İZBAN’I NASIL BİLİRSİNİZ?


Tarih, 2 Ekim 2018. Yer, Karşıyaka/Nergiz İzban İstasyonu. Akşam saatlerinde bir baba, 8 yaşlarında kızıyla ve yanlarındaki bisikletle İzban’a binip evlerine gitmek için istasyona geliyor ve baba İzmirim Kartı‘nı okutuyor.

Kızının kartı olmadığı için aynı kartı ikinci kez basmak istiyor. Fakat İzban’da aynı istasyonda bir kartla birden fazla kişi, parasını ödemek istese de biniş yapamıyormuş. Oysa İzmir’de ki diğer toplu ulaşım araçlarında öyle bir uygulama yok.

Baba, kızının küçük olduğunu kartı olmadığını söylemiş, istasyonda İzmirim Kartı alacak gişe yok, yakınlardaki özel gişe de kapalı. Artı para uygulaması olduğu için başkasının kartıyla Nergiz’de kart basılırsa 8-10 lira, karttan düşeceği için başkasından bunu da talep edemiyor. Çözüm için buradan bineyim, sonraki istasyonda tekrar basayım diyor, görevli olmaz diyor. Bu arada görevli olarak sadece asgari ücretle çalıştırılan özel güvenlik elemanları var. Ne yapacağını soruyor? Ancak biriniz geçebilirsiniz cevabını alıyor.
Siz gidin, kızınız kalsın anlamındaki bu söze baba sinirleniyor. O zaman paramı geri verin başka bir yolla gideyim diyor, görevli, öyle bir kural, imkan olamadığını “İzban merkeze başvurun” diye cevap veriyor. Baba “tamam, o zaman kartı bastığımı ancak binmediğimi bir tutanak yapalım, imzalayın ben de binmediğimi ispat ederek paramı İzban’dan isteyeyim” diyor. Fakat görevliler, imzalayamayacaklarını söylüyor. Babanın gerginleşmesi, güvenlik görevlilerinin de karşı gerginleşmesi üzerine babasının yanında ki küçük kızı ağlamaya başlıyor. Kızının ağlamasına üzülen baba iyice sinirlenip bağırmaya başlıyor. Bunun üzerine kadın güvenlik görevlisi de bu bağırmayı kendi üzerine alıp, hakaret sayıp ağlamaya başlıyor. Sorun, sistem olmaktan çıkıp kişisel hale düşüyor.

Baba, çözüm bulununcaya kadar ayrılmayacağını söyleyince görevliler, polis çağırıyor. Gelen polislere, babanın görevli memura (güvenlik görevlisi) direndiği, hakaret ettiğini söyleyip babadan şikayetçi oluyor. Bu defa baba da görevli memurdan şikayetçi olduğunu söylüyor. Polis, ikisine birden “kimliğiniz verin, karakola gidiyoruz, çünkü hakkınızda şikayet var, şikayet durumunda karakola gideriz” diyor. Bu sırada şikayetçi olduğunu söyleyen görevli, bir süre ortadan kaybolup geldikten sonra davacı olmadığını söylüyor.

Baba, yaşananların tutanak altına alınmasını, tutanak üzerinden İzban’dan davacı olacağını, kendisinin de görevliden şikayetçi olmaktan vazgeçeceğini söylüyor. Polisten tutanak tutmasını talep ediyor, polis “benim ne yapacağımı sen söyleyemezsin” diye geriliyor ve yanındaki bekçiye kamera çekimi yapmasını söylüyor ve bekçi fotoğraf makinasıyla baba ve kıza odaklanarak kamera çekmeye başlıyor.

Baba, kendisinin şarjının azaldığını belirterek orada bulunan vatandaşlardan birinden yardım isteyerek onun da kamera çekimi yapmasını rica ediyor. Vatandaş, fotoğraf makinesiyle yaklaşık 40-50 saniye çekim yapmışken istasyon güvenlik görevlileri hemen yanına gelerek, “İzban merkezinden aradılar, olayı güvenlik kameralarından izliyorlar, çekim yasak, çekilenleri sildirin diye talimat geldi” diye çekim yapan vatandaşı uyararak kaydını durdurmasını ve çektiklerini silmesini istiyorlar. O sırada polis-bekçi çekime devam ederken onları uyarma gereği duymuyorlar. Baba, “o zaman polis memurunun da çekimi durdurması gerekiyor madem talimat var” itirazına, “onlar görevli, çekebilirmiş” diyerek sadece vatandaşı engelliyorlar. Vatandaş çekimi durduruyor, kaydı ise silmiyor. Dikkat, İZBAN MERKEZ İZLİYOR ama yaşanan sorununa ilgisiz, umarsız, çözümsüz hatta babaya düşmanlaşmış galiba.

Polis tutanağı tutup ayrılıyor. Baba ve kızı çözümsüzlük üzerine davacı olmak için avukatla iletişime geçti. Trene binemeden ayrıldılar. Parasını, zamanını, çocuğunun duygularını gasp eden, asgari ücretli bir emekçiyle (görevli) karşı karşıya bırakan, vb. İzban’ın bu sistemini kuran, “İzban’ı ben yaptım” diye paylaşamayanlarla ne yapar bilemiyoruz.
İzban’da bu yönetim, sistem, akıl ne derseniz deyin bu yaşananlar herkesin başına gelir.

Unutmayın İzmir dışından misafiriniz gelecekse kaç kişiyseler o kadar İzmirim Kartı’nı yedekleyin, cebinizde bulundurun ki ancak o zaman İzban’a binebilesiniz.

E. Tükenmez

You may also like...

1 Response

  1. subuti dindar dedi ki:

    acıtasyonu bırakın kardeşim. her istasyondaki makinelerde tek binişlik biletler var, alıp ondan geçebilirsiniz. ayrıca bu yaşına kadar bedava geçmiş çocuk, bir zahmet babası öğrenci kartı çıkarıversin artık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir