İzmir'de hayat bekIenmez, kovaIanmaz da. O zaten sizinIe beraberdir. CemaI Süreya

İzmir’de hava durumu(23-24-25 Mart 2018)

İzmir’de bahar sıcaklığı ve güneşli geçen havanın ardından hafta sonu şiddetli yağış görülmesi bekleniyor. 23 Mart 2018 Cuma gece yarısından itibaren başlaması öngörülen yağışın, cumartesi gün boyu gök gürültülü ve sağanak halinde süreceği tahmin ediliyor. Pazar günü öğlene kadar süreceği düşünülen yağış, öğleden sonra yurdu terk edecek.

İşte İzmir’de hafta sonu hava durumu tahmini:

İzmir’de teröristler patlamaya hazır 2 bomba ile yakalandılar. İzmir’i kana bulayacaklardı.

İzmir’i kana bulayacaklardı polisten müthiş terör operasyonu.. İzmir’de teröristler patlamaya hazır 2 bomba ile yakalandılar.

 İzmir’de, terör ve istihbarat ekiplerinin yaptığı operasyonda, terör örgütü MLKP mensubu bombacı 2 terörist yakalandı. Bomba eğitimini Suriye’de aldığı belirlenen teröristlerle yaklaşık 3 kilo ağırlığında, patlatılmaya hazır boru tipi 2 bomba ele geçirildi.

Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri, uzun süren takip sonrası operasyon düzenledi. Baskın yapılan evde MLKP üyesi 2 erkek terörist gözaltına alındı. Teröristlerle birlikte yaklaşık 3 kilo ağırlığında, patlatılmaya hazır, boru tipi 2 bomba ile 2 tabanca ele geçirildi. Silahların, özel olarak kesilen 2 kitap içine saklandığı ortaya çıktı. MLKP’li teröristlerin, bomba eğitimini Suriye’de aldığı tespit edildi.

İzmir Buca’da ‘canavar anne baba’ öldürdüğü oğlunu daha önce falakaya yatırmış

İzmir’in Buca ilçesinde, oğlu Ali Dünya’yı (8) su hortumuyla döverek ölümüne neden oldukları öne sürülen Suriyeli inşaat işçisi Muhammed Dünya (34) ve çocuğun üvey annesi Fatima Şukri (32) hakkında, ‘canavarca hisle çocuğu öldürmek’ suçlamasıyla açılan davaya devam edildi. Sanık Fatima Şukri, eşinin olaydan 15 gün önce küçük çocuğu falakaya yatırıp hortumla dövdüğünü öne sürdü. Olay günü akşam çocuğun ağzından kan gelmiş…

Olay, geçen 6 Temmuz’da Göksu Mahallesi 684/16 Sokak’taki bir evde meydana geldi. İddiaya göre, Suriye uyruklu Ali Dünya, inşaat işçisi babası Muhammed Dünya ve üvey annesi Fatima Şukri tarafından su hortumuyla dövüldü. 7 Temmuz sabahı Ali’yi uyandıramayan üvey anne ve baba, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine gelen sağlık ekipleri, yaptıkları kontrolde, çocuğun öldüğünü belirledi. Olayın ardından gözaltına alınan küçük Ali’nin babası ve üvey annesi, sevk edildikleri adliyede, mahkemece tutuklandı.

KÜÇÜK ALİ ALDIĞI DARBELERLE YAŞAMINI YİTİRDİ

Olayı soruşturan Cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianamede, çiftin Ali Dünya’yı uzun süredir su hortumu ile dövdüğü, son olarak baba Muhammed Dünya’nın 5 Temmuz gecesi, üvey anne Fatima’nın da 6 Temmuz sabah saatlerinde çocuğa hortumla vurduğu belirtildi. İddianamede, küçük Ali’nin aldığı darbelerle yaşamını yitirdiği vurgulandı. Savcı, anne babasın uzun süredir küçük Ali’yi dövdüklerini ve bu nedenle ölümüne neden olduklarını, çocuktaki yaraların sayısı ve nitelikleri göz önüne alındığında, öldürme kastıyla hareket ettiklerinin anlaşıldığını belirterek, ‘Canavarca hisle çocuğu öldürmek’ suçundan her iki sanık hakkında ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası istedi.

OLAY GÜNÜ İSE AKŞAM AĞZINDAN KAN GELDİ

İzmir 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın bugün görülen duruşmasına tutuklu sanıklar Muhammed Dünya, Fatima Şukri, sanık avukatları ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Pınar Melli katıldı. Duruşmada tanık olarak ifade veren sanıkların oturduğu evin sahibi Gamze Zengin, olay günü çocuğun ağlama sesini duyduğunu belirterek, “Sanıklar benim kiracım olur. Olay günü alt kattan ağlama sesi ve vurma sesi duydum” dedi. Sanıklardan Fatima Şukri, olaydan 15 gün önce eşinin Ali Dünya’yı dilenirken gördüğü için dövdüğünü iddia ederek, “Babası ayağına hortumla vuruyordu. Dövme tarzı falakaydı. Olay günü ise akşam ağzından kan geldi. Gece uyuduk, uyandığımızda yataktan düştüğü için ölmüş” dedi.

Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasında, sanıkların tutukluluk hallerinin devamını ve ‘kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmalarını talep etti. Mahkeme heyeti de sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verdi. Esasa yönelik savunmalarını hazırlamaları için ek süre vererek, duruşmayı erteledi.

Berk Uğurlu ”En İyi Genç Oyuncu” Ödülü İçin Favori

FIBA Şampiyonlar Ligi‘ndeki temsilcimiz Pınar Karşıyaka‘da 1996 doğumlu oyun kurucu Berk Uğurlu bu sezon en iyi genç oyuncu ödülü için favoriler arasında zirvede yer alıyor.

Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nde beklentilerin altında kalan Karşıyaka, Şampiyonlar Ligi’nde ise çeyrek finale çıkmış durumda. Avrupa’da iyi bir performans ortaya koyan Karşıyaka’da, özellikle Berk Uğurlu formunu her geçen maç daha da yukarı çekiyor.

17 Maçın 8’inde Çift Haneleri Gördü

Şampiyonlar Ligi’nde sezon başından bu yana toplamda 17 maçta forma giyen Berk, maç başına 27.5 dakika süre alırken, 8.4 sayı-2.9 asist-1.8 ribaunt-1.2 top çalma ortalaması yakaladı. Berk bu maçların 8’inde çift haneleri gördü. Gruplara kalma maçında Alba’ya 10, gruplarda Hapoel’e 10 ve 11, Murcia’ya 10, Enisey’e 13, Monaco’ya 11, son 16 turunda Paok’la oynanan 2 maçta ise 10 ve 12 sayı attı.

Son 16 Turunun Yıldızı Oldu

Son 16 turunda oynanan Paok maçlarında ise Berk’in yıldızı iyiden iyiye yükselmeye başladı. Yunanistan’da oynanan ilk maçın son dakikalarında büyük sorumluluk alan genç oyuncu, takımın gösterdiği kötü performansa isyan edercesine, Karşıyaka’nın tura tutunmasını sağladı. Berk maçı 10 sayı-1 asist-1 ribaunt-2 top çalmayla tamamladı. Rövanş maçında ise ilk dakikalarda fırtına gibi esen Berk, bu turu bırakmayacaklarının mesajını verdi ve rakibinin hevesini kursağında bıraktı. Rövanşta attığı 12 sayının yanına 8 asist-3 ribaunt ve 2 top çalma ekleyen Berk, çeyrek final biletinin de mimarları arasına adını yazdırdı.

Rakiplerini Saf Dışı Bıraktı

En iyi genç oyuncu yarışında Berk’in rakipleri arasında Paok’tan 2 oyuncu da öne çıkartılıyordu. Oyun kurucu pozisyonunda oynayan Antonis Koniaris hem Karşıyaka serisinde, hem sezon genelinde 4.6 sayı-3.8 asist-1.6 ribauntla sönük kalırken, Vassilis Charalampopoulos ise 7.5 sayı-2.5 ribaunt-1.1 asist ortalaması yakaladı ve serinin genelinde etkili olamadı. Tamir Blatt, Ludvig Hakanson, Roko Badzim, Tolga Geçim ve Edin Atic gibi sezon başında öne çıkarılan isimler de Berk’in gerisinde kaldı. Orlandina Basket forması giyen Arnoldas Kulboka 10.3 sayılık skorer oyunuyla öne çıksa da, takımının performansı grup aşamasına felaket derecedeydi.

Basketbol Süper Ligi’nde de Çıkışı Devam Ediyor

Tahincioğlu Basketbol Süper Ligi’nde de kariyer sezonunu yaşayan Berk, geride bıraktığımız dönemde 20 maça çıkarken, 8.0 sayı-3.0 asist-2.0 asist ortalama yakaladı. 20 maçın 8’inde çift haneleri gören genç oyuncu, Yeşilgiresun karşısında 15 sayı-4 asist-4 ribauntla sezonun en iyi maçını oynamıştı. Berk bu sezon jenerasyonu içinde en iyi çıkış yapan genç oyuncu olurken, kalan 9 maçlık bölümde göstereceği performansla BSL’de de en iyi genç oyuncu olarak lanse edilmesi sürpriz olmayacak.

