Karşıyaka Çarşı AVM’lere Karşı

– İZMİRLİST – “Akşam Çarşı da buluşalım mı?”

“İş çıkışı hemen dağılmayalım, önce bi Çarşı turu yapalım.”

“ Saat 8’de Çarşı girişinde görüşürüz.”

“Kahvaltıyı Çarşı da yaparız.”

“ Çok bunaldım bi Çarşı turu yapalım.”

“Maçtan önce İskele’de toplanalım.”

“ Önce çarşıyı gezelim sonra eve gideriz.”

Herkesin ihtiyacı Karşıyaka Çarşı

Eğer Karşıyaka’da yaşıyorsanız kendinizi şanslı hissetmeniz için birçok sebebiniz var demektir. Bunların başında da “her derde deva” bir Çarşıya sahip olmanız gelir. Karşıyaka Çarşısı, coğrafi konumu, her yere yakın olması, sahilden başlayıp İzban/dolmuş duraklarıyla sona ermesi gibi nevi şahsına münhasır ulaşım avantajlarıyla hemen her Karşıyakalının yaşamında bir şekilde yer alır. Çarşının şöhreti biraz da ara sokaklarında farklı tür mağazaların bir arada olması ve ihtiyaç duyulan her şeyin uygun fiyata bulunabilmesinde saklıdır.    

Karşıyaka Çarşısına değişmez itibarını veren şeyler ise alışveriş ve ulaşım olanaklarıyla sınırlı değildir.

Çarşının kültürel, toplumsal ve tarihi değeri de vardır ki hiçbir janjanlı AVM bu değerlere asla sahip olamayacaktır.

Çünkü;

Çarşı, toplumsal bellektir. AVM, dünkü çocuktur.
Çarşı, doğaldır. AVM, yapay.
Çarşı sevgilidir, dosttur, ailedir. AVM soğuk nevale platonik aşktır.  
Çarşı özgürlükçüdür. AVM, güvenlikçi.
Çarşı, kültürdür. AVM lerin kültürü olmaz.
Çarşı esnaftır, halden anlar. AVM’ler halden anlamaz.
Çarşı, Küçükavcı’da kahve kuyruğudur. AVM, plastik bardakta lattedir.
Çarşı’da ustalar kendi işlerinin sahibidir. AVM’de ustalar şirketlerin üniformalı, maaşlı çalışanıdır.
Çarşı’da bayram kutlanır, Kaf-Kaf çekilir, marş okunur, coşku da olur, cenaze de kalkar… AVM’de sadece alışveriş yapılır.
Çarşı, tasarruftur. AVM, israf.
Çarşı Karşıyaka’dır, Karşıyakalıdır. AVM İstanbulludur.
Çarşı’da pazarlık edilir. AVM’de barkotta yazan rakam sorgulanamaz.
Çarşı’da insanların içinden geçersiniz. AVM’de “mağaza gezersiniz”.
Çarşı, halktır. AVM, sermayedir.

 

Şehirleri şehir yapan yalnızca binaları, köprüleri, yolları, gökdelenleri, markaları değildir. Şehirler, farklı toplumsal sınıfların kaynaşabildiği, bir arada yaşam alanları ve olanaklarının olabildiği, geçmişin geleceğe bağlanabildiği, kültürel ve toplumsal değerleri canlı tutulabildikleri ölçüde “şehir”dirler.

Yukarıdaki mizahi listeyi uzatmak da bazı maddelerine şerh koymak da elbette mümkündür. Piyasa ekonomisinin devasa çarklarına ve yaşadığımız büyük kirlenmeye karşı 2 kelam edelim dedik; umarım derdimizi anlatabilmişizdir.

Çarşıda görüşmek üzere…

You may also like...

2 Responses

  1. Yigit dedi ki:

    Carsiyi cop goturuyo yerler pislik yuvasi tasa basiyon. Su fiskiriyo arabalar yollari delik desik etmis daha cok sey varda anlat anlat bitmez

  2. hasan dedi ki:

    çarşıdaki sanki farklı mağazalar var. doğma büyüme karşıyakalıyım önce karşıyaka sineması kapandı sonra deniz sineması yıkıldı… tiyatro vardı yıkıldı yerine ne yapılıyor bilmiyorum. çarşı defacto lc waikiki cotton colins çarşısı olmuş… ha bir de dönerciler. ya da biz yaşlanıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir