adres: 305. Sokak No:59/A Karataş / İzmir

Telefon: 0232 482 0073

Foursquare bilgileri: Kırkmerdiven

2. Poetika Babıali Kahvecisi

​Alsancak’ın gürültüsünden uzaklaşmak isteyenlerin uğrayabileceği mekanlardan biri de Poetika Babıali Kahvecisi. Şiir dokulu atmosferiyle kaliteli zaman geçirmek isteyenlerin tercih ettikleri yerlerden.

Oldukça geniş menüsü ile de damağınıza hitap etmeyi başarıyor bu şirin yer. Menüyle beraber şiir getirilmesi ise sanatseverleri kendine çekiyor. Üstelik bu kaliteye oranla fiyatlar ise gayet uygun. Çalışanların samimiyeti ise sizi arkadaş ortamındaymışcasına rahat ettiriyor. Uğrayıp güzel yemeklerinden tatmanızı tavsiye ederim.

Adres: Can Yücel Sok No 7/A Alsancak – İZMİR

Telefon: 0232 4631451

Foursquare bilgileri: Poetika Babıali Kahvecisi

1. Münire

İçeriğin en değişik mekanlardan birisi de Alsancak’ta bulunan Münire. Yine Alsancak’ın gürültüsünden kopup kafa dinlemek isteyenler için harika bir yer.

Münire bir eskici, gazozcu ve kahveci. Size sunduklarıyla da hakkını sonuna kadar veren bir mekan. Kendini İzmirlilere çoktan ispatlamış samimi ve sıcacık bu mekanda Türkiye’nin dört bir yanından gelen onlarca çeşit gazozu bulabilirsiniz. Ayrıca dağ çilekli Türk kahvesi denenmesi gerekenlerden.

Mekanın bir başka farklı özelliği ise oturduğunuz sandalye dahil her şeyin satılık olması. Duvarda gördüğünüz nostaljik objeler size geçmişe yolculuk yaşatacak. Daktilodan gaz lambasına kadar ne ararsanız bulabilirsiniz. Huzurlu saatler için uğranması gereken yerlerden.

Adres: 1484 Sok. No:4, Alsancak (Kıbrıs Şehitleri Cad. Garanti Bankası Sokağı) -İzmir

Telefon: 0535 259 6846

Foursquare bilgileri: Münire

Dünyada suçun işlenmediği ve işsizliğin olmadığı tek köy

İspanya’da bir köy, ne ekonomik krizle ne de bunun gibi birçok etkenlerle boğuşuyor. Burası her şeyin komün ilkeleriyle idare edildiği Marinaleda köyü… 3 binden az nüfusa sahip Marinaleda köyünde işsiz kimse yok hatta suç olmadığı için polis bile yok… İşte ilginç köy Marinaleda…

Dünyada suçun işlenmediği ve işsizliğin olmadığı tek köy
30 yılı aşkın süredir sosyalist ideallere göre yönetilen Marinaleda köyü, bizzat belediye başkanı tarafından ‘Barış için bir ütopya’ olarak adlandırılıyor. Marinaleda, İspanya’nın güneybatısında yer alan Endülüs Özerk Bölgesi’nin, Sevilla iline bağlı bulunan küçük bir beldesi. 25 kilometrekarelik alana kurulan Marinaleda’da, 2014 yılındaki nüfus sayımına göre sadece 2 bin 748 kişi yaşıyor.

Marinaleda’nın tarihi şimdi belediye kapsamında olan topraklarda, insan yerleşiminin ilk belirtileri olan yaklaşık 5 bin yıl önceye gidiyor. Bölgede taş aletler, tohumlar ve yerleşim yerlerinin izleri bulunmuş.

Ancak bu beldeyi diğerlerinden farklı kılan bir özelliği var: Yönetim şekli… Marinaleda, 30 yılı aşkın süredir Birleşik Sol Parti’li sosyalist belediye başkanı Juan Manuel Sánchez Gordillo tarafından yönetiliyor.

Marinaleda’nın bugünkü noktaya taşınan öyküsü Franco’nun 1975 yılında devrilmesine kadar uzanıyor. Franco rejiminin 1975 yılında devrilmesinden sonra kurulan ‘Tarım İşçileri Birliği’ sosyalist belediyenin ilk nüvesini oluşturuyor.

Demokrasiye geçişin ardından yapılan ilk yerel seçimlerde, 11 sandalyeli belediye meclisinin dokuzunu İşçiler Birliği Kolektifi kazanıyor. Ardından açlık grevleri, eylemler, işgaller yoluyla, yıllarca sürdürülen mücadeleler sayesinde El Humoso adlı 1200 hektarlık çiftlik 1991 yılında kamulaştırılıyor.

Kamulaştırılan ve işçi kooperatifine devredilen tarla ve çiftlikleri işçiler yönetiyor. Marinaleda’da 2 bin 650 işçinin çalıştığı kooperatif, tarımsal üretiminin her türlü operasyonundan sorumlu.

Akdeniz iklimine uyacak biçimde zeytin ve turunçgillerle birlikte, buğday, bakla, brokoli, biber gibi ürünler de yetiştiriliyor. Marinaleda köyündeki tarlalarda çalışan herkes günde altı saat karşılığında 47 Euro (yaklaşık 180 TL) kazanıyor.

Elde edilen gelirlerin kalanıyla beldenin ihtiyaçları karşılanıyor. Spor tesisleri, yeşil alanlar ve ‘Kendin inşa et’ isimli ucuz konut projesinin yapımında kullanılıyor.

1970’lerin sonlarında beldedeki işsizlik oranı yüzde 60 dolayındadır ve Marinaleda ciddi düzeyde bir yoksulluk vardır. Bugün ise tek bir işsiz dahi yok! Hatta 2008 yılında İspanya’yı da çok büyük ölçüde etkileyen küresel ekonomik kriz beldeyi hiç etkilemedi. Günümüzde ise Marinaleda işsiz kimse yok ve krizden sonra birçokları tarafından örnek bir model olarak gösterildi.

