İzmir'de hayat bekIenmez, kovaIanmaz da. O zaten sizinIe beraberdir. CemaI Süreya

İzmirli Arda Öziri motosiklet kazasında hayatını kaybetti

İzmirli Arda Öziri bu sabah geçirdiği motosiklet kazasında hayatını kaybetti. Kaza sonrası Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirilen Arda Öziri, yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Öziri, Diriliş Ertuğrul’da Emir Sadettin Köpek’in saraydaki has adamı Göktuğ karakterini canlandırıyordu.

Oyuncu Arda Öziri’den acı haber geldi. Ruhsar, Dadı, Aşkın Bedeli, Akasya Durağı, Kampüsistan, Kınalı Kar, Asmalı Konak ve son olarak Diriliş Ertuğrul dizisinden rol alan Arda Öziri yaşamını yitirdi. Oyuncu motosiklet kazası sonucu hayatını kaybetti.

Uzun süredir ekranlardan uzak kalan başarılı tiyatro oyuncusu Arda Öziri, Diriliş Ertuğrul’un 2017 – 2018 yeni sezonunda Göktuğ karakteriyle Emir Sadettin’in himayesinde karşımıza çıkmıştı. Emir Sadettin’in görev süresince yanında olan Göktuğ karakteri senaryo gereği ölerek diziye veda etmişti.

Oyuncu için Salı günü 09.00’da İzmir 9 Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde tören düzenlenecek. Daha sonra Alsancak Hocazade Camii’nde öğle namazına müteakiben kılınacak cenaze namazının ardından Işıkkent Mezarlığı’na defnedilecek.

ARDA ÖZİRİ’NİN ARKADAŞI SON ANLARINI ANLATTI
Arda Öziri’nin yakın arkadaşı Cengiz Çolak, oyuncunun son anlarını anlattı: Akşam Şampiyonlar Ligi finalini izlemek için bana geldi. Keyifli bir akşam geçirdik, bol bol güldük. “Bu saatte gitme, kal” dedim ama Saat 03.00 gibi çıktı. TEM’de kaza geçirmiş. Çok üzgünüm, çok yakın bir arkadaşımı kaybettim” dedi.

ARDA ÖZİRİ KİMDİR?

14 Eylül 1978 yılında dünyaya gelen Arda Öziri sinema ve dizi oyunculuğuna devam etmektedir. 9 Eylül Ünv. Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Bölümü mezunudur, Anemi Grubundada vokalistlik yapmaktadır. Aşkın Bedeli dizisinde Poyraz Haznedar karakterini canlandıran Arda Öziri aslen İzmir doğumludur.

Oynadığı diziler:

Diriliş Ertuğrul – Göktuğ (2016-2017)
Aşkın Bedeli – Poyraz (2013-2015)
İnsan Aldandı – Güven (2009)
Son İstasyon – Burak (2010)
Farklı Desenler – Komiser Aziz (2011-2012)*
Farklı Boyut (2009)
Akasya Durağı – Başkomiser Yardımcısı Tolga(2010-2011)
Cemile – Kaan (2006)
Dolunay – Erdem (2005)
Kandil (2005)
Memleket Hikayeleri – Irmağın Aldığı Gelin (2005)
Büyük Umutlar – Özgür (2004)
Ah Be İstanbul (2004)
Kampüsistan – Yiğit (2003)
Estağfurullah Yokuşu (2003)
Asmalı Konak – Haluk (2002)
Kınalı Kar (2002)
Yedi Numara (2000)
Dadı (2000)
Ruhsar (1997)

Muharrem İnce İzmir’de mitinglerde.

.. ’21 Haziran büyük İzmir mitinginde yer gök insan olmalı’

Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin 27 Mayıs İzmir programı başladı. İnce İzmir’i karış karış dolaşıp mini mitingler yapıyor. İnce’nin ilk durağı Menderes’te Kent meydanında Mendereslilere seslenen İnce buradan Ödemiş, Kemalpaşa, Bergama, Aliağa, Menderes ve son olarak açılış ve ifrar programınında olduğu Çiğli’de oldu. İnce İzmir’de ilk mesajında “21 Haziran büyük İzmir mitingine hazır mısınız? 21 Haziran’da yer gök insan olmalı” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce’nin 27 Mayıs İzmir programı başladı. İnce İzmir’i karış karış dolaşıp mini mitingler yapıyor. İnce’nin ilk durağı Menderes’te Kent meydanında Mendereslilere seslenen İnce buradan Ödemiş, Kemalpaşa, Bergama, Aliağa, Menderes ve son olarak açılış ve ifrar programınında olduğu Çiğli’de oldu. İnce İzmir’de ilk mesajında “21 Haziran büyük İzmir mitingine hazır mısınız? 21 Haziran’da yer gök insan olmalı” dedi.

YOLLARINA GÜL DÖKTÜLER..

Adnan Menderes Havalimanı’nda İzmirliler tarafından karşılanan İnce’nin yollarına gül döküldü. Havalimanı kavşağında köprünün üstünden gül ve karanfiller yağdı. Gaziemir Belediye Başkanı Halil İbrahim Şenol, “Hepimizin Cumhurbaşkanı Sayın Muharrem İnce Güzel İzmir’imize hoşgeldiniz” yazılı pankartı köprüye asarak İnce’yi selamladı. İnce, İzmirlilere teşekkür etti.

İnce’nin ilk durağı Menderes oldu. Kent meydanında Mendereslilere seslenen İnce birbirinden önemli mesajlar verdi.

İnce, “Merhaba Menderes. Dağlarından yağ, ovalarından bal damlayan güzel insanlar iyi misiniz? Peki 21 Haziran büyük İzmir mitingine hazır mısınız? 21 Haziran’da yer gök insan olmalı. Bugün ilçeleri gezeceğiz. Bu antrenman” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın sözlerini hedef alan İnce alanda yuhalama olunca, “Yuh olmaz, onu sandıkta yeneceğim” diyerek kalabalığı susturdu.

EKONOMİDEN VURDU: YAZIK GÜNAH!
İnce konuşmasını sürdürdü ve “Şimdi Sayın Erdoğan dün demiş ki, ‘ben otomobil fabrikası yapacağım. Muharrem İnce istemiyor. O bisiklete binmeye devam etsin’… Erdoğan’la İnce arasındaki fark şu; o otomobilin kaportasını yapmak istiyor, ben beynini yapmak istiyorum. O 30 yıl önceki teknolojiye talip. Çünkü çağını bilmiyor, tanımıyor. Geri teknoloji istiyor. O otomobilin koltuğunu yapmaya talip ben elektrikli otomobil yapmaya talibim. Çünkü matematik, fizik bilmiyor çünkü diploması yok. Ben diyorum ki elektrikli otomobil, ileri teknoloji, o domates satacağım diyor. Ben marka salça yapalım ve satalım diyorum. O nar satacağım diyor, ben nar suyu satalım diyorum. O zeytin satacağım diyor ben zeytinyağı satalım diyorum. Ülke ekonomisini nasıl rezil ettiler? Her iki kilometrede 5 AVM var. Bir AVM 100 milyon dolar. Aynı gömlekçi orada da var burada da var. Aynı gömlekçi 5 yere kira ödüyor. Sen 10 liraya alacağın gömleği 50 liraya alıyorsun. 5 AVM yerine bir AVM olsaydı yani 400 milyon dolar para kenarda kalsaydı. Bu parayla 20 fabrika kurardın, her birinde 2 bin işçi çalışırdı. Birinci büyük yanlışları budur. Paraları aldılar betona gömdüler. O proje, inşaat diyor. Projeden anladığı İstanbul’u boydan boya kazacak tünel açacak. Benim projem fabrikaları tüten bacalar. Yüzlerce AVM ile doldurdular Türkiye’yi. Yazık günah” açıklamasında bulundu.

AVARE KASNAK GİBİ DOLAŞIYORUZ
İnce, “Avrupa’da 50 kilometrede bir tane benzinlik vardır, Türkiye’de 10 kilometrede bir var. Bir benzinlik 5 milyon dolar. 10 benzinlik 50 milyon dolar. Her 100 kilometrede 40 milyon dolara iki fabrika kurabilirdik. Her 100 kilometrede 4 bin kişi çalışabilirdi. O benzinlik istasyonlarına da güneş enerjisi ürettirebilirdik. Bunlar istihdam yaratmak, üretmek yerine betonu tercih ediyorlar. Çünkü orada mama, rüşvet, hırsızlık çok. Ben sizlere üretim vaat ediyorum. Ben sizlere gelecek vaat ediyorum. Ben sizlere bacaları tüten fabrikalar vaat ediyorum. Ben çocuklarımıza iş vaat ediyorum. Ben otomobil fabrikası istemiyormuşum. Erdoğan’ın bilmediği yer şurası; otomobili yapan mı güçlüdür, otomobili yapan robotu yapan mı, otomobilin yazılımını yapan mı güçlüdür? Erdoğan kaportayı, koltuğunu ben yapayım diyor. Ben de beynini ben yapayım diyorum. Geri kalmış, bilmiyor, cahil. İtalyanlar gönderiyorlar Türkiye’ye elbise diktiriyorlar. Bizim giyimde markamız olmadığı için İtalyan markasını çakıyorlar üstüne biz 3-5 kuruş kazanıyoruz gerisini onlar kazanıyor. Televizyon yapıyoruz para kazanamıyoruz, çünkü markamız yok. sen otomobil fabrikasını gezdin mi diyor? Gezdim sen Almanya’dakini gezdin mi? Avare kasnak gibi dolaşıyoruz. Bir otomobilden 100 euro kazanıyoruz” diye konuştu.