Kemal Erdem
Kaynak : basketball.com.tr

Sığacık-Samos seferleri başlıyor

İlkbaharın gelmesiyle birlikte Seferihisar Sığacık’tan Yunanistan’ın Samos Adası’na düzenlenen feribot seferleri yeniden başlıyor. Her yaz olduğu gibi Sığacık’tan keyifli, uygun fiyatlı bir Yunan Adası turu sizleri bekliyor.

20 NİSAN TANITIM SEFERİ

Seferihisar Belediyesi, TURSEM Turizm-Samos Star, Teos Marina ve Samos’lu işadamları işbirliğiyle sürdürülen, Seferihisar Sığacık Teos Marina ve Samos Karlovassi Limanları arasında düzenlenen feribot seferlerinde 2018 sezonu 20 Nisan Cuma gününden itibaren başlayacak. Geçtiğimiz yaz sezonunda 17 bin kişinin kullandığı seferlerde, Yunanistan’ın en güzel adalarından biri olan Samos, muhteşem doğası ve zengin mutfağıyla yine Türk komşularını bekliyor olacak. 20-29 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek tanıtım turlarında günübirlik feribot bileti, yanında ada turuyla beraber 25 Euro’dan satılıyor. Feribot bileti, bir gece konaklama ve ada turu fiyatı ise sadece 49 Euro.

Seferler, haftanın dört günü Çarşamba, Cuma, Cumartesi ve Pazar günleri olacak. Feribot Sığacık’tan sabah 08.00’de, Karlovassi Limanı’ndan Saat 17.00’de hareket edecek. Ege Denizi’ndeki keyifli yolculuk 400 kişilik lüks feribotla 1 saat 55 dakika sürecek.

YEŞİL PASAPORT VİZESİZ

Yeşil pasaporta vize gerektirmeyen turlarda, normal pasaport için Schangen Vizesi allınması gerekiyor. Kapıda vize uygulamasının iki hükümet ve Avrupa Birliği arasında yapılacak anlaşmayla bu yıl da uygulanması bekliyor. Seferlerle ilgili detaylı bilgiye adresinden http://www.samosstar.com dan ulaşabilirsiniz.

Karşıyaka Spor Kulübü eski Başkanı Altuğ disiplinde

Karşıyaka yönetimi, geçtiğimiz günlerde dönemindeki bazı konularla ilgili savunma istediği eski Başkan Mutlu Altuğ’u kulüp tüzüğünün 42’nci maddesi uyarınca disiplin kuruluna sevketti. Yönetimin kurula sunduğu dosyada kulüpte 1.5 sezon başkanlık yapan Mutlu Altuğ’la ilgili çarpıcı iddialar var. Başkan Turgay Büyükkarcı ve yönetimi, geçen 28 Kasım’da bir içecek firmasıyla yapılan anlaşmadan 760 bin TL artı Katma Değer Vergisi (KDV) olarak toplam 896 bin TL alındığını ortaya çıkardı. Ancak bu rakam, kulüp kayıtlarına KDV dahil 760 bin TL olarak geçti. 896 bin TL, içecek firmasından o dönem Başkan Altuğ’a danışmanlık yapan Murat Şamil Şen’in şirketinin hesabına yatırılıp Şen’in firmasına 78 bin TL organizasyon ve hazırlık hizmet bedeli ödendikten sonra kulübe 685 bin TL olarak geldi.

Yönetim, futbol takımının en önemli oyuncularının tek taraflı fesih hakkı kazandığı, puanlarının silindiği, elektriklerinin kesildiği, antrenman sahasının sulanamadığı, personelin maaş alamadığı dönemde kulüp için ödenen 133 bin TL KDV’nin akıbetinin ne olduğunu, anlaşmanın hazırlık aşamasında olmayan Şen’in firmasına ne sebeble 78 bin TL ödendiğini, Şen’in kulüple danışmanlık anlaşması olup olmadığını Altuğ’a savunma talebinde sordu. Bu konuda Şen’in firmasına yapılan tebligatların ise geri döndüğü öğrenildi. Yine Altuğ döneminde daha önce Futbol Federasyonu çalışanıyken milli futbolcular Hamit ve Halil Altıntop’un primlerini zimmetine geçirdiği iddiasıyla bir dönem hapis yatan Cemile Aylin Arslan’ın aylık 5 bin Euro maaşla 1 yıllığına hukuk işleri danışmanı yapıldığını belirleyen yönetim, kulüp envanterinde bu yönde bir yönetim kurulu kararı ve anlaşma olmadığını tespit etti.