‘Kendin inşa et’ programıyla aylık sadece 15.52 Euro’ya (Yaklaşık 60 TL) ev sahibi olmak mümkün. Tek şart evinizin inşaatında çalışmanız. Belde sakinleri, evler için kira öder gibi aylık 15.52 Euro (yaklaşık 60 TL) ücret ödeyerek ev sahibi oluyorlar. Evin yapımı için gerekli her türlü malzeme ve araç – gereç ise işçi kooperatifinin kasasından karşılanıyor. Tek şart ev sahibi olacak kişinin evin inşaatında çalışması. Beldedeki birçok ev bu usulle inşa edilmiş. Evler fiyatına göre ise hayli konforlu: 92 m2, 2 katlı, 3 odalı evlerin ayrıca 100 m2 bahçesi ve garajı var.

Marinaleda eğitim, Endülüs Bölgesi’nin müfredatına göre işleniyor ancak ders dışı aktivitelerde vatandaşlık eğitimi, bahçecilik gibi beldenin toplumcu idealine uygun eğitimler veriliyor.

En ilginci: Marinaleda’da polis yok! Belediye bir polis teşkilatına sahip değil. Buna karşın herhangi bir suç ve ayrımcılık da bulunmuyor. Bu durumu baskıyı değil, sivil hakları ve bilinci önemsemeleriyle açıklıyorlar. Ayrıca bir polis teşkilatı kurmayarak senede 350 bin Euro (yaklaşık 1.3 milyon TL) tasarruf ediyorlar.

Kaynak: Hürriyet Haber

Karşıyaka’nın Tepesinde Bir Cennet “Karagöl”


Tantalos efsanesinde adı geçen Karagöl Yamanlar dağı üzerinde bulunur. 35 dekarlık su yüzeyine sahip olan bu göl tektonik yer hareketleri sonucu meydana gelmiştir. Küçük, dairesel ve güzel manzaralı gölün etrafı çam ormanları ile kaplıdır. Doğa ve yürüyüşü sevenler için ideal bir yerdir.
Her mevsim ayrı güzellikleri barındırıyor. En alttaki galerimiz de bu sene Karlı kış günlerinden karaleri de görünce daha iyi anlayacaksınız.
Konaklama konusunda imkanlar kısıtlı. Sadece Çadır ile konaklamak mümkün. Çadırınız ile Karagöl’de konaklama bedeli çok cüzzi miktarlarda. Giriş ücreti de aynı şekilde çok uygun.

Adres: Karagöl, Karşıyaka Örnekköy Yeni Girneden, 35 Yamanlar, İzmir

Konum için tıklayın.

İletişim: www.karagol.gen.tr – www.facebook.com/izmirkaragol
Tel: 0534 463 3558
E-mail: [email protected]

 12705647_1063894447008187_5082092163457297267_n
15622696_1335238516540444_1794755216213955519_n
asdd
sd
sdd
ssd
w
zmir_Karag_l_G_rselleri2
Bonus

İzmir’in cennet kokan rotası

Tarihin peşinde bir İzmir gezi rotası Efes-Mimas Yolu…

Tarihi Efes-Mimas yolu üzerindeki köyler, yaz mevsiminde birbirinden güzel koylarında misafirlerini ağırlarken, kış ve ilkbaharda ise terk edilen köylerde yürüyüş ve doğa sporları yapan ziyaretçilere ev sahipliği yapıyor.

İzmir’in Karaburun Yarımadası’nda çeşitli nedenlerle terk edilen yerleşim alanları yürüyüş ve doğa turizmiyle cazibe merkezine dönüştü.

Yeşil ve mavinin her tonunun bir arada bulunduğu yarımada, yazın misafirlerini birbirinden güzel koylarında ağırlarken, özellikle kış ve ilkbaharda da yürüyüş ve doğa sporları yapan ziyaretçilere ev sahipliği yapıyor.

Doğaseverler, yürüyüş için ise en çok bir zamanlar hayatın adeta cıvıl cıvıl olduğu ancak son yıllarda terk edilen eski köyleri tercih ediyor.

ARTEMİS TAPINAĞI

Antik Efes kentinin Artemis Tapınağı’nın önünden başlayıp Karaburun’da son bulan Efes-Mimas yolundaki köyler şimdiden yerli ve yabancı birçok kişinin uğrak noktası olmaya başladı. Eski yerleşim merkezlerinin başında da Sazak köyü geliyor. Tamamı taş evlerden oluşan, içerisinde bir de tarihi kilise barındıran eski yerleşim alanına gelen turistler köye hayran kalıyor.

Sazak köyü dışında, yeşil ile mavinin bir arada olduğu Çukurköy ve Tepeköy ile nüfusları her geçen gün azalan Sarpıncık, Yeniliman, Bozköy, Yayla ve Küçükbahçe köylerinde özellikle hafta sonları yoğunluk gözleniyor.

İzmir Körfezi’nin girişinde hakim bir tepeye kurulan, uzun yıllar kente deniz yoluyla gelen gemilere yol gösteren, son yıllarda ise gelişen teknolojiyle otomatik sinyal sistemine geçen Sarpıncık Feneri de bölgeye gelen konukların vakit geçirdiği yerler arasında bulunuyor.

Karaburun Belediye Başkanı Ahmet Çakır, yaptığı açıklamada, deniz ve kum turizminin yanında yürüyüş yapmak isteyen misafirlere ev sahipliği yaptıklarını söyledi.

Tarihi köyleri tanıtmak için çalışma yaptıklarını belirten Çakır, “Bölgemizdeki köylere özellikle 2 yıldır büyük bir ilgi var. Son dönemde yurt dışından birçok konuğumuz gelip dağ yürüyüşlerine katılıyor. Daha çok tanıtım yaparsak hem ilçemize hem de Türkiye ekonomisine katkı sunacağımızı düşünüyorum” dedi.

Karaburun Mimas Dağcılık ve Doğa Sporları Kulübü Başkanı Mustafa Özer ise bölgede yürüyüş rotalarını belirlediklerini ve bu konuda kendilerine ulaşan doğaseverlere yardımcı olduklarını dile getirdi.

