İzmir'de hayat bekIenmez, kovaIanmaz da. O zaten sizinIe beraberdir. CemaI Süreya

İzmir’de çiftçilere büyük müjde!

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Menderes’te bulunan Tahtalı Baraj Havzası’ndaki çiftçiler için geliştirdiği damlama sulama projesi hayata geçiyor. DSİ’nin onayının ardından Büyükşehir, İZSU vasıtasıyla hem su temin edecek hem de elektrik masraflarını azaltacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kente içme suyu sağlayan Menderes’teki Tahtalı Barajı Havzası’nda bulunan çiftçilere ve üreticiler için geliştirdiği “damlama sulama” projesi hayata geçiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun, “izin verin yapalım” diyerek Devlet Su İşleri’ne çağrıda bulunduğu proje geçtiğimiz yıl bürokratik sorunlar nedeniyle askıya alınmıştı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı, bölgede çiçek, salatalık ve sebze üretimi yapan seraların bulunduğu alan için proje hazırladı. Buna göre Tahtalı Barajı’ndan alınacak su yüksek bir yerde depoya taşınarak buradan ovaya verilecek. Böylece hem su tasarrufu sağlanacak hem de üreticilerin kuyulardan çektikleri su için ödedikleri elektrik ücretleri düşecek.

Binlerce kişiyi ilgilendiren yeni proje için İZSU ve Büyükşehir Belediyesi de ayrı bir protokol imzalayacak. İZSU tüm altyapı ve tesisatların kurulumlarından sonra çalışmaları Tarımsal Hizmetler Daire Başkanlığı’na devredecek.

Devlet Su İşleri Bölge Müdürlüğü’nün, “baraj tarımsal amaçlı değil içme suyu amaçlı” diyerek ilk öneriyi ret etmesinden sonra İZSU ve Büyükşehir ekipleri çalışmalardan vazgeçmedi. Projenin uygulamaya geçmesi için DSİ ile yoğun görüşmeler yapıldı. DSİ bürokratları projenin bölgede çiftçiye yararlı olması nedeniyle kabul etti.

Aziz Kocaoğlu neler söylemişti?

Projenin hayata geçmesi için bakanlık ve DSİ yetkililerine çağrıda bulunan Başkan Kocaoğlu, ayrıntılı bilgiler vermişti. Kocaoğlu şunları söylemişti: “Bölgede gereğinden fazla kuyu açılması, yağmur sularının baraj yerine önce çekilen kuyulara gitmesi anlamını taşıyor. Bu vahşi sulama yöntemini artık bir kenara bırakmazsak, baraj gölü gelen yağışlardan yeterince yararlanamaz. İşte İzmir’in içme suyuna ilişkin asıl tehlike o zaman görülecektir. Geliştirdiğimiz proje sayesinde havza tabanından daha az su çekileceğinden damla sulama ile eski sistem sulama arasında yaklaşık yüzde 35 fark olacak. Yani barajı yüzde 35 daha tasarruflu kullanmış olacağız. Bu da 100 milyon metreküp su demek. Vahşi sulamanın önüne geçileceği için bölgedeki toprak erozyonunu da önlemiş olacağız. Özetle damla sulama yöntemi, her bakımdan avantajlı görünüyor. Üstelik Büyükşehir Belediyesi olarak, bu projenin tüm finansmanını üstlenmeye hazırız. Bilindiği gibi, Tahtalı Barajı kısa mesafeli koruma alanlarında organik tarım dışında sulu tarıma izin verilmiyor. Organik tarıma geçiş ise tek parsel bazında mümkün değil. Projemizde, bütün parsellerin organik tarıma uygun hale getirilmesi ve sertifikalandırılması da var.Suyun dağıtımı projesinde, öncelikle Büyükşehir Belediyesi Tarım, Park ve Bahçeler Şube Müdürlüğü’nün, Tahtalı Barajı kısa mesafeli koruma alanındaki tüm arazi sahiplerine ekolojik tarıma geçiş eğitimleri vermesi öngörülüyor. Böylelikle üreticilerin ekolojik tarım sertifikası almaları sağlanacak ve sertifikaya sahip ekolojik tarım yapan çiftçilere damla sulama sistemi kurulacak. Suyun tek tarımsal su abonesi olarak dağıtılabilmesi için de yine Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle birlik ya da kooperatif kurulması sağlanacak”

Kemeraltı’nda yeni dönem

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin tarihi alışveriş merkezi Kemeraltı’nın yeniden canlandırılması için hazırlanan yayalaştırma projesini hayata geçiriyor. 15 Temmuz’dan itibaren Kemeraltı Çarşısı’na sadece günün belirli saatlerinde taşıt girebilecek. Gün içinde yayalar çarşıda daha özgür ve güvenli bir şekilde alışveriş yapabilecek.
Dünyanın en eski ve en büyük açık hava çarşılarından biri olarak İzmir’in sahip olduğu değerlerin başında gelen Tarihi Kemeraltı Çarşısı’nda yeni döneme giriliyor. Hem Kemeraltı’nın yeniden canlandırmasında önemli bir etken olacağı düşünülen hem de çevre ve insan sağlığı açısından önem taşıyan yayalaştırma projesi 15 Temmuz’da başlıyor.

Yayalar rahatlayacak, kirlilik azalacak
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Kemeraltı esnafına yönelik bir toplantı düzenleyerek motorlu araç girişini sınırlandırılacak yeni düzenlemeyle ilgili bilgi aktardı. Tarihi çarşıdaki araç trafiği nedeniyle yaya dolaşımının sürekli kesintiye uğradığını, alışverişin olumsuz etkilendiğini, engelli- çocuk arabaları ve bisikletlilerin dolaşmakta zorlandığını, yük indirme-bindirme sırasında yaya akışında sıkıntılar yaşandığını anlatan Büyükşehir yetkilileri, tarihi dokunun zarar görmesi ve gürültü kirliliğinin de alınan kararda etken olduğunu bildirdi.

Otomatik bariyerler devreye giriyor
Kemeraltı Çarşısı, 15 Temmuz Pazar gününden itibaren, gün içinde 10.30 ve 17.30 saatleri arasında sadece yaya dolaşımına açık olacak. Kemeraltı sınırlarında yayalaştırma bölgesine taşıtların girişi bariyerlerle kontrol altına alınacak. Bariyerlerin yönetimi İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan İzmir Ulaşım Merkezi’nce (İZUM) gerçekleştirilecek. Plaka okuyan hareketli bariyer sistemi sayesinde, gün içinde sokaklar yayalara ait olacak, motorlu taşıtlar sadece tanımlanan saat aralıklarında giriş-çıkış yapabilecek. İnterkom ve kamera sistemi sayesinde, itfaiye ve ambulans gibi acil müdahale araçları ihtiyaç anında rahatça hizmet verebilecek.

Kargo bisikletleri, elektrikli araçlar
Alan içerisinde motorlu taşıtlar için azami hız sınırı saatte 20 km olarak belirlendi. Motorlu taşıt trafiğinin yasak olduğu saat diliminde, ticarethanelerin mal giriş çıkışı, el arabaları, kargo bisikletleri ve küçük elektrikli araçlarla sağlanacak. Trafiğe açık saatlerde ise alana yalnızca ruhsatında 3 tona kadar taşıma izni bulunan ticari araçlar girebilecek. Bölgede yapılacak olan tüm yükleme ve boşaltma işlemleri, bölgenin trafiğe açık zaman dilimlerinde yapılacak. Çarşı’nın trafiğe kapalı olduğu zaman diliminde yapılması gereken indirme ve bindirme işlemleri ise yalnızca yayalaştırma bölgesi sınırlarında belirlenen noktalarda gerçekleştirilebilecek.

İzmir’de uyuşturucu ile mücadele edene istihdam

İzmir’de Türkiye Yeşilay Cemiyeti Bağımlılıkla Mücadele Mali Destek programı kapsamında 168 saatlik eğitimlerini tamamlayan 10 gence istihdam edilmelerinin yolunu açacak sertifikaları verildi.

 

Bir Hayata Dokun Derneği’nin madde bağımlılığıyla mücadele eden gençlerin istihdam edilebilirlik kapasitelerinin arttırılması amacıyla yürüttüğü Bir Umut Ol projesi ilk meyvelerini verdi. Türkiye Yeşilay Cemiyeti’nin hibe programı kapsamında Türkiye’de üçüncü, İzmir’de ise birinci seçilen Bir Umut Ol projesi 15 ile 25 yaş aralığındaki gençlerin madde bağımlığını engellemek, sosyal hayata entegre etmek ve istihdam edilmelerini sağlamak amacını taşıyor. Bir Hayata Dokun Derneği Başkanı, sanat terapisti Dr. Burcu Bostancıoğlu proje ile çok sayıda gencin bu karanlık süreçlerden uzak durmasını hedeflediklerini dile getirdi.

Gençleri hayata bağlamak, topluma geri kazandırmak ve ötekileştirme kavramını ortadan kaldırmak için istihdam yaratacak kanallar açmak istediklerini söyleyen Bostancıoğlu, “Denetimli serbestlik kapsamındaki gençlere bilgisayarlı ön muhasebe, beden dili, güzel ve etkili konuşma sanatı eğitimleri verildi. İstihdam alanında mesleki eğitim kazanmaları adına Halk Eğitim Müdürlüğü ve İŞKUR destekli hale getirilen projede 168 saatlik Bilgisayarlı Temel Muhasebe eğitimleri tamamlandı. 10 gencimiz Halk Eğitim Merkezi onaylı sertifikalarını teslim aldı. Proje kapsamında eğitimler devam ederken 2 gencimiz İzmir Ticaret Odası’nda işbaşı eğitim kapsamında stajyer olarak çalışmaya başladı. Projedeki diğer gençlerin de yavaş yavaş iş olanakları kazanıp topluma geri kazandırılmasından onur duyacağız” dedi. (Nevra UÇKAÇ/DHA)

Karşıyaka’da hayaller gerçeğe dönüşüyor

İzmir’de Karşıyaka Belediyesi ve KOSGEB birlikteliği ile düzenlenen Uygulamalı Girişimcilik Projesi’nin 2018 yılı 3. etabı tamamlandı.

Toplamda 3 binden fazla kişinin başvuru yaptığı ve 2015 yılından itibaren her yıl düzenlenen proje kapsamında katılımcılar ücretsiz olarak eğitimlerden yararlanabiliyor.

3 yılda 500’ün üzerinde kişinin sertifika aldığı eğitimlerde çok sayıda kişi kendi girişim fikirlerini hayata geçirdi.

Karşıyaka’da 2018 yılı eğitimlerinde 30 kişinin sertifika aldığı, birçok inovatif iş fikirinin öne çıktığı kaydediliyor.

Öte yandan konuyla ilgili bilgi veren Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar;
“Girişimcilere yeni pencereler açmak ve desteklemek çok önemli. Bu anlayışla, 2015 yılından bu yana KOSGEB ile ‘Uygulamalı Girişimcilik Projesi’nde çok güzel işlere imza atmaya devam ediyoruz. Yaratıcı iş fikirlerine öncülük etmeyi ve aile ekonomisine dolaylı yoldan da olsa katkı sunmayı sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Uygulamalı Girişimcilik Projesi’nde KOSGEB tarafından onaylanan katılımcılar, 50 bin lira hibe ve 100 bin lira faizsiz kredi imkanı beraberinde, kendi girişim fikirlerini hızla gerçeğe dönüştürebiliyorlar.

İzmir Urla Devlet Hastanesi’nde silahlı kavga

İzmir’in Urla ilçesinde, aralarında husumet olduğu öğrenilen iki ailenin fertleri arasında, Urla Devlet Hastanesi’nde karşılaşması üzerine çıkan tartışma, silahlı kavgaya dönüştü. Olayda, 1’i polis, 7 kişi yaralandı.