Yönetim göreve geldikten sonra alacak talep eden Arslan’ın akrabası Semiha Aydınay’a KSK hukuk danışmanlık sözleşmesine istinaden 18 Ağustos 2017’de 20 bin TL, 29 Aralık’ta ise 15 bin TL ödendiğini belirleyen Karşıyaka, ortada sözleme olmamasına rağmen 3. bir şahsa neden ödeme yapıldığını, bu rakamların hangi gerekçeyle Altuğ’un cari alacağına kaydettirildiğini sordu. SGK ve vergi taksitlendirmesinin bozulmasıyla kulübün 3 milyon TL zarara uğratıldığını savunan yönetim, neden bu konuda adım atılmadığını sorguladı. Karşıyaka, sezon başında başka bir kulübün sözleşmeli sporcusuyken alınıp lisansı çıkarılamadan ayrılan basketcu Dustin Hogue’la 50 bin Dolar’ı bonservis olmak üzere 2 yıllık 592 bin dolarlık sözleşme yapılmasına Altuğ’dan cevap istedi.

Dönemin kulüp çalışanı Tunç Kökbuğur’un yetkisi olmadan yüklü miktarda sözleşmelere imza attığını iddia eden yönetim, özel bir bankayla yapılan 100 bin TL artı KDV tutarındaki reklam sözleşmesinin sahte antentli kağıt ve sahte evrak çıkış numarasıyla Genç Karşıyakalılar Derneği’ne aktarıldığı, ardından kalan bakiyenin göreve geldiklerinde halen Kökbuğur’un üzerinde bulunduğunu tespit etti. Kökbuğur’un bu paradan SGK kayıtlarına göre 5 bin TL olan maaşını 7 bin 500 TL olarak açıklayıp 6 aylık maaşını tahsil ettiğini belirten yönetim, Altuğ’a konuyla ilgili bilgisi olup olmadığını sordu. Altuğ’dan iddialara gelen cevaplar sonrası dosya disipline teslim edildi. Kurulun önümüzdeki günlerde eski başkanla ilgili kararını açıklaması bekleniyor.

42’NCİ MADDENİN YAPTIRIMLARI AĞIR

Karşıyaka Tüzüğü’nün 42’nci maddesi, disiplin cezası uygulanması gereken tutum ve davranışları kapsıyor. Dernek malvarlığına kasten zarar verici eylem ve fiillerde bulunmak, dernek düzenini bozacak, itibarını zedeleyecek, dernek onur ve saygınlığına zarar verici, yönetim kurulu kararlarına aykırı, derneğe zarar veren söylem ve fiillerde bulunmak gibi konular, 42’nci maddenin kapsamları arasına giriyor. Bu fiilleri işleyenlere, uyarı, kınama ve üyelikten çıkarmaya kadar cezalar veriliyor.

ALTUĞ: “GENEL KURULDA İBRA EDİLDİM”

Karşıyaka yönetiminin savunma isteğine geçen hafta avukatı Ercüment Değer aracılığıyla yanıt veren eski Başkan Mutlu Altuğ, 20 Ocak’taki olağanüstü genel kurulda kendisi ve yönetiminin üyeler tarafından ibra edildiğini hatırlattı. Görev süresince kulüp menfaatleri için çalıştığını belirten Altuğ, içecek firması sözleşmesiyle ilgili Murat Şamil Şen’in şirketinden bakiye kalan 133 bin TL karşılığında fatura düzenlenerek hesap mutabakatı sağlanabileceğini savundu. Cemile Aylin Arslan’ın kulüple 5 Temmuz 2017’de sözleşme yaptığını belirten Altuğ, Arslan’ın talebi üzerine parasının Semira Aydınay hesabına yatırıldığını bildirdi. Kulüp gelirleri daraldığı için gelirlerden yapılan SGK ödemelerinin aksadığını dile getiren Altuğ, Dustin Hogue transferine tek başına karar vermediğini, Tunç Kökbuğur’un ise kulübün yetki belgesiyle işlem yaptığını, kulüp giderleri için harcadığı paraların deftere kayıt edildiğini söyledi.