GENÇLERE VE EMEKLİLERE SESLENDİ
Genç ve emeklilere seslenen İnce, “Gençleri iyi yetiştirip, marka üreteceğiz. Gençler beni iyi dinleyin. Her yıl 10 bin gencimizi yurt dışına göndereceğiz. Okul öncesi eğitimden başlayarak eğitimi sonuna kadar parasız yapacağız. Size söz veriyorum, gençleri öğrencilerim, çocuklarım, sizi tarikat yurtlarına muhtaç etmeyeceğim. Emekliler, 1990’larda milli gelirin yüzde 37’si bordrolulara aitti bugün yüzde 17’si… Hollanda’da en düşükle en yüksek arasında 2 kat fark var. Türkiye’de 9 kat var. Bunu indireceğiz. Ramazan ve kurban bayramında biner lira verecekler. Olmaz. Enflasyon iki sene sonra onu yer. Ayaküstü olmaz. Kanun lazım. Cumhurbaşkanı olduğumda emeklilerle ilgili kanun çıkaracağız. Kanun şu; emekliler ramazan ve kurban bayramında bin lira değil o anki asgari ücret kaç paraysa onu alacaklar. 16 yıldır iktidar, polis, memur, hemşire, öğrenci, aleviler aklına gelmemiş. Şimdi 360 ek gösterge vereceğim diyor. Ne zaman hatırladı? Muharrem İnce söyleyince. İnce korku böyle bir şeydir. Hepsine 3600’ü vereceğiz, söz” dedi.

24 HAZİRAN’A KADAR TATİLE GİTMEK, HASTALANMAK YOK
İnce ayrıca, “Türk, Kürt, Alevi, Sünni’yi geçeceksin. Herkes barışacak. Ben sadece CHP’lilerin değil 81 milyonun cumhurbaşkanı olacağım. Barışacağız. Büyüyeceğiz. Adil bölüşeceğiz. ‘3B’yi 3Y ile getireceğiz. Yönümüz Avrupa Birliği olacak. Yöntemimiz demokrasi olacak. Yönetimimiz bir tek adam yanında avanesi olmayacak. Güçlü bir lider yanında ehliyetli insanlar olacak. Söz verdiğinde tutacak. Ne kandırıldım ne kandırdım diyor. Yahu merak ediyorum. Bu lafı söylerken nasıl söylüyor? Defalarca kandırıldım, rabbim beni affetsin dedi mi? Ben de dua ediyorum rabbim onu affetme! Zoruma giden bir şey var. AK Parti’ye giden kardeşlerime sesleniyorum. Bunlar camiyi yıkar diyor. Bu çok zoruma gidiyor. Burası siyaset meydanı, burada cami konuşulmaz. AK Partili kardeşlerime soruyorum; bundan rahatsız olmuyorlar mı? Cami senin babanın tapulu malı mı? Bu nasıl bir laftır? Ayıp. Utanır insan. Neredeyse gelmeyin kardeşim bizim camimize diyecek. Böyle bir şey olur mu? İnsan bu tür lafları söylemeye utanır. Bir daha CHP zihniyeti, cami yıkar derse onu meydanlarda perişan edeceğim. Meydanlarda konuşacağımız ekonomi. Gel ekonomi konuşalım. Yüreğin yetiyorsa danışmanlarını al, prompterlerini al ekonomi tartışalım. Her gittiğim yerde ekonomi, eğitim konuşacağım. Gençleri geleceğe hazırlayacağız. Bizdeki eksiklikler sizde olmayacak. Bir dayatma yapmayacağız. Sizlerden istediğim şu; 24 Haziran’a kadar tatile gitmek yok. Sakın ha! Kızım doğum yaptı, babam hastalandı, sakın. Mazeret yok, muhalefet ar. 24 Haziran’a kadar hastalanmak yok” ifadelerini kullandı.

ÇİÇEKÇİ KADINLARLA BİR ARAYA GELDİ
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Menderes’ten sonra Ödemiş’e gitmek üzere yola çıktı. Yol üzerinde, Bayındır’a girdiği sırada kadınlar, çiçeklerle İnce’nin yolunu kesti. Burada seraya giren İnce, üretici kadınlarla fotoğraf çektirdi. İnce, fotoğraf karesinde olmayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nu “Aziz ağabey sen de gel” diyerek, çağırdı. Çiçekçi kadınlardan biri, söze girip, “Biz Aziz başkanımızdan çok razıyız. Bize çok yardım etti. Sizden de yardım istiyorum” dedi. Çiçekçi kadınlar, İnce’ye saksıda çiçek de hediye etti.

İNCE’DEN ÖDEMİŞ’TE STADYUM ÇIKIŞI: ATATÜRK’ÜN İSMİNİ SİLMEK İÇİN YAPTILAR
Ödemiş’e geçen Muharrem İnce, buradaki konuşmasında, “AK Parti döneminde kaç tane stadyum yaptılar? 265 tane yaptılar. Gerekli mi? Gerekli; ama fabrika mı gerekli stadyum mu? Fabrika gerekli. 265 stadyumu niye yapt? Bir, Atatürk ismini silmek için yaptı. İki, yandaşa rant sağladı. Üç, çocuklarımız işsiz kaldı. Stadyum dediğin şey haftada 2 saat çalışıyor. 30 günde 8 saat. Fabrika 24 saat çalışıyor. Erdoğan ile İnce arasında fark bu. Erdoğan diyor ki ‘Tüketim, Kanal İstanbul’. Kazdıracak, oradan avanta gelecek, rant gelecek, mama gelecek. İnce diyor ki ‘Bacası tüten fabrika gelecek’. Erdoğan, ‘İsrail’den tohum alalım’ diyor, ben de ‘Yerli tohumlarımızı geliştireceğim’ diyorum. Bakın farklarımız bunlar” dedi.

‘O FAKIBABA, MİLLET FAKİR BABA’
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’ya yönelik eleştirilerde bulunan İnce, “Tarım Bakanı’nın adı, Fakıbaba; milletin adı, fakir baba. O saman ithal edecek; ben yerli ırkları geliştireceğim, köylüyü destekleyeceğim. O, ‘Domates satalım’ diyecek, ben diyeceğim ki ‘Tarıma dayalı sanayi kurmamız lazım yani marka üretmemiz lazım’. Domates değil ya salça ya da ketçap satacağız. Bizim Mercedes’imiz yok, BMW’miz yok. Marka üreteceğim. Markası olmayan, arkada olur. Sizi iyi yetiştireceğiz; Fransız’dan, Alman’dan daha iyi yetiştireceğiz. Çağınızı bileceksiniz” diye konuştu.
İnce, öğrencilere 19 Mayıs ve 29 Ekim günlerinde burs sözünü tekrarlayarak, “Verimli topraklarla yoksulluk kaderimiz olamaz. Bu yoksulluğu yırtıp, atacağız. Bunu gençlerle birlikte yapacağız” dedi.

‘SARAYPEREST CUMHURBAŞKANI’
Kadınların iş gücüne katılımını yüzde 32’den yüzde 50’ye çıkacaklarını dile getiren İnce, “Mutfakta et mi kaynar, dert mi kaynar? Siz bilirsiniz. Ocakta aş mı pişer, taş mı pişer? Siz bilirsiniz. Kadınların iş gücü katılımı yüzde 32. Bunu yüzde 50 yapacağız. Yani 100 çalışandan 32’si kadın, bunu 50 yapacağız. Bunu nasıl yapacağız? Her mahalleye bir kreş açacağız. Ev kadınlarını çalışan statüsüne sokacağız” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çocuk konusundaki açıklamalarını da eleştiren İnce, şunları kaydetti:

“İçime dert olan bir konu. ‘3 çocuk yapın’ dedi, sonra dedi ki ‘5 çocuk yapın’. Orada bitirmemiş, ‘Sezaryen mezaryen yok’ diyor. Ona da karışıyor. Peki bir Muharrem İnce ne diyor? İster 3, ister 5 çocuk yap. Adamın parası var, her şeyi yerinde, 5 çocuk yapar; ama açsa nasıl yapacak? Aramızdaki fark şu. O diyor ki ‘3 çocuk yap, 5 çocuk yap’. Ben de diyorum ki benim görevim çocuk sayısını belirlemek değil, bu çocuk bezindeki KDV yüzde 18. Çocuğun donundan yüzde 18 vergi alan devletten adam olmaz. Çocuğun bezinden yüzde 18 vergi al sonra çocuk sayısına karış. Türkiye’yi nasıl kalkındıracaksın? ‘3 B’ ile. Barışacağız, büyüyeceğiz, adili bölüşeceğiz. Bu nasıl olacak? Bir, artık vatandaş tasarruf yapmayacak, devlet tasarruf yapacak. Mesela 40 milyar doları Suriyelilere harcamayacağız, haberiniz olsun. Mesela 2 milyar dolara saray yaptırmayacağım. Cumhurbaşkanının Ankara’da bir sarayı var, damatlar yan tarafta lojman var; ama hepsi orada yaşıyor. İstanbul’da da 5 saray var. 500 milyon dolar da onlara harcadı. Bir tane de 300 odalı yazlık saray yaptırıyor Marmaris’e. AK Parti’ye oy veren kardeşlerime sesleniyorum. Senin vicdanına sesleniyorum. Ankara’da saray, İstanbul’da 5 saray, yetmedi Marmaris’te Turgut Özal zamanında 4 oda 1 salon vardı. O zaman yetmedi, 300 odalı saray yaptırıyor yani sarayperest bir cumhurbaşkanı.”