Bölgeyi dağcılık ve yürüyüş sporlarına açmayı hedeflediklerini vurgulayan Özer, şöyle konuştu:

“Akıllı telefonlar için hazırlanan bir programı indiren herkes burada yürüyebilir, ayrıca güzergah uyduda da var. Yöre halkı ilk etapta bu önemli çalışmayı ciddiye almadı ama zamanla gelen konuklar burada kalmak isteyip, yerel yemeklerini yemek isteyince önce pansiyonculuk gelişti. Ben 5 yıl içinde bu köylerin ayağa kalkacağına inanıyorum” (NTV)

Sığacık-Samos seferleri başlıyor

İlkbaharın gelmesiyle birlikte Seferihisar Sığacık’tan Yunanistan’ın Samos Adası’na düzenlenen feribot seferleri yeniden başlıyor. Her yaz olduğu gibi Sığacık’tan keyifli, uygun fiyatlı bir Yunan Adası turu sizleri bekliyor.

20 NİSAN TANITIM SEFERİ

Seferihisar Belediyesi, TURSEM Turizm-Samos Star, Teos Marina ve Samos’lu işadamları işbirliğiyle sürdürülen, Seferihisar Sığacık Teos Marina ve Samos Karlovassi Limanları arasında düzenlenen feribot seferlerinde 2018 sezonu 20 Nisan Cuma gününden itibaren başlayacak. Geçtiğimiz yaz sezonunda 17 bin kişinin kullandığı seferlerde, Yunanistan’ın en güzel adalarından biri olan Samos, muhteşem doğası ve zengin mutfağıyla yine Türk komşularını bekliyor olacak. 20-29 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek tanıtım turlarında günübirlik feribot bileti, yanında ada turuyla beraber 25 Euro’dan satılıyor. Feribot bileti, bir gece konaklama ve ada turu fiyatı ise sadece 49 Euro.

Seferler, haftanın dört günü Çarşamba, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri olacak. Feribot Sığacık’tan sabah 08.00’de, Karlovassi Limanı’ndan Saat 17.00’de hareket edecek. Ege Denizi’ndeki keyifli yolculuk 400 kişilik lüks feribotla 1 saat 55 dakika sürecek.

YEŞİL PASAPORT VİZESİZ

Yeşil pasaporta vize gerektirmeyen turlarda, normal pasaport için Schangen Vizesi allınması gerekiyor. Kapıda vize uygulamasının iki hükümet ve Avrupa Birliği arasında yapılacak anlaşmayla bu yıl da uygulanması bekliyor. Seferlerle ilgili detaylı bilgiye adresinden http://www.samosstar.com dan ulaşabilirsiniz.

İzmir’in En Güzel 10 Köyü

 

Bu köyler sadece fotojeniklikleri ile değil, ortaya koydukları duruşla da kalbinizi tekrar tekrar çalacak.

 

Köylerimiz o kadar fotojenik ki, son yıllarda buralardan kameralar eksik olmuyor: Fatmagül’ün Suçu Ne, Kalbim Ege’de Kaldı, Hayat Sevince Güzel dizileri ve Oscar’a aday olmuş Susuz Yaz ve daha nicesi set olarak bu köyleri kullandı.

Ama biz sadece tatlı taş evlerini, kır kahvelerini kastetmiyoruz. Kimisi çöpünü dönüştürmesiyle, kimisi dünyadaki alternatif turizm akımlarını takip eden köylüsüyle hem kalbinizi çalacak, hem de içinizi umutla dolduracaklar.

Köy oldukları için ufaklar, bir günde birkaçını birden gezebilirsiniz. Şöyle bi turladınız mı 10 dakikaya hepsi bitiveriyor, ama tabi köylüler salarsa…

1. BARBAROS KÖYÜ –  VİZYONU İLE DÖVEN KÖY

barbaros-koyu-oyuklar

Burası İzmir’nin gözlerden uzak, iç taraflarda, sessiz sakin Barbaros Köyü. Ama ne Köy! Sakin sular derin akar: Bu minnacık köyün vizyonunu kendi kelimeleriyle aktarıyoruz: “Köyümüzün sakinliğine zarar vermeden, doğal dokusunu bozmadan, gelenekleri canlandırmak, üretim gücümüzü ortaya koymak, kırsal yaşamın bize sunduğu nimetlerden ödün vermeden, sürdürülebilir kalkınmamızı sağlamak!” Vallahi üniversite mezunlarının kollarının altına verirler diplomayı.

Bu vizyonlarını, topraktan, imeceden gelen geleneklerine sahip çıkmayı amaçlayan bir korkuluk festivali ile kutluyorlar. Köylü yaptıkları korkuluklarını yarıştırıyor, yiyor içiyor. Sonra o korkulukları köyün sokaklarında sergiliyorlar. Korkuluklar hem çok sevimliler, hem de ne yalan söyleyelim, azıcık ürkütücüler. Bize Cadılar Bayramı hissi yaşattı biraz. Özellikle havalar kararınca çok enteresan olabileceğini tahmin ediyoruz.

Bir de çat kapı evleri diye bir şey yapmışlar. Kapılarında çat kapı evi yazan evlerin kapısını çalıp konuk olabiliyorsunuz.

 

Unutmadan, Kalbim Ege’de Kaldı dizisinin bazı bölümleri şu an burada çekilmiş.

Barbaros Köyü hakkında daha detaylı bilgiyi BARBAROS KÖYÜ, İZMİR – OYUK FESTİVALİ & ÇAT KAPI EVLERİ yazımızda anlattık.

Buralara gelecekseniz URLA BAĞ YOLU‘unda şarap tadımı ve bağ turunu kaçırmayın.

Barbaros Köyü Nerede? Nasıl Gidilir?

E881 İzmir-Çeşme otoyolu üzerinden O-32’ye girdiğinizde 5km içerde, İzmir Merkez’e de yarım saat mesafede bulunuyor. Konum için tıklayın.