AKPINAR İSYANI BİTMİYOR

Karşıyaka’da İlçe Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’ın inşaatı yılan hikayesine dönen yeni statla ilgili açıklamasında kulüp ve taraftarla ilgili kullandığı ifadelere tepkiler devam ediyor. Yönetim, Üniversiteli Karşıyakalılar Birliği ve KSK List’in ardından Taraftarlar Derneği ile 1912 Karşıyaka Derneği de açıklama yayınlayıp ifadelere tepki gösterdi. Akpınar’ı istifaya davet eden Karşıyakalıların tepkileri, sosyal paylaşım sitesi Twitter’da Türkiye gündeminde dün 2 numaraya kadar yükseldi. (Ergin KARATAŞ/DHA)

Karşıyaka Belediye Başkanı Akpınar’dan Açıklama Geldi

Karşıyaka Belediye Başkanı Akpınar: “Sözlerim Saptırıldı”
Karşıyaka’da yapımı uzun süredir tartışılan yeni statla ilgili hafta sonu bir organizasyonda yaptığı açıklamasında kulüp ve taraftarla ilgili kullandığı ifadeler tepki çeken Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, cümlelerinin cımbızlanarak kasıtlı olarak bazı art niyetliler…

Karşıyaka’da yapımı uzun süredir tartışılan yeni statla ilgili hafta sonu bir organizasyonda yaptığı açıklamasında kulüp ve taraftarla ilgili kullandığı ifadeler tepki çeken Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, cümlelerinin cımbızlanarak kasıtlı olarak bazı art niyetliler tarafından saptırıldığını söyledi.

Açıklama yayınlayan Akpınar, bu nedenle Karşıyaka taraftarlarının kendisini yanlış anladığını belirterek, sosyal medya üzerinden, taraftarın hassasiyetini kullanarak kendini ve belediye bürokratlarını yıpratmaya çalışan, iftira atan art niyetli siyaset tüccarlarından hukuk önünde hesap soracağını dile getirdi. Akpınar’ın açıklamasında şu ifadeler yer aldı:

“Bir davette yaptığım açıklamalar üzerine, stat ve taraftar üzerinden sürdürülen tartışmaları derin bir üzüntü içinde takip ediyorum. Üzüntümün en büyük nedeni; sözlerimin bütününe bakılmaksızın bazı cümlelerin cımbızlanması, kasıtlı olarak bazı art niyetliler tarafından saptırılması, genelleme yapılması ve bunun sonucunda büyük Karşıyaka taraftarı tarafından yanlış anlaşılmamdır. Karşıyaka Spor Kulübü ve cefakar Karşıyaka taraftarının değeri hiç kimse tarafından tartışılamaz. Yanıltıcı bir tavırla bu değeri küçültmeye çalışanlar, karşılarında öncelikle, taraftarı, kulübü ve bu kentin en büyük sivil toplum kuruluşu olan Karşıyaka Belediyesi’ni bulurlar!

Karşıyaka Spor Kulübü, taraftar ve Karşıyaka Belediyesi, birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Siyasi menfaat peşinde koşanların, kesip biçtikleri sözleri kendi siyasi çıkarları için kullananların ve Karşıyaka sevdalılarını bu tartışmaya alet etmeye çalışanların bu birlikteliği bozmaya gücü yetmeyecektir. Sarf ettiğim sözler, genelleştirilmiş ve özünden saptırılmıştır. Karşıyakalılık kültürü, ülkeye örnek olmuş ve toplumsal duyarlılığı yüksek, toplumun genel kabul görmüş değerlerini en iyi şekilde yaşayan ve yozlaşan kültüre de karşı çıkan anlayıştır. Bu sözleri, Karşıyaka Kültürü ve Karşıyakalılık duruşuna saygısızlık olarak lanse edenler, büyük bir yanılgı içindedir. İyi niyetten uzak açıklamaları doğru bulmuyorum.

Değerli Karşıyakalılar; Yalı’ya yapılması düşünülen stat ile ilgili düşüncelerim başından beri ortadadır. Asıl sorgulanması gerekenler şunlar değil midir?

1- Karşıyaka Spor Kulübü’nü 4 yılda 60 küsur milyon lira borca sürükleyenler kimlerdir? Geriye dönük incelemeler yapıldığı halde, önceki yönetimlerin hatalarının kamuoyuna açıklanmamasını sorgulamak dururken, kısır tartışmalarla hedef saptırmak yanlış değil midir?

2- Karşıyaka Belediyesi, stat arazisi ile ilgili davasını çekmesine ve arazideki hissesini bağışlamasına rağmen, stat inşaatı neden devam etmemiştir? Bu konuyu takipsiz bırakanlar ve gerçekten muhatap alınması gerekenler kimlerdir?

3- Asıl sorgulanması gerekenler, ‘Buraya stat yapmak namus sözüdür’ diyenler ve sözünü tutmayanlar değil midir? Şahsi davaları gerekçe olarak gösterenler, ülke çapında onlarca büyük yatırımı her türlü davaya rağmen bitirirken, Karşıyaka Stadı neden devam etmemektedir?