‘AKLIMIZI BAŞIMIZA ALIRSAK GÜNEY KORE OLURUZ’
Türkiye’nin sonunun ya Güney Kore ya da Venezuela gibi olacağını ileri süren Muharrem İnce, “Yıl 1980; Türkiye’nin milli geliri 2 bin dolar, Güney Kore’nin de 2 bin dolar. Asya krizi oluyor, Kore iflas ediyor. Devlet 5 büyük şirketi çağırıyor. ‘Rekabet etmeyeceksiniz, dünyayla rekabet edeceksiniz’ diyor. 5 şirketin şimdiki ihracatı 250 milyar dolar. Şimdi milli gelir 30 bin dolar. Türkiye’de ise 7 bin dolara düştü. Bir de Venezuela var. 300 milyar varil petrol üretiyor ama devlette tek adam var. Petrolün gelirini halka aktarayım, halk üretmesin; diyor. Halk üretmemiş ve sonunda üretmeyen ekonomi çöküyor. Şu anda en büyük petrol üreticisi Venezuela, tuvalet kağıdı alamıyor. Aklımızı başımıza alırsak Güney Kore oluruz ama bedava yaşamaya çalışırsak tuvalet kağıdı bulamayız. Karar sizin” diye konuştu.

VATANDAŞA, CANLI YAYIN YAPTIRDI
İzmir’in ilçelerinde miting yapan CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Ödemiş’ten sonra Kemalpaşa’ya gitti. Burada, omuzlarına yörük bezi koyan Muharrem İnce, ‘Türkiye’ye güvence, Muharrem İnce’ sloganı ile konuşmasına başladı. Vatandaşlardan cep telefonlarından canlı yayın yapmasını isteyen Muharrem İnce, “TRT, Tayyip Radyo Televizyonu oldu. İster göster, ister gösterme. Meydanları engelleyebiliyor musun? Bak görüyorsun. İzmir provası yapıyoruz, 21 Haziran’da iki milyon istiyorum İzmir’de… Yer gök insan olsun” dedi.

Türkiye’nin Suriye olaylarından dolayı Esad’a küsüp 7 yıldır büyükelçi göndermemesini eleştiren Muharrem İnce, “Bunlar doğru şeyler değil” dedi. İnce, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Meydanlara geliyor, anlatıyor, bir de ben anlatayım. Türkiye tekstilde iyi mi? İyi. Güzel elbiseler dikiyoruz, ama markası yok. İtalya alıyor 1, 15 katına satıyor. Gençler, sizinle birlikte ülkeyi ayağa kaldıracağız. Size meydanlarda bağırmam. Geleceğim, gençlere anlatacağım. Üniversitedeki gençler, size öğretmeninizden bir söz. İki yıl içinde sizi tarikat yurtlarına muhtaç etmeyeceğim. 19 Mayıs’ta 500 TL, 29 Ekim’de 500 TL burs vereceğim. Ananızın ak sütü gibi helal size.”

‘ÇİFTÇİYE MAZOTU 3 TL’YE VERECEĞİZ’
Çiftçinin sorununu çözeceğini de söyleyen İnce, “Çiftçi kardeşim ne güzel kiraz hediye etti. Tam kiraz mevsiminde doğmuşum ben de. Evimin bahçesinden koparıp yiyemedim, burada yedim, mutlu oldum. Çiftçiye mazotu 3 TL’ye vereceğiz” diye konuştu.

Hükümetin herkesle kavgalı olduğunu ifade eden Muharrem İnce, “Herkesle kavga ediyoruz, Suriye’yle, AB’yle, Rusya’yla, ABD ile kavgalı. Gölgesiyle bile kavga ediyor. Bir de bakın biz söyledik sonra polise, öğretmene, hemşireye, din görevlisine 3600 vereceğini söyledi. O zaman getir KHK’yı, yap 3600’ü. Yiğitsen yap hadi. Sen Suriyelilere 40 milyar lirayı nereden buluyorsan ben de parayı oradan bulacağım” dedi.

Muharrem İnce, gençliğe, kadınlara, emeklilere ve çiftçilere yönelik politikalarını Kemalpaşa’da da tekrarladı. Muharrem İnce daha sonra ise otobüsün üzerinden meşaleler yakan kalabalıkla selfie çektikten sonra Kemalpaşa’dan ayrıldı.

Muharrem İnce İzmir Çiğli’de Ahmet Taner Kışlalı Parkını açtı.

İzmir Çiğli’deki Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nın açılışında konuşan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce, “Türkiye’de umutları tazelemek istiyoruz. En büyük projemiz huzur. Bunu yapacağız” dedi. İnce ayrıca, 24 Haziran’dan sonra bir üniversite ligi kuracaklarını da vaat etti.

İzmir Büyükşehir Belediyesinin Çiğli’de 25 dönüm alan üzerine kurduğu Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nın açılışını, CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce yaptı. Törene; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, CHP İzmir Milletvekilleri, ilçe belediye başkanları ile Kışlalı’nın eşi Nilüfer Kışlalı ile kızları Nilhan Nur Kışlalı ve Dolunay Kışlalı da katıldı. Vatandaşlar da saatler öncesinden alana gelerek Muharrem İnce’yi bekledi. Açılış sonrası yaptığı konuşmada Türkiye ekonomisini büyüteceklerini, üretim ekonomisine geçileceğini dile getiren İnce, “Erdoğan saman ithal edecek, İnce yerli tohumları üretecek. Erdoğan AVM yapacak, İnce fabrikalar dikecek. Erdoğan kindar nesil yetirecek, İnce dünyaya insan yetiştirecek. Erdoğan meydanlarda ‘tezek’ diyecek, İnce meydanlarda ‘gelecek’ diyecek. Bizim işimiz kavga değil. Çocukları doğru dürüst yetiştirelim, çiftimizin ürünleri kalmasın, esnafımı siftahsız dükkan kapatmasın istiyoruz. Türkiye’de umutları tazelemek istiyoruz. En büyük projemiz huzur. Bunu yapacağız” diye konuştu.

“Dördüncü köprüyü de İnce yapar”

Konuşmasına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerine cevap vererek başlayan İnce, “Erdoğan benim sözüme atıfta bulunuyor. Ben ‘köprü yapmak ufak iş’ dedim. ‘Parayı basarsın olur. Birinci köprüyü Demirel, ikinci köprüyü Özal, üçüncüyü Erdoğan yaptı. Dördüncü köprüyü de İnce yapar’ dedim. Erdoğan bana diyor ki ‘sen kimsin haddini bil’ diyor. ‘Köprü yapmak kim sen kim’ diyor bana. Erdoğan, betondan demirden köprü yapmak kolay. Ben gönüllere köprü kuruyorum gönüllere. Sen bu dünyaya gönül kırmaya gelmişsin, ben de gönüller arasında köprü kurmaya gelmişim. Hiç kimseyi dışlamıyorum, ötekileştirmiyorum. AK Parti’li, ülkücü kardeşlerim, HDP’li kardeşlerim, Saadet Partili kardeşlerim, 81 milyon hepsi bizim kardeşimiz. Barışacağız. Önce 81 milyonu barıştıracağız, sonra büyüyeceğiz” dedi.

“Aramıza nifak sokmaya çalışıyor”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisinde “Sen CHP’ye genel başkan olamadın, cumhurbaşkanı adayı oldun” dediğini kaydeden İnce, şu cevabı verdi: “Doğru diyor. Sen de Beyoğlu Bel Başkanı adayı oldun ama seçilemedin. Yani siyasette bunlar olabiliyor. Beyoğlu Belediye Başkanı olamadın. 91’de milletvekili adayı oldun, olamadın. Ben de genel başkan seçilemedim ama cumhurbaşkanı seçileceğim ne var bunda? Yani arkadaşın Abdullah Gül, Fazilet Partisi’nden genel başkan aday oldu seçilemedi ama sonra cumhurbaşkanı oldu. Siyasette bunlar var. ‘Seni Kılıçdaroğlu nasıl çağırdı?’ diyor. Kılıçdaroğlu benden 15 yaş büyük. Sen bakanları dövdün ne konuşuyorsun? Bana isim verdirme. Açtırma kutuyu söyletme kötüyü. Tadında bırak. Her kuşun eti yenmez tadında bırak. Yani Kılıdöçaroğlu kibar adam. Kabalık olsun diye onu yapmaz. Geç onları. Aramıza nifak sokmaya çalışıyor. Bu nifaklara aldanmayın. Biz ne yağacağız ona bakalım.”