2. GERMİYAN KÖYÜ – TÜRKİYE’NİN İLK SLOW FOOD KÖYÜ

Bu bir köylülerin, köylerini farklılaştırma hikayesi. Önce, Çeşme’ye bağlı Germiyan Köyü, köyün sakinlerinden Nuran Hanım’ın eline bir palet boya ve fırça alması ile kabuk değiştirmiş. Burası, sokakları çiçek muralları (duvar resimleri) ile dolu bir köy. Üzerine de Türkiye’nin ilk Slow Food köyü olma ünvanını alarak adeta level atlamış.

Türkiye’nin İlk Slow Food Köyü

Köy konseyi ve yerel yetkililerin, İtalya ile yürüttükleri 3 yıllık sürecin ardından, Mayıs 2016 itibariyle globali değil, yereli, endüstriyeli değil gelenekseli savunan, her kültürün kendi geleneksel yöntemlerini koruyup sürdürmesini amaçlayan akımla Türkiye’nin ilk Slow Food köyü olmayı başarmışlar. Çok tebrik ederiz!

Bundan sonra içinde kimyasal ürün olmayan, temiz ve adil olarak üretilen Germiyan’a özgü, atalardan kalan onlarca yıllık tohumlar kullanılarak üretilen ürünler, ağzında zeytin dalı taşıyan salyangoz logosu kullanılarak satılabilecek. Aynı zamanda aynı logonun bulunduğu işletmelerde, mevsimsiz, turfanda ürün bile kullanılamayacak.

Germiyan Köyü’nde Ne Yapılır?

ev
Germiyan’nın imza lezzetleri yörenin adını taşıyan, ekşi maya ile yapılan ve odun ateşinde pişirilen Germiyan Ekmeği ve Kopanisti Peyniri. Köy Kahvesi’nde de adaçayı ve karabaş otu çayı da denenmeli.

Köyün sakinlerinden Dilek Hanım’ın Otantik Evi’ne uğrayın deriz. Halen yaşadıkları aile evlerini ziyaretçilere açık. Gördüğümüz en güzel otantik evlerden. 100 – 150 yıllık eşyalar evi süslüyor. O kadar ki ev aynı zamanda dizi çekimlerinde set olarak kullanılıyor. Burası Fatma Gül’ün Suçu Ne? gibi bir dönemin popüler dizisine set olmasıyla da ünlü. Bu köy hala pek turiste alışık değil, önden arayarak haber verin . Dilek Hanım 0533 369 6863

Germiyan Köyü Nerede? Nasıl Gidilir?

Germiyan Köyü İzmir Merkez’e 1 saat uzaklıkta. İzmir Çeşme Yolu D300 dan Germiyan Köyü İç Yolu sapağına giriyorsunuz. Konum için tıklayın.

3. BADEMLER KÖYÜ – ÇÖPÜNÜ DÖNÜŞTÜREN, TİYATRO OYNAYAN ENTEL KÖY

Bademler Köyü, Güzelbahçe ve Seferihisar ilçeleri arasındaki boğazın tam ortasındaki tepelik alana kurulu Urla’ya bağlı bir Alevi köyü. Rivayete göre Bademler ismi köyün ilk kurulmaya başlandığı dönemde tepeliklerdeki badem ağaçlarından geliyormuş.

Köy halkının eğitime, sağlığa, çevreye, spora, kültür sanata verdiği değer büyük illerle yarışır düzeyde. Köyün okur yazar oranı %100! Kendi kütüphanesi de var, müzesi de tiyatrosu da, Kültür Sanat Derneği ve Spor Kulübü de…Sokakları her gün yıkanıyor, tertemiz. Çöpler geri dönüşüm için ayrıştırılıyor, çevre bilinci bir hayli yüksek. Zaten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2012’de yaptığı bir yarışma sonucu Türkiye’nin en temiz köyü seçilmiş. Buradaki gençlik aktif bir şekilde köy hayatında. Hıdırellez’in, Nevruz’un en coşkulu halleri bu köyde kutlanıyor. Kadını erkeği her anlamda eşit. Köyde ne yapılıyorsa kaç göç olmadan hep beraber yapılıyor.

Türkiye’nin İlk Köy Tiyatrosu

izmir-koyleri

Foto kaynak: Egeninsesi.com

Keçi Gezdirme ve Derme Deşirme gibi çeşit çeşit seremoniler, bayramlar, kutlamalar, yarışmalar, imeceler, kılıktan kılığa girmeler, şamatalar, oyunlar ve tabi ki Köyü’nün alamet-i farikası 84 yıldan beri “perde” dedikleri köy tiyatrosu hep burada. 1932 yılında Mustafa Anarat adında bir yedek subayöğretmenin kendi çabasıyla gençlerden oluşan bir tiyatro grubu kurmasıyla başlayan tiyatro geleneği, tiyatroların bir bir kapanmaya başladığı bugünlerde bile hala ayakta. Artık köy yaşamının ayrılmaz bir parçası haline gelmiş. Tiyatro kadrosunun tamamı da köylülerden oluşuyor. Gündüz tarla akşam tiyatro! Buradaki tiyatro geleneğinin çocukluğuna inecek olursak, köyün yakınlardaki Antik Kent Teos’ta, Helenistik Dönem’de kurulmuş Dionysos Sanatçıları Birliği’nin karşımıza çıkması da tesadüf değil. İşte bunlar hep tragedya! 🙂

Bademler Köyü’nde Ne Yapılır?

Haliyle, köyde mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında Tiyatro Binası geliyor. Bugüne kadar 150’nin üzerinde oyunun sahnelendiği yer, her yıl Mayıs’ın ilk haftası Bademler Tiyatro Şenliği’nin de yapıldığı yer. Bir diğer enteresan yer de Arkeolog Dr. Musa Baran kendi evini dönüştürmesiyle oluşturduğu Türkiye’nin ilk Çocuk Oyuncakları Müzesi. Köy meydanındaki müzede geleneksel çocuk oyuncakları kadar köy tarihiyle de ilgili belgeler var. Fakat her zaman açık değil. Bu meydanda her pazar yöresel pazar da kuruluyor.