4- Belediye, kulüp ve taraftarı birbirine düşürmekten keyif alan ve çıkar elde eden kesimler kimlerdir?

5- Benim yanıma geldiğinde ‘Yalı’ya stat olmaz’ dedikten sonra, odadan çıkıp ‘O stat Yalı’ya yapılacak’ diyerek taraftarı ve basını yanıltan yöneticileri konuşmak yerine, böylesi tartışmalarla hedef saptırmak ne kadar doğrudur?

6- Geçmişte yapılan yanlışların kahrını çeken ve üzüntüsünü kalbinde hisseden gerçek Karşıyaka taraftarını böylesi kısır çekişmelerin içine sürüklemek, asıl konuşulması gereken temel sorunların üstünü kapatmak değil midir?

7- Beni tanıyanlar, konuşma ve hitap tarzımı iyi bilir. ‘Ben’ demek ‘Biz’ demektir, ‘Karşıyaka’ demektir. Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu da tüm Karşıyakalılarındır. Benim vurgulamak isteğim, kulübe, yılda 2 milyon TL maliyeti olan ve bu maliyet belediye tarafından, halkın vergileri ile karşılanırken, bu tesis de olmasaydı kulübün ne yapacağına dikkat çekmek, farkındalık yaratmaktı! Bu sözleri sarf ederken kullandığım üslupta bir kusur işlediysem özür dilemeyi ve gönül almayı da bir erdem kabul ederim! O sözlerim karşısında yapılması gereken eleştirmek değil, empati kurmak ve sorgulamak olmalıydı!

Yukarıda sıraladığım gerçekleri herkes geri dururken, her ortamda açık yüreklilikle dile getirdiğim için mi bugün günah keçisi ilan edilmeye çalışılıyorum? Bu yapılanlar, gerçeklerden uzaklaşmak adına, hedef saptırmak değil midir? Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, ay-yıldızla onurlandırdığı ilk ve tek kulüp olan Karşıyaka Spor Kulübü, sadece spor kulübü değil, derin bir birikim ve kültürdür. Amaçsız ve bizi gerçeklerden uzaklaştıran polemiklerle bu kültüre zarar vermeye çalışanlara gerçek Karşıyakalılar ve Büyük Karşıyaka Taraftarı sağduyusu ile ‘dur’ diyecektir.

Sosyal medya üzerinden, taraftarın hassasiyetini kullanarak şahsımı ve belediye bürokratlarını yıpratmaya çalışan, iftira atan art niyetli siyaset tüccarlarından hukuk önünde hesap soracağımın da bilinmesini isterim. Konulara hassasiyet gösteren, Karşıyaka kültürünü gelecek nesillere aktarmak için emek harcayan gerçek Karşıyakalılarla her zaman omuz omuza olmaya devam edeceğim.” – İzmir

Facebook silme akımı çığ gibi büyüyor!

Facebook silme akımı çığ gibi büyüyor! #FacebookuSil etiketi trend oldu…

Facebook hakkında çıkan ve kişisel verileri tehlikeye atan haberlerin ardından birçok kullanıcı Facebook’a olan tepkisinden dolayı #FacebookuSil etkiketiyle Twitter üzerinden paylaşımlar yapıyor…

Geçtiğimiz günlerde uluslararası basında büyük yankı uyandıran haberler Facebook’un başını ağrıtmaya devam ediyor. Facebook’ta 50 milyon kullanıcının kişisel verilerini 2016 ABD başkanlık seçimlerini etkilemek için kullanmakla suçlanan Cambridge Analytica’ya gösterilen tepkinin bir yansıması olarak Twitter’da #FacebookuSil ve #FacebookuBoykotEt etiketleriyle paylaşım hızla büyüyor.

SONU MYSPACE GİBİ Mİ OLACAK?

Geçmişte önemli bir sosyal medya platforumu olarak dikkat çeken MySpace bir anda popülerliğini yitirmiş ve kullanılmaz noktaya kadar gelmişti. Facebook’un sonu da MySpace gibi mi olacak soruları sorulmaya başlandı. Paylaşımlarda “MySpace’ten sonra da hayat devam etti. Facebook olmadan da yaşayabiliriz.” ifadeleri dikkat çekti.

‘FACEBOOK OLMASAYDI KAZANAMAZDIK’

BBC’nin 2017’de yayınladığı Silikon Vadisinin Sırları belgeselinden bir röportajdan kısımların sosyal medyada dolaşıma girmesi, bu çağrıları tetikleyen şeydi.