Olay, dün akşam saatlerinde Urla Devlet Hastanesi’nde meydana geldi. Aralarında husumet olduğu öğrenilen iki ailenin fertleri, hastanede karşılaşınca, tartışmaya başladı . Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine taraflar akrabalarına haber verdi. Bunun üzerine Urla Devlet Hastanesi’nde toplanan iki grup arasında çıkan kavgada silahlar da kullanıldı. Ortalık bir anda savaş alanına dönerken, hastane polisleri de müdahalede bulundu. Olayda, müdahale etmek isteyen hastane polisi Hasan Ak ile taraflardan 6 kişi yaralandı. Yaralılara ilk müdahale aynı hastanede yapıldı. Hastane çalışanlarının ihbarı üzerine gelen polis ve jandarma ekipleri çevrede ve hastane girişinde geniş güvenlik önlemi aldı.

Tedaviye alınan yaralılardan polis memuru Hasan Ak’ın pompalı tüfekten çıkan saçmaların koluna isabet etmesi sonucu hafif yaralandığı ve durumunun iyi olduğu öğrenilirken, ağır yaralanan 2 kişi ise Urla Devlet Hastanesi’ndeki ilk müdahalesinin ardından 9 Eylül Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi.

Öte yandan, husumetli iki gruptan birinin aynı hastanede tedavi gören hamile yakını ise güvenlik gerekçesiyle İzmir’deki bir hastaneye sevk edildi. Polisin olayla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor.

‘Çocuk gelin fotoğrafı çekmem’ deyip damadın burnunu kırdı

Sosyal medya iki gündür ‘damada anlamlı dayak’ başlıklı haberi konuşuyor. İddiaya göre Malatya’da düğün fotoğrafçılığı yapan Onur Albayrak yaşını 15 olduğunu öğrendiği gelinin fotoğraflarını çekmeyeceğini söyledi. Bu sebeple damatla tartışan Albayrak damadın burnunu kırdı. Sosyal medyada gündem olan olayla ilgili açıklama yapan Albayrak ise “Evet maalesef durum bu, keşke yaşanmasaydı ama yaşandı. Bir daha olsa gene çekmiyorum der miyim evet derim. Kimse kusura bakmasın, çocuk gelin de çocuk istismarıdır benim gözümde ve hiç bir kuvvet bana o çocuğun gelinlikle fotoğrafını çektiremez” dedi.

Malatya’da düğün fotoğrafçılığı yapan Onur Albayrak, bir düğün için fotoğraf çekimine gittiğinde yaşı küçük görünen geline kaç yaşında olduğunu sordu. Habere göre “15” cevabını alınca da “çocuk gelin fotoğrafı çekemem” diyerek duruma tepki gösterdi. Bunun üzerine damat, anlaşmayı bozduğu gerekçesiyle fotoğrafçı Albayrak ile tartıştı. Israrla çekimin yapılmasını isteyen damat ile fotoğrafçı arasında yaşanan yaşanan kavgada damadın burnu kırıldı.

Sosyal medyada paylaşılan haber fotoğraflarının ardından açıklama yapan Onur Albayrak, “İki gündür bu haberi görüp gerek arayan gerek mesaj yazan tüm dostlara teşekkürler. Evet maalesef durum bu, keşke yaşanmasaydı ama yaşandı. Bir daha olsa gene çekmiyorum der miyim evet derim. Kimse kusura bakmasın, çocuk gelin de çocuk istismarıdır benim gözümde ve hiç bir kuvvet bana o çocuğun gelinlikle fotoğrafını çektiremez. Çocukların saçına duvak takılmaz, kır çiçekleri ile süslenmiş taçlar takılır ancak. Saygılarımla” ifadelerini kullandı.

İzmir hava durumu! Aşırı sıcaklar geliyor


İzmir’de Perşembe ve Cuma günü kavurucu sıcaklar geliyor. Pazartesi Salı çarşamba günleri 32, 33 derece sıcaklık beklenen İzmir’de Perşembe ve Cuma günü 38 dereceye çıkacak.