Eğer Pazar günü buradaysanız, sadece Pazar günlerinde açık olan Şermin Anne’nin Yeri‘nde, odun ateşinde gözleme ve çay / ayran / limonata (eğer şanslıysanız çünkü her zaman olmuyor) yapın deriz. Köy ekmeği ve kalbura bastısı da ayrıca meşhur.

Bademler Köyü, aynı zamanda Türk Sineması’nın çok ünlü filmlerinden birinin de seti. 1963 yılında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı Ödülü kazanan, En İyi Yabancı Film dalında Oscar aday adayı Susuz Yaz filmi burada çekilmiş. Necati Cumalı’nın tütün emekçilerinin mücadelesini anlatan eserinden uyarlanan film, Bademler’e ülke çapında ün yaptırmış.

Kim derdi ki bir gün matematik, yüzme, basketbol, tenis gibi sporlarla dolu yaz okullarına alternatif olacak diye? Bademler Köyü’nde bu sene 30 yıllık matematik öğretmeni Tufan Döleneken öncülüğünde bir de Matematik Çiftliği var. Türkiye’deki İlk örneği Şirince’deki Nesin Matematik Köyü olan yerde, temelde hayattaki herşeyin bir matematiği var felsefesiyle matematik dersi ders olmaktan çıkıyor ve oyunlarla, aktivitelerle, sanatla, sporla, doğayla iç içe bir yaz kampına dönüşüyor.

Bademler Köyü Nerede/ Bademler Köyü’ne Nasıl Gidilir?

4. KÖSEDERE KÖYÜ

kosedere-berber

Burası Karaburun’a bağlı, tarihi taş evleri, tarihi camisi, demirbaş köy berberi, köy bakkalı, köy kahvesi ve bozulmamış köy hayatı ile Kösedere Köyü. Klasik bir Karaburun Köyü olarak denizden (3km kadar) içeride. Köy meydanı köy kahvesi ve 1299 tarihli caminin bulunduğu köyün ana merkezi.

Kösedere Köyü’nde Ne Yapılır?

kosedere-sokakta

Burada yapılacaklar: 1. Tarihi camisini ve tarihi taş evli sokaklarını gezmek. 2. Tarihi köy kahvesinde çay molası vermek. 3. Kösedere Mutfağı’nı deneyimlemek.

Kösedere Mutfağı’nda çeşit çok: Hurma Zeytini, Ege Otları, Peksimet, Kösedere mantısı, Masır Böreği, Çullama, Zıngata, Bazına, Cizlembe, Kabak Çiçeği Dolması, Çiğ Sarma, Etli Sıra, Pirinçli Mantar Böreği, Peynirli pide, Katmer, Puf böreği, Körmen köftesi, Fırın Böreği, Kupanisti Peyniri, Sündürme (Höşmerim -Peynir Tatlısı), Damat Tatlısı, Oklavadan Sıyırma ve Ev Baklavası… Burasının imza lezzeti Öküz Köftesi! İsmi kıyma köftesi değil, satır köftesi olmasından geliyor. Cumartesi pazar günleri ziyaretçiler Şükran Kandıralı’nın köy meydanındaki mekanında tadabilirler. Gitmedan aramanızı tavsiye ederiz: 0555 6621858. Ayrıca sadece Karaburun’a özgü, dalında olgunlaşıp sofraya gelen Hurma Zeytini‘nin yeri de ayrı.

Kösedere Köyü de antik bağcılık mirasına sahip çıkmaya başlayan yerleden. Tarım ürünü olarak binlerce yıl öncesinde olduğu gibi zeytin ve üzüm ön planda. Her yıl Ağustos’un üçüncü haftası Üzüm Festivali düzenleniyor. İlgililere duyurulur

Köy aynı zamanda yaz dizilerine set de oluyor. Burada şu an Limon Yapım’ın Hayat Sevince Güzel dizi çekimleri yapılıyor. Biz gidemedik ama komşu köyler olan Eğlenhoca ve İnecik Köyleri‘nin de burası kadar güzel olduğunu duyduk.

Kösedere Köyü Nerede/ Kösedere Köyü’ne Nasıl Gidilir?

İzmir Merkez’den 93km 1,5 saat uzakta. İzmir-Karaburun yolu üzerinde İnecik Köyü yoluna sapıp Kösedere Köyü’ne gelene kadar devam ediyorsunuz. Karaburun Merkez’den ise 14km 20dk. Konum için tıklayın.

5. ÖZBEK KÖYÜ – BALIKÇI KÖYÜ

ozbek-koyu-tas-ev

11 yıllık Özbek İlkokulu öğretmeni İsmail Bülbül’ün kadrajından Özbek Köyü, Facebook: ozbekkoyuurla

Özbek Köyü, isminden de anlaşılacağı gibi Osmanlı döneminde Özbekistan’dan göç eden Özbekler tarafından kurulmuş. Burası diğer köylerin aksine dağların eteklerinde değil sahil kenarında taş evleriyle ünlü bir balıkçı köyü. Haliyle temel geçim kaynağı balıkçılık. Çipura, Sargoz, Levrek, Mercan, Mırmır, Kefal, Kaya ve Tekir Barbunu, Karides, Dil Balığı…

Ne yazık ki köyün geçmişine ait belgeler (henüz ortada bilgisayar yokken) Urla Hükümet Konağı’nda çıkan bir yangında yok olmuş. O yüzden köyün tarihinin en canlı kanıtı tarihi cami bahçesindeki neredeyse 1000 yaşında olan servi ağacı. 

Bir okuyucumuzun verdiği bilgiye göre resimdeki ev marsilya kiremit le kaplanmış. Alaçatı evleri gibi taştan yapılmamış. Çatısı da tek oluklu, yerli kiremit.