Bir Twitter kullanıcısı, Trump’ın dijital kampanyasının eski sorumlusu Theresa Wong’un röportaj sırasında zaferlerini Facebook’a borçlu olduğunu ima ettiği 4 ifadeyi paylaştı.

Theresa Wong’un “Facebook olmasaydı, kazanamazdık” ve “Facebook bizim aktif ortağımızdı” gibi ifadelerine yer veren Tweet, hızla yayıldı.

Ünlü müzik grubu Blink-182’den Mark Hoppus’un Twitter’daki “Facebook’u Sil” paylaşımı da, 24 saatte 6 bin beğeni aldı.

FACEBOOK’A TEPKİ TWITTER ÜZERİNDEN GÖSTERİLİYOR

İnsanların Facebook hesaplarını silme arzusunu bir başka sosyal medya platformu olan Twitter’dan dile getirmesi, bazıları tarafından gülünç bir ironi olarak nitelendi.

Reddit internet sitesindeki bir yorumda şu ifadeler yer aldı:

“Facebook’u silelim diye çıkan bu toplu feryat, şimdi Twitter’da – kullanıcıların verilerini toplayan bir başka sosyal medya sitesinde- en çok kullanılan etiketlerden oldu”

Twitter’da bir başka kullanıcı, Facebook’un yakın zamanda satın aldığı Instagram’ı da silmek gerektiğini öne sürdü.

‘SİLSEK DE VERİLERİMİZ GİTTİ’

Facebook’u silmenin uzun vadede çözüm olmayacağını çünkü internette verilerin kullanımını denetleyen önlemlerin zayıf olduğunu söyleyenler de oldu.

Ne Twitter ne de Instagram, Facebook’un karşılaştığı gibi bir veri skandalı yaşadı.

Ancak Privacy International adlı grup , gizlilik endişelerinin Facebook’un çok ötesine taşması gerektiğini çünkü bize ait verilerin “sürekli olarak istismar edildiğini” söylüyor.

e-Devlet’ten bomba bir hizmet daha!

Soy ağacı ve veraset gibi yeni uygulamalarıyla gündeme gelen e-Devlet sisteminde yeni bir uygulamanın eklenmesi için düğmeye basıldı. Planlanan eklentiyle vatandaşlar taşınırken kurumdan kuruma dolaşma zahmetinden kurtulacak.

e-Devlet üzerinde yeni başlatılan çalışmaya göre artık vatandaşlar taşınma sonrası kurumdan kuruma dolaşma zahmetinden kurtulacak. Yapılan çalışmayla taşınan vatandaşların tüm abonelik işlemleri, adres kayıtları ve okul değişiklikleri tek bir ekran üzerinde e-Devlet’ten kolayca yapılabilecek.

e-Devlet’te temel amaçlarının vatandaş, kamu ya da özel sektörden kimsenin birbirinden belge talep etmeyeceği bir sistemin inşa edilmesi olduğunu belirten Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Haberleşme Genel Müdürü Ensar Kılıç, bunun için öncelikli olarak bakanlıklar arasında entegrasyonun sağlanması gerektiğini söyledi. Kılıç, “Bir kurumun bir kişi ile ilgili veriyi doğrulayabilmesi için sistemlerin konuşması gerekiyor. Bu bizim ulusal e-Devlet stratejimizde eylem planlarımızdan bir tanesidir” diye konuştu.

Akşam Gazetesi’nde yer alan habere göre kamudan vatandaşa, kamudan iş dünyasına ve kamudan kamuya hizmetlerin bütün analizlerini yaparak takvime bağladıklarını ve e-Devlette yayımlanacak hizmetleri belirlediklerini söyleyen Kılıç, çalışmaların entegrasyon süreçlerinin devam ettiğini ifade etti. Bundan sonra vatandaşın hayatını kolaylaştıracak bütünleşik hizmetleri devreye alacaklarını kaydeden Kılıç sözlerine şöyle devam etti:

“Eğer bir yerden bir yere taşınacaksanız bunu bütünleşik hizmet olarak ele alacağız. e-Devlet’te tek bir ekran yapacağız. Bazı bilgiler otomatik olarak önünüze gelecek. Sisteme girdiğinizde eski adresiniz çıkacak, siz hangi adrese gitmek istiyorsanız onu girdiğiniz anda çocuğunuzun okulunu da aynı anda o ekran üzerinden taşıyacaksınız. Adres kaydını taşıyabileceğiniz gibi elektrik, su gibi tüm abonelik işlemlerini de buradan yapabileceksiniz. Yani bir yerden bir yere taşınırken nasıl bütün kayıtlarımızı alıp gidiyorsak hepsini tek ekran üzerinden yapacağız. Arka planda sistemler birbiriyle verinin doğruluğunu kontrol ederek bunu yapacak.”