“Türkiye boşa çalışıyor”

İnce, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye tekstilde elbise üretiyor. Bu dikilen elbiseler alınıyor İtalya’ya gidiyor. Türkiye’de dikiliyor ama 10 katı fiyata satılıyor. Türkiye’de televizyon yapılıyor ama 10 Euro kazanıyoruz her bir televizyondan. Otomobil üretiliyor. Bir otomobilden 100 Euro kazanıyoruz. Çerez parası. Türkiye boşa çalışıyor. Çünkü bizim markamız yok. Biz gençlerle birlikte marka oluşturacağız. Dünyada ilk 100 marka arasında bir tane Türk markası yok. Eğer 24 Haziran’da ülkemizin kaderini değiştiremezsek 100 yıl yoksul kalacağız. Erdoğan ‘domatesleri satın’ diyor, ben ise ‘yanına fabrika katıp ya salça ya da ketçap satalım katma değeri yüksek olsun’ diyorum.”

“Bir üniversite ligi kuracağız”

19 Mayıs ve 29 Ekim’de 500 liralık gençlik bursu ve cumhuriyet bursu vereceklerini vaat eden İnce, “Bu parayı size Türkiye Cumhuriyeti’ verecek. Bugün devlet bir yoksula yardım ettiğinde Erdoğan cebinden mi veriyor, AK Parti kasasından mı veriyor? Gençler; size fizik öğretmeni Muharrem abiniz olarak söz veriyorum; 2 yıl içinde hiçbirinizi tarikat yurtlarına muhtaç etmeyeceğim. Son yıllarda kaç tane stadyum yaptılar? 265. Stadyum lazım mı? Tabii ki lazım ama amaçları stadyum değil. Çoğunun adı Atatürk stadıydı. Anlarsınız siz. Onları yıkıp sırf Atatürk’ün adını silmek için 265 stadyumu yıktılar, onu yıkacağına 265 fabrika kursaydın gençler işe girseydi. Bu en yakın üniversite Katip Çelebi. Bir semt insanının üniversiteyle bağı olması lazım. 24 Haziran’dan sonra açıklıyorum bir üniversite ligi kuracağız. O halk o üniversitenin spor takımına destek çıkacak. Üniversite ile vatandaş arasında taraftar bağı kuracağız. Ve insanlarımızı gençlerim izi teşvik edeceğiz. 10 bin öğrenciyi her yıl yurt dışına göndereceğiz” ifadelerini kullandı.

Kışlalı için dua ettiler

Konuşmasında Ahmet Taner Kışlalı ile bir anısını da anlatan İnce, “Yıllar önce Yalova’da Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı idim. Kendisine telefon açmıştım. O zamanlar cep telefonu yoktu, evini aradım dedim ki ‘Yalova’da panel yapmak istiyoruz gelir misin?’ Dedi ki ‘seve seve gelirim.’ Kendisine Yalova’dan araç göndermeyi teklif ettim ama ‘bu ülkenin kaynakları o kadar bol değil, masrafa gerek yok otobüse biner gelirim’ dedi. Sonra gerçekten de otobüse bindi tevazu içinde. Otelde kartvizit bıraktım ev telefonumu da yazdım. Dedi ki ‘en son gittiğimi kafede ıhlamur içemek istedim ama yoktu, çay içtim’ dedi. Ben de bahçemdeki ıhlamurdan ona bir torba ıhlamur yolladım” şeklinde konuştu. İnce daha sonra alanda bulunanlarla birlikte Kışlalı için Fatiha okudu.

Ahmet Taner Kışlalı Parkı

Sadece Çiğli’nin değil, kentin tamamı için önemli bir çekim merkezi olacağı belirtilen Ahmet Taner Kışlalı Parkı’nın 11 bin metrekaresi yeşil alan olarak düzenlendi. Parkta, seyir terasları ve açık fitness alanları oluşturuldu. Ayrıca yeni nesil çocuk oyun alanları ile dinlenme ve toplanma mekanları hazırlandı. 3 bin 500 metrekare çim alan düzenlenen parka toplam 392 ağaç dikildi. Ahmet Taner Kışlalı’nın eşi Nilüfer Kışlalı’nın yazdığı bir mektuptan yola çıkan İzmir Büyükşehir Belediyesi, parkta merhum gazetecinin en sevdiği ağaç olan “katalpa”ya da yer verdi. Kışlalı’nın 1997 Eylül’ünde evinin önüne diktiği katalpa ağacının aynısı, kendi adını taşıyan ve Ocak sonunda açılacak parkın en özel köşesine yerleştirildi. Oya, kırmızı yapraklı süs eriği ve akasya ağaçları, çiçekleri ve yaprak dokusuyla parka ayrı bir renk verdi. Çınar yapraklı akçaağaç, melez servi, mavi servi, grevilya, fıstık çamı ve Londra çamı türlerindeki ağaçlar ile çiçekli çalı grubundan güzellik çalısı, bahar dalı, ağaç hatmi, beyaz zakkum, gül türleri, kokusuyla ünlü lavanta, biberiye, defne ve Arap yasemini türlerindeki çalı grupları da parkı şimdiden çekim merkezi haline getirdi.

İŞTE MUHARREM İNCE’NİN İZMİR PROGRAMI 27 MAYIS PAZAR

10:00 Adnan Menderes Havaalanı Karşılama

11:00 Menderes Mitingi (Cumhuriyet Meydanı-Belediye Önü)

13:00 Ödemiş Mitingi (Hükümet Meydanı)

15:00 Kemalpaşa Mitingi (Atatürk Anıtı Önü Cumhuriyet Meydanı)

17:00 Bergama Mitingi (Cumhuriyet Meydanı)

18:30 Aliağa Mitingi (Demokrasi Meydanı)

19:15 Menemen Merkezde Halkı Selamlama

19.30 Ahmet Taner Kışlalı Parkı Açılışı (Çiğli)

20:32 İzmir Büyükşehir Belediyesi İftar Programı (Çiğli A.Taner Kışlalı Parkı)

İzmir Buca’da feci kaza! Talihsiz kadın feci şekilde can verdi

İzmir’in Buca ilçesinde, kimliği henüz belirlenemeyen bir kadına otomobil çarptı. Kaza sonucu, metrelerce sürüklenen talihsiz kadın olay yerinde feci şekilde can verdi. Kaza, bugün saat 21.00 sıralarında Güneş Caddesi Şahin Tepesi mevkii yakınlarında meydana geldi.

İzmir’in Buca ilçesinde, kimliği henüz belirlenemeyen bir kadına otomobil çarptı. Kaza sonucu, metrelerce sürüklenen talihsiz kadın olay yerinde feci şekilde can verdi. Kaza, bugün saat 21.00 sıralarında Güneş Caddesi Şahin Tepesi mevkii yakınlarında meydana geldi.

İddiaya göre, Altındağ yönünden Buca istikametine seyir halinde olan plakası ve sürücüsü belirlenemeyen bir otomobil, yolun karşısına geçmeye çalıştığı ileri sürülen kimliği belirsiz bir kadına çarptı. Çarpmanın etkisiyle yola savrulan talihsiz kadın, yaklaşık 50 metre sürüklendi. Kaza sonrası sürücü otomobili ile hızla olay yerinden kaçarken, çevredeki vatandaşlar durumu 112 Sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine bölgeye intikal eden sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde, talihsiz kadının olay yerinde hayatını kaybettiğini belirledi. Kaza ile ilgili başlatılan soruşturma kapsamında, Olay Yeri İnceleme ekipleri kazanın bulunduğu noktada çalışma yaptı. Kaza sonucu hayatını kaybeden kadının üzerinde yapılan ilk aramada, herhangi bir kimliğe rastlanılmadı. Öte yandan, polis ekipleri çevredeki MOBESE kameralarını incelemeye alarak, olay yerinden kaçan sürücüyü yakalamak için çalışma başlattı. Talihsiz kadının cesedi, savcının olay yerindeki incelemelerinin ardından otopsi için İzmir Adli Tıp Kurumu Morguna gönderildi.

Polisin kazayla ilgili başlattığı soruşturma sürüyor.

Muharrem İnce İzmir programı belli oldu. 27 Mayıs Pazar

Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı Adayı Muharrem İnce kapsamlı bir program yapmak ve kırsalda mini mitinglerle halkla buluşmak için 27 Mayıs Pazar günü İzmir’e geliyor.

Muharrem İnce’nin yorulmak bilmeden tüm yurdu dolaştığını, halkla kucaklaştığını belirten Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, Muharrem İnce’nin programı hakkında bilgi verirken, İzmirlileri de İnce’yi havaalanında karşılamaya ve mitinglerine katılmaya davet etti.