Özbek Köyü’nde Ne Yapılır?

ozbek-koyu-koy

Bülbül’ün kadrajından liman – Facebook: ozbekkoyuurla

Özellikle hafta sonları Akkum Limanı‘nda yapılan balık kantosu (açık arttırma balık satışı) baya hararetli geçiyor. Burada sıra sıra restoranlar var. Hepsi birbirinin muadili fakat balıkta ve mezede 50 yıllık babadan oğula geçme işletme Akın’ın Yeri en popüleri. Hatta tv dünyasından çoğu ünlü ismin de uğrak yerleri. (Konum için tıklayın)

Haftasonları kadınlar tarafından kurulan pazar da görülmeye değer. Binbir türlü Ege otu, baharat, ev yapımı salça, reçel, erişte ve tarhana, zeytin, üzüm, köy ekmeği…Özellikle Özbek Katmeri buranın imza lezzeti. Kahvaltının yıldızı ise Yonga denilen hamur kızartması.

Barbaros ve Ildır’da olduğu gibi Kalbim Ege’de Kaldı dizisinin bazı bölümleri şu an burada çekiliyor.

 

Özbek Köyü Nerede? Özbek Köyü’ne Nasıl Gidilir?

Özbek Köyü, İzmir Merkez’den 50dk 48km. Urla’ya ise 18km 23dk uzaklıkta. İzmir-Çeşme otoyolundan İzmir-Çeşme otoyolu Urla bağlantısına sapıp önce İzmir Çeşme Caddesi sonra da Özbek Caddesi boyunca devam ediyorsunuz. Urla garajından da minibüsler kalkıyor. Konum için tıklayın.

 

6. SAİP KÖYÜ – MANZARALI KIR KAHVESİ

saip-kahvesi

İzmir’de ne nerede yenir diye sosyal medya hesaplarımızdan takipçilerimize sorduğumuzda herkes ağız birliği etmişcesine tek bir mekanın ismini verdi: Saip Kır Kahvesi. Kimi ismini hatırlayamadı ama yerini tarif etti kimisi ismini hatırladı ama kahvaltısı tarif edilemez yaşanır dedi. İşte bu meşhur kır kahvesinin bulunduğu yer Karaburun’nun merkeze 3km uzaklıktaki, Yarımadanın, Foça’ya bakan tarafında denize nazır dağ eteklerine kurulmuş sevimli köyü Saip Köyü.

Zamanında Rumlar ve Müslümanların bir arada yaşadığı köyün tarihi de haliyle eskilere dayanıyor. Ne yazık ki mübadele ve dışa göçlerden bugün burası çevredeki diğer köyler kadar az nüfuslu. Oysa ki Saipaltı denilen bir iskeleye de sahip olan köy, bölgedeki eski ticaret merkezlerinden. Tarım, hayvancılık ve balıkçılık köyün temel geçim kaynaklarından.

Saip Köyü’nde Ne Yapılır?

saip-kir-kahvesi-recelleri

Köyün alamet-i farikası, Emekli turizmci Eşref Bey ve Finans sektöründen emekli Nihal Hanım’ın işletmeciliğini yaptığı Saip Kır Kahvesi. Burası artık o kadar popüler ki köyün simgesi desek yalan olmaz. İstanbul’dan kaçıp Saip Köyü’ne yerleşip, burada tanışıp evlenen ikili önceleri sadece kahve çay niyetiyle açtıkları kahveyi daha sonra köyün kültür-sanat, sosyalleşme, alternatif eğitim ve yerel kalkınma merkezine dönüştürmüş. Yemekler köy kadınlarının ellerinden, reçeller Nihal Hanım’ın ellerinden. Hem de 40 yerel çeşitle! Burası en çok kahvaltısıyla ünlü fakat geleneksel Osmanlı şerbetleri de onunla yarışır. Mekan artık zaman zaman çok yönlü olarak da kullanılıyor: İngilizce kursu, sergi alanı, yürüyüş rotalarına durak…Gerçek bir başarı öyküsü! Daha fazla bilgiye web sitelerinden ulaşabilirsiniz.

Saip Köyü Nerede/ Saip Köyü’ne Nasıl Gidilir?

Saip Köyü İzmir Merkez’den arabayla 1.30 saat. Karaburun Merkez’den ise 6dk. Konumiçin tıklayın.

7. ILDIR KÖYÜ (ILDIRI) – TÜRK DİZİLERİNİN FAVORİ SETİ

ildir-manzarasi

İşte Türk TV dizilerinin yerli turizime kazandırdığı nadide köylerimizden biri daha! Geçtiğimiz senelerde Ildır’da çekilen Fatmagül’ün Suçu Ne adlı dizi ile burası acayip ünlendi. Dizi bir hayli tutunca da ekranlarda Ildır ve çevresindeki güzellikleri de bol bol görmüş ve haliyle de merak etmiş olduk. Şu anda Hayat Sevince Güzel dizisi ve Kalbim Ege’de Kaldı dizileri burada çekiliyor.

Köye İsmini Veren Erythrai Antik Kenti

erythtrai

Eski adı Erythrai (Anlamı: Kırmızı. Şehrin kurucusu Rhadamanthys’in oğlu Erythros’tan geldiği düşünülüyor) olan Ildır’da yerleşim Tunç Çağı’na kadar gidiyor ve burası aslında 2. derece sit alanı. Yani neresini kazsanız altından antik kalıntılar çıkacak kadar değerli bir yer. Ildır merkezin hemen bir set üstünde de zaten Giritlerden kalma Erythrai Antik Kenti ziyarete açık. MÖ. 300’lü yıllardan beri birbiri ardına hakimiyet sürmüş birçok Ege medeniyetinin izlerine rastlanıyor. Buradan günbatımı efsane güzel! Hatta öyle güzel ki bu bölgede yaşamış ünlü Filozof Platon’a bile “Dünya’da görülebilir en güzel günbatımı Erythrai’dadır” dedirtecek kadar.

Ildır’da Ne Yenir?

Köyün midyecisi Özgür tam bir efsane! Enginarlı Midye Dolması başka hiçbir yerde yok. Tel: 0507 1842356 Konum için tıklayın.