Taşınma sisteminin entegrasyonu için Milli Eğitim Bakanlığı ve abonelik gerektiren elektrik, su, doğalgaz gibi firmaların bilgi işlem ve strateji daire başkanlıkları ile bir araya geleceklerini söyleyen Kılıç, sistemin kısa sürede entegrasyonunu sağlayacaklarını kaydetti. Kılıç, yalnızca 2016’da e-Devlet’te tasarruf miktarının 1 ila 1,9 milyar dolar arasında gerçekleştiğini söyledi.

Şehit Uzman Çavuş, son yolculuğuna uğurlandı

Diyarbakır’ın Hani ilçesinde bölücü terör örgütü PKK mensuplarınca düzenlenen silahlı saldırıda şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Sergen Çakmak, memleketi İzmir’de düzenlenen törenin ardından toprağa verildi. Çakmak’ın ilk görev yeri Diyarbakır’a gittiği zaman kendisini yolcu eden annesi Ümmühan Çakmak’la birlikte çektirdikleri fotoğrafın altına “Olur ya hayallerimiz yarım kalırsa ‘vatan sağ olsun’ deriz” diye yazdığı görüldü.

Cenaze töreni sırasında ise şehit askerin arkadaşları, tabutunun üzerine kurşun bıraktı.

Hani ilçesinde bölücü terör örgütü PKK mensuplarınca düzenlenen silahlı saldırıda Jandarma Uzman Çavuş Sergen Çakmak, şehit oldu. Şehit askerin acı haberinin dün getirildiği memleketi İzmir’de, bugün tören düzenlendi. Çiğli 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığı’na getirilen şehit askerin cenazesi, daha sonra tören için Bostanlı Beşikçioğlu Camisi’ne götürüldü. Şehidin babasını 3 yaşındayken kaybettiği, ağabeyi Ali Çakmak, ablası Elif Çakmak’ı annesi Ümmühan Çakmak’ın tek başına büyütüp okuttuğu öğrenildi. Zor şartlarda çocuklarını büyüten Ümmühan Çakmak, oğlunun acı haberini, komşunun evinde bulunduğu sırada alınca yıkıldı. Şehidin annesi Ümmühan Çakmak, KKTC’de görevli deniz Astsubay ağabeyi Ali Çakmak ve ablası Elif Çakmak, cami avlusunda taziyeleri kabul etti.

Acılı anne burada oğlunun tabutuna kapanıp, “Oğlum bu sana yakışmadı” sözleriyle gözyaşı döktü. Ağabeyi Deniz Astsubay Ali Çakmak’a da, general rütbesindeki askerler sarılarak taziyelerini bildirdi. Ali Çakmak da, şehit kardeşinin tabutu başında gözyaşı döktü. Aileyi, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Vali Erol Ayyıldız, Ege Ordu Komutanı Orgeneral Abdullah Recep ile milletvekilleri ve askeri yetkililer, vatandaşlar yalnız bırakmadı. Şehit askerin silah arkadaşı olduğu bildirilen meslektaşları da tabutunun üzerine kurşun bıraktı. Öğle namazından sonra yapılan törenle şehit asker Sergen Çakmak’ın cenazesi, bir süre silah arkadaşlarının omuzlarında ve top arabasında taşındıktan sonra Kadifekale Şehitliği’nde toprağa verildi.

“OLUR YA HAYALLERİMİZ YARIM KALIRSA ‘VATAN SAĞ OLSUN’ DERİZ”

Sosyal medya hesabındaki paylaşımlarıyla da dikkat çeken Sergen Çakmak’ın, uzman çavuş olmadan önce AKUT bünyesinde İzmir’deki birçok arama ve kurtarma faaliyetlerine katıldığı öğrenildi. Şehit askerin, ilk görev yeri Diyarbakır’a gittiği zaman kendisini yolcu eden annesi Ümmühan Çakmak’la birlikte çektirdikleri fotoğrafın altına “Olur ya hayallerimiz yarım kalırsa ‘vatan sağ olsun’ deriz” diye yazdığı görüldü. Hesabında görev yaptığı bölgeden çok sayıda fotoğraf paylaşan şehit Çakmak, 20 Ocak tarihinde de, “Az kaldı, elbet bir gün, az kaldı. Hissediyorum” ifadelerini paylaştı.(Taylan YILDIRIM – Mehmet CANDAN / DHA)