Deniz Yücel şunları söyledi:

“Yarın (27 Mayıs Pazar günü) 13. Cumhurbaşkanımız olacağına hiç şüphemiz olmayan Muharrem İnce’yi İzmir’de ağırlayacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Tüm hazırlıklarımız tamamlandı. Sayın İnce’yi 27 Mayıs Pazar günü saat 10.00’da coşkulu bir kalabalıkla Adnan Menderes Havaalanı’nda karşılayacağız. Ardından sırasıyla Menderes, Ödemiş, Kemalpaşa, Bergama ve Aliağa’da düzenlenecek mitinglerle cumhurbaşkanı adayımız İzmirlilerle buluşacak. Bunların dışında Menemen’de halkı selamlayacak olan Sayın Muharrem İnce, Çiğli’ de Büyükşehir Belediyemizin yapımını gerçekleştirdiği Ahmet Taner Kışlalı Parkının açılışını gerçekleştirecek. Sayın İnce, yine açılışı gerçekleştirilecek parkta düzenlenecek iftar yemeğinde halkla birlikte olacak. Bizler 25 Haziran sabahında CHP’nin kuracağı yeni bir yönetime ve Cumhurbaşkanımız olacak Muharrem İnce’nin öncülüğünde herkesin eşit yaşayacağı, eşit bölüşeceği, demokrasiden ve adaletten taviz verilmeyen bir Türkiye’ye uyanacağız. İşte bu Türkiye’nin yeni cumhurbaşkanı Muharrem İnce’nin İzmir programına tüm İzmirlileri davet ediyorum. 27 Mayıs Pazar günü Adnan Menderes Havaalanı’nda gerçekleştireceğimiz karşılamaya da tüm halkımızı bekliyorum”

İŞTE MUHARREM İNCE’NİN İZMİR PROGRAMI 27 MAYIS PAZAR

10:00 Adnan Menderes Havaalanı Karşılama

11:00 Menderes Mitingi (Cumhuriyet Meydanı-Belediye Önü)

13:00 Ödemiş Mitingi (Hükümet Meydanı)

15:00 Kemalpaşa Mitingi (Atatürk Anıtı Önü Cumhuriyet Meydanı)

17:00 Bergama Mitingi (Cumhuriyet Meydanı)

18:30 Aliağa Mitingi (Demokrasi Meydanı)

19:15 Menemen Merkezde Halkı Selamlama

19.30 Ahmet Taner Kışlalı Parkı Açılışı (Çiğli)

20:32 İzmir Büyükşehir Belediyesi İftar Programı (Çiğli A.Taner Kışlalı Parkı)

CHP seçim vaatleri : Kemal Kılıçdaroğlu seçim bildirgesini açıkladı

CHP seçim vaatleri belli oldu. Kılıçdaroğlu’nun hazırlık aşamasına bizzat katıldığı ve Türkiye’nin 5 temel sorunu üzerine kurgulanan seçim bildirgesini açıklandı. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, toplantının yapıldığı salona Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ve eşleri ile birlikte geldi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’nin 5 temel sorunu olarak tarif ettiği ekonomi, demokrasi, eğitim, toplumsal barış ve dış politika üzerine kurgulanan seçim bildirgesini açıkladı. Toplantıda 24 Haziran seçimleri bildirgesinin yanı sıra CHP’nin 600 milletvekili adayının da tanıtımı yapıldı. Toplantı salonunda ayrıca CHP’nin seçim sürecinde kullanacağı seçim şarkıları da çalındı. CHP cumhurbaşkanı seçimi için ‘hepimizin cumhurbaşkanı’, milletvekili seçimi için ‘millet için geliyoruz’ sloganlarını kullanacak.

CHP’nin 24 Haziran seçim bildirgesinde Türkiye’nin 5 temel sorunu olduğu vurgulanarak bu sorunlar ve çözüm yolları şöyle sıralandı:

HAK, HUKUK, ADALET:

OHAL gidecek, keyfiyet bitecek, hak, hukuk ve adalet gelecek. Yargı tarafsız ve bağımsız olacak, adil kararlar alacak, mağduriyetler giderilecek. Tek adam rejimi bitecek, kuvvetler ayrılığı sağlanacak, TBMM güçlenecek. Gazeteciler serbest kalacak, medya özgür olacak, halk gerçek bilgiye ulaşacak. Uzlaşı kültürü hakim olacak, Yeni Anayasa yazılacak, ülkemiz demokrasiye kavuşacak.

EĞİTİM:

Okullar tam gün olacak, fırsat eşitliği sağlanacak, eğitimde adaletsizlik son bulacak. Öğrencilere öğle yemeği ücretsiz verilecek, eğitim parasız ve nitelikli olacak. Aile Maaşı alan ailelere okula giden her öğrenci için yıllık 1200 TL eğitim desteği verilecek. Öğretmen maaşları artacak, atanmayan öğretmen kalmayacak. KYK öğrenim kredisi faizleri silinecek, tüm sınavlara ücretsiz girilecek, öğrenciler rahat edecek. Yurtlarda tek kişilik odalar olacak, barınma sorunu ortadan kalkacak, yurtsuz üniversiteli kalmayacak.

EKONOMİ:

Aile Sigortası gelecek, ihtiyaç sahipleri Aile Maaşı alacak, açlık ve yoksulluk bitecek. Asgari ücret yükselecek, emekli iki maaş ikramiye alacak, çalışanın, emeklinin yüzü gülecek. Vergiler azalacak, teşvikler artacak, çiftçi üretecek, esnaf satacak, memlekete bereket gelecek. KOBİ’lere destek artacak, istihdam sağlanacak, işsizlik bitecek, Anadolu’nun yüzü gülecek. Girişimciye kaynak ayrılacak, yüksek katma değerli üretim yapılacak, sanayici dünya ile yarışacak.

TOPLUMSAL BARIŞ:

Ayrımcılık ve şüphe bitecek, yurttaşlar birbirine güvenecek, memlekete demokrasi gelecek. Yurttaşlar dilini özgürce öğrenecek, kardeşlik konuşacak, memlekete huzur gelecek. İnançlara saygılı laiklik gelecek, din siyasete alet edilmeyecek, inançlar özgürce yaşanacak. Bölgesel yatırımlar artacak, göç tersine dönecek, köyler yeniden şenlenecek. Nevroz resmi tatil ilan edilecek, tüm yurtta coşkuyla kutlanacak, Kardeşlik ve Barış Günü olacak.

DIŞ POLİTİKA:

Maceracı dış politika bitecek, akılcılık ve tutarlılık hakim olacak, Türkiye’nin itibarı onarılacak. Komşularla gerilim bitecek, dış ticaret gelişecek, vatandaş ve girişimci zenginleşecek. AB ile kriz sona erecek, ilişkiler normalleşecek, vatandaş serbest dolaşım hakkı kazanacak. Suriye sorunu çözülecek, güvenli bir ortam sağlanacak, sığınmacılar evlerine dönecek. Kavgacı üslup bitecek, ‘Yurtta barış, dünyada barış’ ilkesi benimsenecek, Türkiye’nin yalnızlığı sona erecek.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmalarından satır başları

Bu ülkeyi seven her yurttaşımın tarihi bir sorumlulukla baş başa olduğunu unutmaması lazım. Bugün burada Cumhuriyet tarihinin en önemli toplantılarından birini yapıyoruz.

CHP ne ezen ne ezilen hakça bir düzen diyenlerin partisidir. Bugün Türkiye demokrasi istiyor.

Türkiye’nin 5 temel sorununu çözeceğiz. Yaşımıza, eğitimimize bakmaksızın hep birlikte Türkiye’nin 5 temel sorununu çözeceğiz.

Türkiye’yi bölgesinde lider yapma kararlılığındayız. En sorunlu alanlardan biri ekonomidir. TL’nin nasıl eridiğini hep birlikte gözlemliyoruz. TL, dünyanın en büyük değer kaybeden paralarından biri oldu. Türkiye’yi nasıl lider yapacağız, eriyen TL ile mi yapacağız? Çiftçi hayatından memnun değil, emekli memnun değil, işçi memnun değil, işsiz hiç memnun değil.

ONLARIN BİLDİRGESİ RANTA DÖNÜK

Varlık için yoksulluk yaşayan bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Kendisini yakan işçi,çiftçi, intihar eden sanayici ve esnaf bunlara bakınca işlerin yolunda gitmediğini görüyoruz. Bu düzenden kim memnun değil? Bu düzenden memnun olan tek bir sınıf var, o da rantiyeciler sınıfı. Kendisini yakan ,intihar eden rantiyeci var mı? Bu düzeni değiştirmenin sorumluğu hepimize düşüyor. Bana düşüyor, Muharrem İnce’ye düşüyor. İşçiye, esnafa düşüyor.

Eleştirmek kolay, nasıl değiştireceğiz? Şunu toplumun önüne açıkça koyacağız. Ekonomi büyük dönüşüm ve değişime ihtiyaç duyuyor. Bunu değiştirmek zorundayız. 16 yıldır ülkeyi yönetenler bu dönüşümü gerçekleştirebilir mi? Dönüştüremeyeceği açık. Kendi seçim bildirgelerini açıkladılar, dinledim. Onların seçim bildirgeleri ranta dönük, bizim ki üretim ve insana dönük.