Ildır’ın lokması da çok meşhur. Tabi Ildır’ın bir balıkçı köyü olduğunun ve yarımadanın en güzel balıkçılarından bazılarının burada olduğunun da altını çizmek gerekir. Ali’nin Yeri Ildırı Balık Restoran‘ı tavsiye ederiz. Konumiçin tıklayın.

Fakat bölgenin bugünlerdeki spesyali de Şıpıldak Otu. Çünkü Hayat Sevince Güzel Dizisi’nde ana karakter Zarife, sadece kendi köylerinde yetişmekte olan Şıpıldak Otu ile yaraları iyileştiren bir merhem yapıyormuş. Fatmagül Kolyesi, Hürrem Yüzüğünden sonra şimdi de Şıpıldak otunun şifası revaçta!

Ildır Nerede/ Ildır’a Nasıl Gidilir?

İzmir Merkez’e 71km, 1 saat 10 dk. İzmir – Çeşme otoyolundan Barbaros Köyü sapağından sapıp 7026. Sk. yönüne devam ediyorsunuz. 7032’ye devam edip Kemal Tuğrul Cd. yönünde sahile kadar devam edin. Çeşme Merkez’e ise 35dk 23 km uzaklıkta. Konum için tıklayın.

8. BİRGİ KÖYÜ

Birgi-evi

Fotoğraf kaynak: odemisbirgi.com

Dağ eteklerinde bir başka güzellik abidesi: Birgi Köyü. Ödemiş’e bağlı, Bozdağ’ın eteklerinde kurulu tarihi yerleri, MÖ 2000 öncesine uzanan kültürel mirası, asırlık çınar ağaçları ve ahşap pencereli taş evleri ile Birgi Köyü sadece İzmir’in değil belki de tüm Türkiye’nin en güzel köylerinden biri.

Bizans döneminde Pyrgion adıyla geçen Birgi, Aydınoğulları Beyliğidöneminde de beyliğe başkentlik yapmış. Aydınoğulları ile en parlak zamanını yaşayan Birgi, o dönemde Ege’de önemli kültür, bilim ve dini merkezlerden biri olmuş. Bu özelliğini Osmanlı ile de sürdürmüş. Daha sonra 1922’de Büyük Taarruz sırasında Yunanlar bölgeden çıkarken köyü de ateşe vererek çıkmış. Ne yazık ki Birgi yerle bir olmuş. Yangınla beraber çoğu tarihi eser de kül olmuş.Şimdi ise burası bir sit alanı.Geleneksel mimarisi, tarihi konakları, medrese, türbe ve camileri koruma altında.

Birgi Köyü’nde Ne Yapılır?

Birgi-cakiraga-konagi

Fotoğraf kaynak: odemisbirgi.com

Özellikle Çakırağa ve SandıkoğluKonakları, Ulu Cami, Dervişağa Camii, Birgi Türbesi görülmesi gereken yerlerden. Yangın sonrası çok kayıp vermiş de olsa yine de buraya geldiğinizde küçücük köydeki tarihi ve kültürel miras zenginliğine şaşırmamak elde değil.

Birgi Nerede/ Birgi’ye Nasıl Gidilir?

Birgi İzmir Merkez’e 110 km uzaklıkta. Ödemiş Merkez’e ise 11km / yarım saat uzaklıkta. İzmir-Aydın otoyolundan giderken Ödemiş sapağından sapıyorsunuz. Ayrıca Ödemiş merkezden buraya her yarım saatte bir minibüs var. Konum için tıklayın.

9. LÜBBEY KÖYÜ – HAYALET KÖY

lubbey-koyu

Fotoğraf kaynak: Adil Alpkoçak / Flickr

Lübbey Köyü, nam-ı diğer Hayalet Köy. Köy sakinlerinin sayısının iki elin parmağını geçmediği, Ege’nin göç vere vere neredeyse tamamı boşalmış, Ödemiş’e bağlı Türkmen kökenli bir dağ köyü. Etrafta çıt çıkmıyor, köye pür sessizlik hakim. Burada kalanlar inatçı, eski toprak denilen nesilden. Nuh diyorlar peygamber demiyorlar, bir şekilde hayvancılıkla geçinip köylerini terk etmiyorlar.

Lübbey Köyü’nde Ne Yapılır?

lubbey-koyu-ev

Fotoğraf kaynak: Adil Alpkoçak / Flickr 

Lübbey köyü camisi, ikinci katı çatıya bağlayan merdiven. Duvardaki Ali, Hüseyin yazıları

Her ne kadar köy kaderine terk edilmiş ve köyün bir avuç sakini kalmış da olsa, burası şimdilerde fotoğraf meraklılarının uğrak yeri. Özellikle tarihi dokusu ve her ne kadar çoğu yıkıntı da olsa kiremit çatılı, taş, toprak, kerpiç, ahşap malzemelerin karışımından oluşan evler çok fotojenik. Ayrıca ÇEKÜL Vakfı da 1997’den beri bu bölgedeki köy yerleşimlerinin korunması ve yaşatılması için çalışmalarını sürdürüyor. Eğer gerekli altyapı çalışmaları yapılırsa, Lübbey Köyü’nün Bursa Cumalıkızık ve İzmir Şirince gibi turistik bir cazibe merkezi olabileceği yönünde söylentiler dolaşıyor.

Lübbey Köyü Nerede/ Lübbey Köyü’ne Nasıl Gidilir?

Google Haritalar’da Lübbey olarak değil bölge olarak Çamyayla diye geçiyor. İzmir Merkez’e 2 saat 127km, Ödemiş’e 13km uzaklıkta, Bozdağ’ın eteklerinde. Ödemişten bir sabah bir de akşam minibüsü Lübbey’e geliyor. Konum için tıklayın.