İzmir’de Perşembe ve Cuma günü kavurucu sıcaklar geliyor. Pazartesi Salı çarşamba günleri 32, 33 derece sıcaklık beklenen İzmir’de Perşembe ve Cuma günü 38 dereceye çıkacak.Hafta içerisinde 38 dereceye kadar çıkacak olan sıcaklıklar, geceleri 23 ila 25 derece diliminde seyredecek. Bölgedeki nem oranı gündüz saatlerinde etkisini yoğun bir şekilde gösterecek.

İşte İzmir hava durumu…

İzmir’de açıkhava sineması günleri

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği açık hava yaz sinemaları, 4 ünlü Türk yönetmenin son filmlerini perdeye taşıyor. Kültürpark Uzun Havuz’daki ilk film, 10 Temmuz’da gösterime girecek “Kelebekler” olacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi Kültürpark Açık Hava Yaz Sinemaları, dört ünlü yönetmenin son filmlerini konuk edecek. Nostaljik yaz geceleri akşamında Tolga Karaçelik’in “Kelebekler”, Ali Atay’ın “Ölümlü Dünya”, Ümit Ünal’ın “Sofra Sırları” ve Seren Yüce’nin “Rüzgarda Salınan Nilüfer” filmleri İzmirliler buluşacak. Gösterimlerden önce, sinema yazarı Vecdi Sayar, filmlerin sanatçıları ile söyleşiler yapacak. Söyleşiler 20.30’da, filmler ise 21.00’de başlayacak. Kültürpark Uzun Havuz’da gösterilecek filmler ücretsiz olacak.

Kelebekler 10 Temmuz’da

Bu yıl, sinemamıza önemli ödüller kazandıran “Kelebekler”, genç yönetmen Tolga Karaçelik’in ikinci filmi. Sundance Festivali (ABD) En İyi Film, Bükreş Festivali En İyi Film, ArtFilm Festivali (Slovenya) Jüri Özel Ödülü, 2018 İstanbul Film Festivali Jüri Özel Ödülü, En İyi Erkek Oyuncu (Tolga Tekin), 2018 Ankara Film Festivali En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (Tuğçe Altuğ), En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Gülçin Kültür Şahin), En İyi Kurgu (Evren Luş) ödüllerini aldı. Tuğçe Altuğ, Tolga Tekin, Bartu Küçükçağlayan, Serkan Keskin, Gülçin Kültür Şahin, Hakan Karsak, Ercan Kesal’ın r ol aldığı film, üç kardeşin babalarının ölümünden sonra başına gelenleri anlatıyor. 10 Temmuz’da gösterilecek filmin oyuncuları Tuğçe Altuğ ve Hakan Karsak, aynı zamanda Kültürpark’daki ilk söyleşinin de katılımcıları olacak.

Ali Atay’dan Ölümlü Dünya

“Leyla ile Mecnun” dizisinin Mecnun’u, “Sen Aydınlatırsın Geceyi” ve “Ayla” filmlerinin başarılı oyuncusu Ali Atay’ın “Limonata”nın ardından yaptığı ikinci film olan “Ölümlü Dünya” tüm fertleri kiralık katil olarak çalışan bir ailenin öyküsünü anlatan bir aksiyon-komedi filmi. Ahmet Mümtaz Taylan, Alper Kul, Sarp Apak, İrem Sak, Feyyaz Yiğit Çakmak, Mehmet Özgür, Doğu Demirkol, Meltem Kaptan ve Özgür Emre Yıldırım’dan oluşan geniş bir oyuncu kadrosuna sahip film, 17 Temmuz’da Kültürpark Uzun Havuz önünde sinemaseverler ile bir araya gelecek.

İzmirli yönetmenden ödüllü film

Erkek egemen bir toplumda başkaldıran bir kadının dünyasını anlatan Ümit Ünal’ın “Sofra Sırları”, sinemamızda ‘kara mizah’ın en başarılı örnekleri arsında yer alıyor. Popüler kültürün biçimlendirdiği bireyleri ve iki yüzlülüğün egemen olduğu değerleri ile taşranın resmini çizen film, kadın özgürlüğü konusunda güçlü bir mesaj içeren bir polisiye olarak da değerlendiriliyor. 2018 İstanbul Film Festivali’nde En İyi Senaryo, En İyi Kadın Oyuncu (Demet Evgar), En İyi Kurgu ödüllerini, Malatya Film Festivali’nde de İzleyici Ödülü’nü kazanan “Sofra Sırları”nın İzmirli senarist-yönetmeni Ümit Ünal ve oyuncu Elif Andaç Çam, Kültürpark söyleşilerinin konukları arasında yer alacak. Sofra Sırları, 24 Temmuz’da gösterilecek.

Rüzgarla Salınan Nilüfer 31 Temmuz’da

“Çoğunluk” adlı ilk filminde orta sınıftan insanların çaresizliğini anlatan genç senarist-yönetmen Seren Yüce’nin kamerasını üst orta sınıfa yönelttiği ve mizah duygusunun eksik olmadığı bir bakışla burjuva sınıfını eleştirdiği “Rüzgarla Salınan Nilüfer” 31 Temmuz’da Kültürpark Yaz Sineması’nın son gösterisi olacak. Filmiyle Montreal Film Festivali’nde En İyi Senaryo ödülünü kazanan Seren Yüce ve 2017 Sadri Alışık Oyuncu Ödülleri’nde “Yardımcı Rolde En Başarılı Kadın Oyuncu” seçilen Tülay Günal, gerçekleştirecek söyleşiye katılarak izleyicilerin sorularını da yanıtlayacak

WhatsApp ile çocuklarınızı takip edin!

WhatsApp, özellikleri ile sizlere birçok avantaj sunuyor. Bunlardan birisi de çocuklarınızı uygulama üzerinden takip etme özelliği. Bu özellik sayesinde yalnızca çocuklarınızı değil, merak ettiğiniz herkesi takip edebiliyorsunuz.

Son zamanlarda yaşanan çocuk kaçırma gibi olaylara, bir nebze engel olmak için sizlere bu haberi sunuyoruz. İşte WhatsApp takip etme özelliği!

Özelliği kullanmak için her iki tarafında telefonu ve WhatsApp uygulaması yüklü olması gerekiyor. Özelliği kullanmak için şu adımları uygulamanız gerekiyor.

Öncelikli olarak, uygulamaya girin. Konumuzu paylaşmak istediğiniz kişiye tıklayın. Ardından konum simgesine tıklayın.

Konum simgesine tıkladıktan sonra, karşınıza bulunduğunuz konumun haritasını gösteriyor.  Buradan mevcut konumu paylaş diyorsunuz. Bu işleri yapmadan önce, telefonun konum özelliği açık olması gerekiyor.  Paylaş dedikten sonra da karşınıza bir uyarı çıkacak. Bu uyarı, özellik hakkında bilgi veriyor ve devam butonuna basınız.  Önceden bu uygulamayı kulladıysanız eğer, sizlere bu uyarıyı yapmayacak.

Mevcut konumu paylaş dedikten sonra, karşınıza yeni bir arayüz gelecek. Burada, karşınıza konumunuzu ne kadar paylaşacağınız gözüküyor.  Buradaki saatlerden hangisi sizler için uygunsa seçin. Ayrıca yorum da ekleyebiliyorsunuz.

Buradan konum için saat ve yorumu yazıp, paylaştıktan sonra, konumunuz WhatsApp mesajı olarak karşı tarafa gönderilecek. Gönderdiğiniz kişi, buradan size her zaman erişebilecek.

Paylaşımı açtıktan sonra, karşı tarafın konumunu görebiliyorsunuz.

Eğer karşı taraf da konumunu paylaşırsa, iki kişi harita üzerinde nerede olduğu görülebiliyor. Hatta, paylaşılan konumun süresi, ne kadar kaldığı da gözüküyor.

Bu sayede, merak ettiğiniz insanları nerede olduğunu öğrenebiliyorsunuz. Öğrenmekle de kalmayıp, anlık olarak izleyebiliyorsunuz.

Kaynak: Shiftdelete

İzmir’de alev alev yanan çalıntı kamyonet eve daldı

İzmir’in Karabağlar ilçesinde, sabah saatlerinde alev topuna dönen çalıntı kamyonet bir eve çarptı. Çarpmasının etkisiyle neye uğradığını şaşıran aile fertleri büyük korku yaşadı.

Edinilen bilgiye göre olay, sabah saatlerinde Karabağlar ilçesi Poligon Mahallesi 52 Sokak’ta meydana geldi. Çalıntı olduğu öğrenilen bir kamyonet, bilinmeyen bir sebeple yanmaya başladı. Araç bir süre sonra alev topuna döndü. Araç, daha sonrada yokuş aşağıya indi. İçinde sürücüsü bulunmayan kamyonet, önce park halindeki bir araca çaptı. Araca çarptıktan sonra yön değiştiren kamyonet, Genç ailesinin oturduğu tek katlı eve daldı. Çarpmanın etkisiyle evin duvarı yıkıldı. O sırada evde uyuyan 4 kişi yaralandı.

Olayı gören mahalle sakinleri, emniyet güçleri ve itfaiyeye haber verdi. Olay yerine sağlıkekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin zamanında müdahalesiyle alev topuna dönen araç söndürülürken, aile bireyleri de evden çıkarıldı. Sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinde baba Mehmet Genç, anne Fehime Genç, çocuklar Salih Can Genç ile Ekrem Genç’in ellerinde ve ayaklarında yanıkların olduğu öğrenildi. Yanan araç kullanılamaz hale gelirken, kamyonetin çalıntı olduğu ortaya çıktı.

MAHALLE SAKİNLERİ ŞOKA GİRDİ

Olayın görgü tanıklarından Ferhan Kesici, “Sabah 05.00 gibi bir aracın yandığını gördük. Yaklaşık 5 dakika yandıktan sonra kamyonet alev topu halinde yokuştan aşağıya inmeye başladı. Önce bir arabaya çarptı, daha sonra ise eve girdi” dedi.

Olayda can kaybı yaşanmamasının teselli olduğunu belirten Kesici, “İtfaiye ekipleri olaya zamanında müdahale etti ve komşularımız dışarıya çıkarıldı. Mahalle sakinleri olarak korktuk ama can kaybının yaşanmaması teselli oldu” ifadelerini kullandı.

ARAÇ BULUNUNCA MUTLU OLDU AMA…

Çalıntı olduğu öğrenilen kamyonetin sahibi Doğan Subaşı, sabah işe kalkmak için dışarı çıktığında aracını yerinde göremediğini ve polise haber verdiğini söyledi. Subaşı, “Arabamı evimin iki arka sokağında park ettim. Pazarcılık yaptığım için sabah 05.00 sularında işe gitmek için çıktım; ancak arabam yerinde yoktu” şeklinde konuştu.

Aracın bulunduğu haberi geldiğinde çok mutlu olduğunu; ancak kamyonetin halini gördükten sonra büyük bir şok yaşadığını aktardı. Subaşı, şöyle devam etti:

“Kısa bir süre sonra arabamın bulunduğu haberi geldi. Doğal olarak sevindim. Ben de ‘Herhalde aracın yakıtı bitti, bırakıp kaçtılar’ diye düşündüm. Arabanın yanına gittiğimde yandığını ve bir evin içine girdiğini gördüm. Kamyonet kullanılmaz halde olduğu için hurdaya verdik. 30 bin TL zararımız var.” Aracın neden yandığı ve nasıl hareket ettiği bilinmezken, polis, olayla ilgili kundaklanma şüphesi olup olmadığını öğrenmek için bir soruşturma başlattı.

Tamamen yanan kamyonetin, düz kontak yöntemiyle çalınıp, ardından terk edildiği belirlendi.