“İNSANİ GELİŞME STRATEJİLERİ BİLGİ POLİTİKALRI KURUMUNU KURACAĞIZ”

Siyah ile beyaz kadar fark var. Her yerde bunları anlatacaksınız. Bu dönüşümü nasıl yapacağız? Hangi ulusa, devlete bakarsanız bakın, büyük dönüşümler planlama ile olmuştur. 50 ila 100 yılı bir ülke planlamış ise, hangi ürünlerin üretileceğini planlamış ise o ülke saygın olur. 16 yıldır ülkeyi yönetenler Devlet Planlama Teşkilatı’nı kapattılar. İnsani Gelişme Stratejileri Bilgi Politikaları Kurumu’nu kuracağız. Sanayici katma değeri yüksek ürün üretecek. İnsan odaklı bir strateji oluşturunca geleceği sağlıklı bir biçimde planlayacağız.

Madem ekonomide katma değeri yüksek ürünler üreteceğiz, şimdiden planlamalıyız. Bu kurumda Türkiye’nin en saygın bilim insanları çalışacak. Bizim bilim insanlarımız, gencecik çocuklarımız geleceği başka ülkelerde arıyorlar. 21. yüzyılda en parlak beyinlerimiz Batılı ülkelere gidiyor. Bu beyin göçünü tersine çevireceğiz.

Dünyanın saygıdeğer bilim adamlarının Türkiye’ye gelmesini sağlayacağız. Burada saygın kurumumuz var diyeceğiz. Sanayiler katma değeri yüksek ürünler üretmek zorundadır. Söz sahibi olmak istiyorsak üretmek zorundayız. Bizim hedefimiz, rüyamız onların göremeyecekleri kadar kapsamlıdır, biz bunu biliyoruz. Dünya sanayide 4.0’ı konuşuyor, biz yol yapıyoruzu konuşuyoruz. Dünyanın hiçbir ülkesinde liderler yol yapıyoruz diye övünmez. Bizim hedefimiz Türkiye’yi bölgesinde 21.yüzyılın lideri yapmaktır.”

KOBİ’LERE 0 FAİZLİ KREDİ

Bu yıl katma değeri yüksek görülen bir madde, 3 yıl sonra eskimiş sayılabiliyor. Hızlı değişim ve dönüşüme ayak uyduran firmalar KOBİ’lerdir. Bütün KOBİ’lere 1 yıl süreli ödediği vergi primi kadar sıfır faizli kredi vereceğiz. Alacaksın, işini büyüteceksin. Bunu en kısa sürede hayata geçireceğiz. Bu proje hayata geçince, devlet vergi ve sigorta primlerini zamanında toplar. Herkes yatırır, sıfır faizli kredi almak için. Şu an tahsil edilemeyen bütçe geliri 322 milyar lira. Vergini öde, primini öde, ödediğin kadar sıfır faizli kredi veriyorum. Bundan daha iyi bir proje Türkiye tarihinde yazılmamıştır diyorum.

Bu yıl katma değeri yüksek görülen bir madde, 3 yıl sonra eskimiş sayılabiliyor. Hızlı değişim ve dönüşüme ayak uyduran firmalar KOBİ’lerdir. Bütün KOBİ’lere 1 yıl süreli ödediğin vergi primi kadar sıfır faizli kredi vereceğiz. Alacaksın, işini büyüteceksin. Bunu en kısa sürede hayata geçireceğiz. Bu proje hayata geçince, devlet vergi ve sigorta primlerini zamanında toplar. Herkes yatırır, sıfır faizli kredi almak için. Şu an tahsil edilemeyen bütçe geliri 322 milyar lira. Vergini öde, primini öde, ödediğin kadar sıfır faizli kredi veriyorum.

Bundan daha iyi bir proje Türkiye tarihinde yazılmamıştır diyorum. Kayıtdışı ekonomi büyük oranda azalacak. Daha fazla işçi çalıştıracak, daha fazla sıfır faizli kredi için. Katma değeri yüksek ürün üretenler için daha fazla sıfır faizli kredi sağlayacağız. Bunun sonucunda ihracatımız büyüyecek, çok daha fazla döviz geliri elde eden bir Türkiye göreceğiz. En geç 5 yıl içinde Türkiye, orta gelir tuzağını aşacak, en az kişi başı gelir 15 bin dolar olacak.

TARIMDA TÜRKİYE’Yİ DÜNYANIN LİDERİ YAPACAĞIZ

Batının egemen güçleri Türkiye’nin tarımını çökerttiler. Şimdi o güçler 81 milyonu biz besleyeceğiz kavgasını veriyorlar. Türkiye’yi bu utançtan kurtaracağız. Çiftçiyi güçlendireceğiz. Fındığı en çok biz üretiyoruz ama biz fiyatını belirlemiyoruz. Sözümüz söz, Karadeniz’de Fiskobirlik’i kuracağız, fındığın fiyatını biz belirleyeceğiz.

İnce, ‘çiftçiye 3 liraya mazot vereceğim’ dedi. ‘Biz, 2.35’ten veriyoruz dediler. Sayın İnce gitti, traktöre mazotu doldurdu, 5,72’den. Tarım bakanının çiftçiden haberi yok. Tarımdan haberi yok. Kırsala 40 bin ziraat mühendisi ve veterineri atayacağız.

Tarım ile teknolojiyi buluşturmazsanız verimi gözardı edersiniz. Tarım Teknoloji Liseleri kuracağız. Çiftçiyi yeniden milletin efendisi ilan edeceğiz. Çiftçinin borçlarını sonuna kadar sileceğiz. Sana mazotu düşük fiyattan vereceğiz, sen bunu hakediyorsun. Çiftçiye sıfır faizli kredi vereceğiz. Rantiye 16 yıldır köşeyi döndü, bizim isteğimiz alın terinin köşeye dönmesi. Muharrem İnce’nin de, Kılıçdaroğlu’nun da sözü, tarımda Türkiye’yi dünyanın lideri yapacağız.

Çiftçi bankanın önünde kendini yakmayacak, faizleri silinmiş olacak. Şeker fabrikalarını geri alacağız. İhaleleri iptal edeceğiz, onlar milletindir. Esnaf bakanlığı kuracağız. Esnaf yıllardan beri söylüyor, neden bakanlık kurmuyorsunuz diye. Biz de diyoruz, emekten yana diyoruz, seni kira stopajından kurtaracağız. Esnaf Bakanlığı’nı kuracağız.

Anadolu’yu mahsun bırakmayacağız. Anadolu’yu yeniden kaldırmak, Muharrem İnce’nin de Kılıçdaroğlu’nun da namus borcudur. 2 dev proje ile Anadolu’yu şaha kaldıracağız. Şimdi 6 dakikalık bir filmle bunu izleyelim.

EĞİTİMİ DÜZELTMEK BOYNUMUZUN BORCU

Eğitimde neler yapacağız. 1 yıl sonrası için pirinç ek, 10 yıl sonrasını düşünüyorsan meyve ek, 100 yıl sonrasını düşünüyorsan insanı eğit. Bir çin atasözü bunu söylüyor. 16 yılda 14 kez eğitim politikası değişti. Anneler çocuklarının hangi sınava gireceklerini, hangi okula gideceklerini bilmiyorlar. Eğitim bir kişinin dudakları arasına terk edilmiştir. Hızlı değişim ve dönüşüme eğitim ile ayak uydurabilirseniz. Bir ülkeyi geri bırakmak için işgale gerek yok, eğitimi bozmanız yeterli. Eğitimi düzeltmek Muharrem İnce, ki öğretmendir ve Kılıçdaroğlu’nun boynunun borcudur.

Anneler, babalar sizlere sesleniyorum, bu ülkenin çocuklarının çoğu niteliksiz okullara gidiyor. Bundan memnun musunuz, memnunsanız verin oyunuzu. Değiliz diyorsanız, yönünüzi CHP’ye çevireceksiniz. Çocuklara analitik düşünme ve sorgulama ile ilgili bir sistemi kuracağız. Sorunları çözebilecekleri bir eğitim politikası izleyeceğiz. Batılılar, daha çocuk anne karnındayken eğitimi düşünüyorlar. Bütün mahallelerde, ücretsiz kreş açacağız.

CHP’li belediyelerin olduğu tüm yerlerde bu var. Bunu Türkiye’ye yayacağız. Çocuk sabah evden çıkacak, okuluna gidecek. Akşam servisine binecek evine gelecek. Sabah kahvaltısı okuldan, öğle yemeği okuldan. Öğretmeni ile bir arada olacak, arkadaşı ile olacak. Aile çocuğunu akşam huzur içinde karşılayacak. Birleştirmiş sınıf uygulamasına son vereceğiz, 21. yüzyıldayız.

Rantiye sınıfının eğitim ile sorunu yok, dünyanın parasını kazanıyorlar. Çocuklarını yurtdışına eğitime gönderiyorlar. Garibanın oğlu nereye gidecek? O çocuklara çağdaş eğitimi sağlamak boynumun borcudur, ben bunu yapacağım. Yurtsuz öğrenci kalmayacak, en geç 2 yıl içinde çözeceğiz. Birer, ikişer kişilik odalar. İnternet erişimi olacak. Nitelikli, niteliksiz okul ayrımına son vereceğiz.”