10. ŞİRİNCE KÖYÜ – MAYALARIN KIYAMET KEHANETİNE ŞEREFE DİYEN KÖY

sirince-evleri-manzara
Burası İzmir’in Selçuk İlçesi’ne bağlı, eski bir Rum Köyü. Bağcılığıyla,şaraplarıyla, müthiş restore edilmiş Rum evleriyle ünlü. Aynı zamanda Matematik Köyü ve Tiyatro Medresesi gibi harika oluşumlara da ev sahipliği yapıyor. Şirince’nin özellikle yurtdışından hatırı sayılır bir yabancı turist kitlesi var. Tabi yerli turistler için de İzmir’deki en popüler destinasyonlardan. Aman yanlış anlaşılmasın ki Şirince öyle yediğim önümde yemedeğim arkamda lüks tatil beldelerinden değil. Buranın olayı: Bozulmamış mimari dokusu içinde Rum evlerinden pansiyona dönüştürülmüş mütevazi işletmelerde konaklamaca, butik işçilik meyve şaraplarından tatmaca, yerel mutfağın nimetlerinin tadına bakmaca…

Bu köyü hiç duymayanlar bile, Mayaların 21 Aralık 2012’de olacağını kehanet ettiği kıyamet gününden bir tek Şirince’nin kurtulacağı söylentileri ile duymuş oldu. Dünyanın her yerinden kehanetin gerçekleşeceğinden korkan insanlar kendilerini kurtarmak için buraya yığılmıştı

Şirince Köyü’nde Ne Yapılır?

Şirince’nin son yıllarda bu kadar meşhur olmasını sağlayan özelliği butik işçilik meyve şarapları ve çevredeki işletmelerde şarapların tadına bakabileceğiniz şarapevleri ve mahzenlerin olması. Ne yalan söyleyelim genel olarak meyve şarapları pek de bizlik değil ama Aziz John Baptist Kilisesi‘nin kafesinde deneyebileceğiniz Mürver Şurubu‘nu atlamayın deriz.

Tabi merkezde kurulan köy pazarını ve tarihi Rum evleriyle dolu Arnavut kaldırmlı sokaklarını turlamak da Şirince’nin olmazsa olmazlarından.

sirince-sarap

Peki Şirince’de görülecek neler var derseniz de 1805 yılından kalma Aziz John Baptist Kilisesi‘ni, köyü olarak panaromik görmek için ideal yer Hodri Meydan Kulesi‘ni, performans sanatları sektöründe yer alanlar için tam bir öğrenme ve uygulama mekanı Tiyatro Medresesi‘ni ve tamamen bağışlar ve gönüllü desteğiyle yola devam eden, matematiği dört duvar dersliklerin sınırından çıkaran Nesin Matematik Köyü‘nü sayabiliriz.

 

Şirince Köyü Nerede? / Şirince Köyü’ne Nasıl Gidilir?

İzmir Merkez’e 87 kilometre 1,5 saat, Selçuk Merkez’e ise 8 kilometre 15 dk mesafede. Arabayla, İzmir-Aydın otoyolu üzerinden Şelçuk yönünde gidip Selçuk-İzmir otoyoluna girip Şht. Er Yüksel Özülkü Caddesi üzerinden Şirince yönüne devam ederek buraya ulaşabilirsiniz. Konum için tıklayın.

Kaynak : www.bizevdeyokuz.com

İzmir’de turist sayısı 2015 yılının 400 bin gerisinde

Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği’nce (ETİK) yayımlanan Ekim ayı yönetim raporundaki on aylık veriler, İzmir turizminde iki yıldan buyana yaşanan gerilemeyi gözler önüne serdi.

ETİK’in özel yönetim raporlarının 42. sayısında İzmir turizminin Ocak – Ekim dönemi analizine yer verildi. Rapora göre, Ekim ayında hafif duraklama olmasına rağmen sayısal büyümesine devam eden İzmir turizmi on ayda yüzde 13,9 artış gösterdi. Geçen yılın aynı döneminde 636 bin 407 yabancı konuk ağırlayan İzmir’i bu yılın on aylık döneminde 724 bin 617 yabancı konuğa ulaştı.

On aylık dönemde gösterilen bu iyileşmeyle 2016 krizi rakamsal boyutta geride kalırken 2015 yılı verilerinin 400 bin dolayında gerisine düştü. Öte yandan Ocak – Ekim döneminde kruvaziyer turizmi de kan kaybetmeye devam etti. İzmir turizmi 2017’nin on aylık döneminde yüzde 175 artışla 7 bin dolayında kruvaziyer turisti aldı. Alsancak Limanı kruvaziyer turist trafiği 2 bin 445’ten 7 bin 28 kişiye çıktı.

Adnan Menderes Havalimanı girişleri de yüzde 13,4 artarak 675 bine çıkarken İzmir’e gelen vatandaş ziyaretçi sayısı da yüzde 10,5 artışla 582 bine yükseldi. On aylık dönemde İzmir turizmi ana pazarları içinde Hollanda, İngiltere, İskandinavya dışında toparlanma yaşadı. Rusya başta olmak üzere BDT ülkeleri, İran ve Polonya’da yüksek oranlı büyümeler gerçekleşti.

ETİK Yönetim Kurulu Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, İzmir turizminin on aylık dönemde geçen yıla göre yüzde 13,9 artış göstermesine karşın 2015 yılı rakamlarına yaklaşamadıklarını söyledi. İşler, “İzmir’e gelen turist sayısında 2015 yılının 400 bin gerisine düştük” dedi.

Turizm sektörünün diplomasideki ve konjonktürdeki olumsuzlukların etkisini bire bir yaşadığını dile getiren Mehmet İşler, “Bütün bunların yanında, hedef pazarlarda İzmir tanınmıyor, ne yazık ki yeterince ve gereğince tanıtılmıyor” dedi. İşler, bu konuda görev üstlenen tüm kişi, kurum, kuruluş ve organizasyonların etkin çaba içinde bulunması gerektiğini sözlerine ekledi.

Son Deprem Haberi Ege’den

Son deprem haberi Ege Denizi’nden geldi. Bu sabah saat 05.11 de Ege Denizi Midilli Adası Açıklarında 3.7 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü verilerine göre Ege Denizi Midilli açıkalarında 3.7 büyüklüğünde gerçekleşen deprem yerin 8.8 KM derinliğinde gerçekleşti.