Teknoloji liseleri açacağız. Bütün OSB’lerde bunu yapacağız. Sigorta primlerini devlet ödeyecek, o çocuklar teknoloji liselerinde katma değeri yüksek ürün üretecekler. Hiçbir fabrika sahibi, ben nitelikli eleman arıyorum, bulamıyorum diyemeyecek. Bir yılda 180 bin öğretmeni atayacağız. Kadrolu, sözleşmeli öğretmen ayıbı var. Bu ayıbı kaldıracağız, öğretmen, öğretmendir. Ne demek sözleşmeli öğretmen? Hiçbir öğretmen, yoksulluk sınıfının altında maaş almayacak. Rantiyeciye para buluyorsun?

Öğretmenlere, polislere, hemşirelere, din görevlilerine 3600 gösterge deyince itiraz ettiler. Meclis’e getirince kabul etseydin. Kararname çıkar, 3600 ek göstergeyi ver, biz de seni alkışlayalım. Neden 24 Haziran’dan sonra? Öğretmenleri toplumun en saygın kişileri yapacağız. Öğretmenleri, devlet memuru kanunundan çıkaracağız, öğretmenlerin ayrı kanunu olacak. Öğretmen toplumda gezerken, herkes onun öğretmen olduğunu bilecek. Bütün öğretmenler, sizin önünüzde saygı ile eğiliyorum. Bütün peygamberler öğretmendir, bu nedenle saygımız sonsuzdur.”

Öğretmenler gününde öğretmenlere birer maaş ikramiye vereceğiz, rantiyeye değil, öğretmene vereceğim. Öğretmen bilim insanı, sanat insanı yetiştiriyor, toplumun saygısını kazanan esnaf, sanatkar yetiştiriyor. Üniversitelerin bilimsel özerkliği olacak, mali özerkliği olacak, yönetsel özerkliği olacak. Bunların olmadığı üniversiteler üniversite değildir. Üniversite yönetiminde öğrenciler söz sahibi olacak. Öğrenci arkadaşım vali oluyor, yönetici oluyor, neden üniversitedeki yönetimde olamayacak. Darbe kurumu olan YÖK’ü kaldıracağız. İnsan Kaynakları Bakanlığı kuracağız. İnsanlar hayatın her alanında okuyacaklar ve kendilerine yaşam kuracaklar.

“İSTER KÜRT SORUNU DEYİN İSTER TOPLUMSAL BARIŞ SORUNU….”

İsterseniz buna Kürt sorunu, isterseniz toplumsal barış sorunu deyin. Bu sorunun çözüm yeri TBMM’dir. 35-40 yıldır bunu çözemeyenler siyasilerdir. İnsana insan olduğu için değer vereceğiz. İnsana saygı duyup, baş tacı yapacağız. Biz hiç kimseyi ötekileştirmeyeceğiz, herkese eşit davranacağız. Ben hangi haklara sahipsem, Hakkari’deki, Rize’deki, Tekirdağ’daki vatandaş da aynı haklara sahip olacak. Bu sorunu kim çözecek? Cevabı çok basit.

Bu işi demokrasiye inanan, terörle mücadeleden ödün vermeyecek, birlikte yaşamaya inanan kişiler çözer. 16 yıldır çözemedin, 4 yılda çözeceğiz. 4 temel ilkemiz var. Samimi ve dürüst olunacak. Gizli kişisel bir ajandaya sahip olmayacaksınız. Millete hesabını veremeyeceğiniz vaat ve angajmanlarda bulunmayacaksınız. Millete her aşamada bilgi vereceksiniz. Bütün bunları yaparken demokrasiye inanacaksınız. Bunları yaparsanız tüm sorunları çözersiniz.

MAVİ MARMARA ANLAŞMASINI İPTAL EDECEĞİZ

Dış politikanın ana ekseni Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından çizilmiştir. Yurtta barış, dünyada barış. Bu kural dünyanın tüm saygın ülkelerince uygulanmaktadır. Biz buna uyaağız. Bütün komşularımızla barış içinde yaşama hedefimiz var. 16 yılda bu politika bozuldu. Mezhepçi bir politika istendi. 3,5 milyon Suriyeli geldi, 30 milyar dolar para harcandı. O bölgede kardeşlerimiz büyük acılar yaşadılar. Kavgayı değil barışı öne çıkarınca kazanan Türkiye olacak.

Dışişleri Bakanlığı’nın şu an hiçbir fonksiyonu yoktur. Dış politikada büyük başarısızlıklar yaşıyoruz. Ne yapacağız? Bütün komşularımızla 1 yılda barışacağız. Filistinli vatandaşlara vizeyi kaldıracağız, İsrailliler nasıl geliyorsa, onlar da öyle gelecek. Bizim onurumuzu zedeleyen Mavi Marmara Antlaşmasını iptal edeceğiz. 9 vatandaşın haklarını savunacağız.

AB ile ilişkileri düzelteceğiz. Tam demokrasinin kuraları neyse tamamını yapacağız. Fasıl açıp, kapamalarını beklemeyeceğiz. Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı’nı kuracağız. İran, Türkiye, Irak ve Suriye bir araya gelecek. 4 devletin işlerine karışıyorlar. Bu 4 devlet kendi sorunlarını çözemiyor mu? Ortadoğu’yu barış sarmalına döndüreceğiz, Ortadoğu’nun en güçlü 4 ülkesi olacağız.

OHAL’İ KALDIRACAĞIZ

Bir başka sorun alanımız demokrasi. Sen telefonla konuşurken, rahat konuşabiliyor musun? Korkuyorsan diktatörlük, korkmuyorsan demokrasi vardır. Cumhurbaşkanı Muharrem İnce, TBMM’de en büyük grubu olan CHP olunca Kılıçdaroğlu ne yapacak? OHAL’i kaldıracağız. Siyaseti kirlilikten kurtaracağız. İhaleye fesat karıştıranların TBMM’de yer olmayacak. Türk hukuk sistemini darbe kalıntılarından kurtaracağız. Yargı bağımsız olacak. Hakim ve Savcılar kurulları ayrı ayrı olacak.

Avukat hangi düzeyde ise, savcı da öyle olacak. Cumhurbaşkanı dahil, bakanların hepsi denetlenebilecek. Sen neden denetimden kaçıyorsun? Muharrem İnce, beni denetlesinler diyebiliyor. Herkesin can ve mal güvenliği olacak. Suçüstü halleri, gözaltı olmayacak. Yargılansın serbestken. Medya özgür olacak. Evrensel etik kurallar içinde özgür olacaklar. Medya sahipleri, medyadan başka bir işle uğraşmayacak. Medya çalışanlarının tamamı, zorunlu olarak sendikalı olacak. Gazeteci, patronuna karşı da özgür olacak. Cumhurbaşkanı tarafsız olacak, 3 bin kişilik koruma ordusuyla gezmeyecek. Sayın İnce, bugün nasıl geziyorsa, öyle gezecek. Barış akademisyenleri en kısa sürede üniversitelerine dönecek.

ŞEHİT VE GAZİLER ARASINDAKİ AYRIMI ORTADAN KALDIRACAĞIZ

Emeklilere de sendika kurma hakkı vereceğiz. Şehit ve gaziler arasında ayrım yapıldı. Bu ayrımı kaldıracağız, şehit şehit, gazi gazidir. Gazi malul sayılıyor, böyle bir şey olur mu? 15 Temmuz gazisi ayrı, diğer gaziler ayrı. Bu ayrımı kaldıracağız. Muhtarlıklar kurumsallaştırılacak. Muhtarın yeri olacak, bütçesi olacak, elemanı olacak. Sosyal yardımlar, muhtarlar eli aracılığı ile dağıtılacak.

Kadın erkek eşitiliğini sağlamak için, Kadın Bakanlığı kuracağız. CHP’nin olduğu bir yerde gençler özgür olacak, gençler düşüncesinden ötürü tutuklanmayacak. Din ve vicdan özgürlüğü olacak. Toplumsal uzlaşma ile, yeni bir anayasa yapacağız. Bunları yaparsak ne olur? Önce şu olur, dünyada hiçbir ülke sizde demokrasi yok diyemez. Bundan daha değerli ne olabilir. Dünyanın tüm ülkeleri sizde demokrasi var, insan hakları eşitliği var, kadına, çevreye değer veriliyor diyecekler. Türkiye demokraside büyük çıtayı atlayacak.

MİLLET İÇİN GELİYORUZ RANTİYE İÇİN DEĞİL

Türkiye beton ekonomisinden, üretim ekonomisine geçecek. Dolayısıyla katma değeri yüksek ürün üreten ülke olacağız. Dış politikadaki barışçıl politika bize itibar kazandıracağız. Biz Ortadoğunun en çok yatırım yapan ülkesi olacağız. AB karşısında devasa, bölgesinde lider bir ülke olacak Türkiye. Türkiye bölgesinin, bilim ve teknoloji merkezi olacak. Asgari ücret net 2200 TL olacak, vergi alınmayacak. En düşük emekli aylığı 1500 TL olacak. Rakam çok mütevazi oldu biliyorum. Birer maaş ikramiye vaadimiz devam ediyor. 4 milyon 210 bin kişiye istihdam yaratacağız. Millet için geliyoruz, rantiye için değil.

İzmir otogarına giden yol güzergahı değişiyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Buca’yı Otogar’a bağlayacak tünel çalışmaları kapsamında, 27 Mayıs Pazar gününden itibaren Bornova Otogarı ve çevresindeki trafik akışını değiştirecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, yapımı devam eden Buca Tüneli çalışmaları kapsamında İzmir Otogarı ve çevresindeki trafik düzeninde önemli bir değişikliğe gidiyor. Buca, Konak ve Otogar arasında kesintisiz ulaşımı sağlayacak dev projede, viyadük ayaklarının yapım çalışmaları nedeniyle uygulamaya alınacak yeni trafik düzeni 6 ay sürecek.

27 Mayıs Pazar gününden (yarın) itibaren başlayacak yeni trafik düzenine göre; Otogar önündeki 4174 Sokak tek gidiş – tek geliş olarak düzenlenecek ve ağır vasıtaların girmesi engellenecek. Otoyoldan gelerek Kemalpaşa Caddesi’ne geçiş yapacak araçlar, yeni açılan servis yollarından sırasıyla 6244-6253-6240/5-6167-6168 sokakları kullanacak. Kemalpaşa Caddesi’nden Otoyola çıkış yapacak sürücüler ise sırasıyla 6166-6166/2 sokakları kullanacak. İzmir Büyükşehir Belediyesi, bu geçici düzenleme sırasında trafiğin en az etkilenmesi için servis yolları oluşturdu.

Karşıyaka’da havuza akın! 10 ayda rekor

Karşıyaka Belediyesi tarafından kente kazandırılan yarı olimpik kapalı havuz, her yaştan yüzme tutkunlarının gözdesi oldu. 10 ay önce hizmete açılan modern tesisten yaklaşık 29 bin kişi yararlandı.

Karşıyaka’nın yarı olimpik ölçülerdeki ilk kapalı yüzme tesisi olan Karşıyaka Belediyesi Yüzme Havuzu, hem çocukların hem de yetişkinlerin büyük beğenisini kazandı. Tesisin abone sayısı, geçen Temmuz ayından bugüne 750’ye ulaştı. 11 bin özel ders öğrencisi düzenli kurslara devam ederken, 17 bin spor okulu öğrencisi de yüzmenin keyfini doyasıya yaşadı. Havuzdan 50 özel engelli sporcu da faydalandı. 

HALKA AÇIK 
Zübeyde Hanım Mahallesi 1912 Zühtü Işıl Spor Salonu’nun ön tarafında yer alan tesiste, yüzme ve su topu takımları da antrenman yapma imkanına kavuştu. Bireysel veya aile üyeliği ile halka açık olan, özel yüzme dersleri de verilen havuza 0232 363 23 89 numaralı telefondan ulaşılabiliyor. 

ÇAĞDAŞ HİZMET 
Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, “Spor kenti Karşıyakamıza; teknolojik donanımı, dizaynı, hijyen ve güvenliğiyle İzmir’in sayılı yüzme tesislerinden birini kazandırdık. Geçen Temmuz ayında hizmete giren havuzumuzda tüm yurttaşlarımıza en çağdaş şartlarda yüzme ve su sporlarıyla buluşma imkanı sunuyoruz. Hem spor yapmak hem de keyifli vakit geçirmek isteyen herkesi tesisimize bekliyoruz” dedi. 

İzmir’de akılalmaz olay! Cinsel istismar mağduru kıza polisten taciz

İzmir’de küçük yaşta cinsel istismara uğrayan 17 yaşındaki mağdur Rabia Y, konuyla ilgili davada ifade vermek için beklediği Ağır Ceza Mahkemesi’nin tanık odasında, adliyede görevli polis memurunun cinsel saldırısıyla karşılaştığını iddia etti.

Polis memuru Ferruh D. hakkında, küçük yaştaki kıza cinsel istismarda bulunduğu gerekçesi ile tutanak tutulup, dava açıldı. Genç kız, tanık odasında beklerken içeri giren polisin kendisine dokunarak istismarda bulunduğunu öne sürerken, polis memuru Ferruh D, “Rabia Y. bana iftira atıyor” dedi.

TANIK ODASINA GİDİNCE…

Ağır Ceza Mahkemesi’nde geçen yıl meydana gelen olayda, 17 yaşındaki Rabia Y, kendisine cinsel saldırıda bulunan kişiyi şikayet edince, şüpheli hakkında dava açıldı. Küçük yaştaki çocuğa cinsel saldırı suçlaması ile açılan dava 15 Haziran 2017’de görülürken, mağdur Rabia Y. de ifadesi alınması için mahkemeye çağrıldı. Rabia Y. ifade vermesi ve karşı tarafla yüz yüze gelmemesi için tanık odasında beklemeye alındı.

KESİK İZLERİNİ BAHANE ETMİŞ

Mahkemede görevli polis memuru Ferruh D, iddiaya göre tanık odasında bekleyen Rabia Y. ile baş başa kaldıklarında, vücudunun çeşitli yerlerine dokunup, elle cinsel tacizde bulundu. Adliyede görevli personellerden A.Ş. tanık odasından gelen sesler üzerine durumu mahkeme kalemine bildirdi. Polis hakkında tutanak tutulup, cinsel istismar suçlaması ile dava açıldı. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ‘küçük yaştaki kıza cinsel istismar’ suçlaması ile açılan duruşmaya Ferruh D. ile taraf avukatları katıldı. Genç kızın mahkemede okunan ifadesinde Rabia Y. bileklerindeki kesik izlerine bakma bahanesi ile polis memurunun kolunu cinsel organına değdirip, göbeğine götürdüğünü ve kendisine cinsel tacizde bulunduğunu belirtti.

‘KAPIYI AÇAMADIM’

Kapıyı açamadım’ Tanık olarak dinlenen adliyede görevli kadın personellerden A.Ş. de tanık odasından sesler geldiğini belirterek, “Kapıyı ittirdim ancak açılmadı. Arkasında bir şey vardı. İttirmeye devam edince polis memuru ile mağdur kızı kapının arkasında gördüm. Polis memuru aşırı terlemiş ve panik haldeydi” diye konuştu.

EŞİ SAVUNDU!

İki çocuk babası polis memuru Ferruh D, “Şeker hastası olduğum ve yüksek dozda insülin kullandığım için cinsel problemim var. Eşimle de bu problemim nedeniyle sorun yaşadık. Mağdur bana iftira atıyor” dedi. Tanık olarak dinlenen polis memurunun eşi B.D. de, “2014 yılında 24 haftalık hamileyken erken doğum yaptım ve çocuğumuzu kaybettik. Olaydan sonra eşimle cinsel yönden sorunlarımız vardı. Eşimin böyle bir suç işleyeceğine inanmıyorum” diye konuştu. Mahkeme, tutuksuz yargılanan Ferruh D’nin iddialarının doğruluğunun kanıtlanması için EÜ Hastanesi Üroloji Servisi’ne sevk edilmesine karar verdi. Raporlar ve diğer delillerin değerlendirilmesi için mahkeme ertelendi. (Yeni Asır)

İzmir trafiğinde Rodeo! Ortalığı birbirine kattı

İzmir’de bir kamyonetten kaçan boğa, trafiği birbirine kattı. Altınyol’da sürücülerin şaşkın bakışları arasında kaçan boğa büyük uğraşlar sonucu yakalandı.

 Bu sabah İzmir’de işlerine gitmek isteyen vatandaşlar sürprizle karşılaştı.

İzmir’de Altınyol istikametinde hareket eden bir kamyonetten kaçtığı öğrenilen boğa, trafiği birbirine kattı. Kaçan boğayı yakalamak için trafik polisleri de seferber oldu.

Uzun uğraşlar sonucu kaçan boğa yakalanarak yeniden kamyonete bindirildi. Görüntüler ise İzmir’in popüler sosyal medya adresi İzmir’de Çevirme Radar grubunda paylaşıldı ve hızla yayıldı.

İzmirliler o saate dikkat! Uyarı üstüne uyarı geldi

Yaz etkisinin iyice hissedildiği İzmir de bugünden itibaren gök gürültülü sağanak yağışlı havanın etkili olması bekleniyor. Yağışların hafta sonu boyunca devam etmesi beklenirken yetkililer ani sel ve su baskınlarına karşı vatandaşları uyardı.

Sıcak havanın etkili olduğu Mayıs ayına yağış molası geliyor. İzmir’de bugünden itibaren gök gürültülü sağanak yağışlı havanın etkili olacağı tahmin ediliyor. Yağışların hafta sonu boyunca etkili olması bekleniyor.

Sıcakılıklarda önemli bir düşüş olması beklenmezken nem oranı oldukça yükselecek. Yağışın bugün saat 12.30 itibariyle başlayacağı ve kuvvetli olacağı bildirildi.

İzmir Valiliği’nden yapılan açıklamada “Cuma ve Cumartesi günü için beklenen yağışların yerel olarak kuvvetli olması beklendiğinden meydana gelebilecek, ani sel, su baskını, yıldırım, dolu yağışı ve yağış anında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır” denildi.

İşte 5 günlük hava raporu: